Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 6 Eylül 1920 tarihinde 60. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Üçüncü Cildin İcmali: kararlaştırılan yasalar.

    3. No.lu Kanun; Ardiye Resminin On Misline İblağına (çıkartılmasına) Dair Kanun.(22.7.920)

    4. No.lu Kanun; Aşarın Teslise Raptı hakkında kanun. (22.7.920)    

    5. No.lu Kanun; Ereğli ve Zonguldak Havzalarından İhraç Olunacak Maden Kömürlerinden Alınacak İhracat Resmi (Gümrük Vergisi) Hakkında Kanun. (14.8.1336)    

    6 No.lu Kanun; Anadolu Hattı Memurlarının Mütedâhil (biriken) Maaşlarının Tasfiyesi Hakkında Kanun. 11.8.1920   

    7. No.lu Kanun; Bağdat Demiryolu Hattının Maaşat (maaşlar) ve Masarifâtı (masraflar, harcamalar) İçin 96 Bin Liranın Sarfı (harcanması) Hakkında Kanun.  11.8.1920. 

    8- No.lu kanun Aşar Mültezimlerinden (aşar vergisini ücret karşılığı toplayanlarda) Edayı Deyin Edenlerin (borçlarını ödeyenlerin) Emlaki Meskûne (oturdukları evlerinin) ve Müteffer Vizalarının (vizelerinin) İadesine (kendilerine geri verilmesine) Dair Kanun.  11.8.1920. 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 60, Celse:1, – Sf. 564 ile 591 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Eylül 1920 tarihinde 60. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Dâhiliye Vekili Nazım Bey İstifa Ediyor: Nazım Bey sağlık durumunu öne sürerek 15.09.1920 tarihli yazısı ile istifa ediyor. Ve Refet Bey Dâhiliye Vekili oluyor. Sf. 591

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 60, Celse:1, – Sf. 564 ile 591 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Eylül 1920 tarihinde 60. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Askerlik Şubelerinin ortadan kaldırılması hakkında kanun teklifi görüşülüyor:

    Hamdi Namık Bey (İzmit); (Bu Kanun teklifini hazırlayan Mebus) “-.. şubelerin suiistimalâtı (askerlik şubelerinin, görevi kötüye kullanma işleri) adeta destan olmuştur ve şubelerin suiistimalâtı neden menedilemiyor (engellenemiyor) onu da izah edeyim (açıklayayım)Firariyi tutar şubeye (askerlik şubesine) teslim edersiniz, firar ederler haberdar olursunuz, şube reisine soramazsınız, o ahzı asker (askere alma, asker tutma) şube reisidir. .. Öyle neferler tanırım ki efendiler, beş defa ahzı asker şubesine teslim edilmiş ve beş defa firar etmiş veya ettirilmiştir. .. diyor ki Müdafai Milliye Encümeni (Milli Savunma Komisyonu), bir şube reisi, üç zabit (subay) ve altı yazıcı vardır. Masarifi on bin kuruştan ibarettir. Bu yanlıştır. .. bir reis, dört yüzbaşı, dört mülâzım (teğmen), sekiz yazıcı ve onaltı emirber neferi vardır, ayda elli bin kuruş tutuyor. Sf587 Ahzı asker şubeleri için ihtiyar edilen (belirlenen) masraf 2 milyon liradır ve bendenizin teklif ettiğim şekli kabul ettiğiniz takdirde 2 milyon kuruşla bunu idare edeceğiz. ” 

    (Nüfus dairelerine bir iki kişi ilavesiyle bu iş oraya devrolsun diyor. Reddediliyor.) Sf.588

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 60, Celse:1, – Sf. 564 ile 591 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 5 Eylül 1920 tarihinde 59. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Kastamonu Mebusu Dr. Suat Bey’in Askeri Ve Sivil Sağlık Kuruluşlarının Birleştirilmesi Hakkındaki Kanun Teklifi, görüşüldü reddedildi:

    Dr. Suat Bey (Kastamonu); “…  farz edelim 100 bin askerimiz var .. bin tane askeri doktorumuz var ona mukabil (karşın) meselâ bin tane mülki (sivil) doktorumuz var. Şu halde bir kısım evladı vatan (vatan evlâdı) için yüzde bir doktor isabet ettiği halde diğer bir kısmında 15.000 nüfusa ancak bir doktor isabet ediyor. .. en canlı en ziyade (fazla) hizmet edebilen müesseselerimiz (kurumlarımız) askeri idare altındadır. .. Hepimiz biliyoruz ki memleketimizin bünyesini kemiren frengidir… bundan seksen – yüz sene evvelisine gelinceye kadar frengi memleketimizde bilinmemiş bir hastalık iken bugün… hududu millimiz dâhilinde bu hastalığın dehşeti altında kalmayan hiçbir memleket yoktur. Alman Doktoru Gilder Paşa 1315 (1899) yılında Almanya’ya bir rapor yazmış; ‘şark meselesi için çok uğraşmayın, kendi kendine hallolacak çünkü Türkiye şarktaki vaziyetini muhafaza edemeyecek muhakkak hastalıktan inkıraz bulup (çöküp) gidecektir.”   Sf.559,560

    (Dr. Suat Beyin kanun teklifi reddolundu.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 59, Celse:1, – Sf. 528 ile 564 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Eylül 1920 tarihinde 75. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili: Hasan Fehmi Beyefendi.

    (İtalya’da meydana gelen deprem ile ilgili bir taziye telgrafı gönderiyor. Tamamı sosyalist olan meclislerine telgraf çekeceğiz diyorlar.) Sf. 435 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 4 (7.09.1920 / 6.10.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 75, Celse: 1, – Sf. 435) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Eylül 1920 tarihinde 61. İçtima 2. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    1921 Yılı Milli Muvazene kanunu yani bütçe görüşülüyor:

    Tahsisatın yeriTutarı (Yıl/Lira)
    Zatı Hz. Padişah Ve Hanedanı Saltanatı ve BMM500.000
    Duyunu Umumiye ve Maaşatı Zatiye (Borçlar ve maaşlar)3.376.098


    Umuru Maliye Vekâleti (Mali İşler Bakanlığı)2.495.829


    Divanı Muhasebat Rüsumat (Gümrükler) Müdüriyeti Umumiyesi300.000
    Defteri Hakanî Müdüriyeti Umumiyesi  (Gelirler Gnl. Müd)188.070
    Dairei Riyaset9.357
    Şurayı Devlet Umuru Dâhiliye Vekâleti138.255
    Emniyeti Umumiye Müdürlüğü872.659
    Umum Jandarma Kumandanlığı2.972.840
    Aşair ve Muhacim Müdürlüğü610.975
    PTT Müdüriyeti757.581
    Müdafai Milliye Vekâleti.10.775.303
    Umuru Şeriye Vekâleti355.264
    Umuru Adliye Vekâleti1.329.905
    Umuru Hâriciye Vekâleti64.735
    Umuru Nafıa Vekâleti281.295
    Umuru Maarif Vekâleti250.000
    Umuru İktisat Vekâleti433.635
    Sıhhiye Ve Muavenatı İçtimaiye Vekâleti299.131
    YEKÛN27.195.935.55

     Memur ücret tablosu: Lira/Ay


    Müsteşar ve Müdürü Umumiler
    6.000
    Birinci Sınıf Müdürler4.000
    İkinci Sınıf Müdürler3.000
    Birinci sınıf Mümeyyizler2.000
    İkinci Sınıf Mümeyyizler1.500
    Birinci sınıf Ketebe1.200

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 4 (7.09.1920 / 6.10.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 61, Celse:2, – Sf. 23 ile 28 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Eylül 1920 tarihinde 58. İçtima 4. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Meclis İç Tüzüğü Görüşmeleri: Nisabı Ekseriyet Yani Karar Yeter Sayısı Kanunu Görüşmeleri ve hem asker hem de mebus olanların durumu görüşülüyor, sonuç alınamıyor:

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 58, Celse:4, – Sf. 528) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Nisabı Ekseriyet Kanunu, yani Meclisin karar alabilmesi için yeterli sayı veya oran konusunu düzenleyen kanun görüşülüyor. İnsanları rastgele mebus yapıyorlar şimdi de bu kanunsuzluğu ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Toplam 64 seçim bölgesi var. Ve her livadan 5 mebus toplam 160 ile 165 mebus olması gerekirken 365 kişiyi mebusluğa kabul etmişler. Şimdi buna kılıf hazırlamaya çalışıyorlar. Bu arada mebus sayısını azaltmayı da düşünüyorlar.  Bu kanunun 4. maddesi ise memurluk ile mebusluğu ayırıyor, ama Paşalara güçleri yetmiyor. Mehmet Şükrü Bey bile Ordu ve Kolordu Kumandanlarının bu 4. Madde kapsamından ayrı tutulmasına taraftar. Militarizmi ortadan kaldırma fırsatını kaçırıyorlar. Sf.528

  • 4 Eylül 1920 tarihinde 58. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Sosyalist Nazım Bey’in Meclis tarafından Dahiliye Vekili (İçişleri Bakanı) seçilmesi ve istifa etmesi:

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 58, Celse:1, – Sf. 518 ile 528 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1995): Nazım Bey meclis tarafından Dâhiliye Vekili seçiliyor. Tokat Mebusu Sosyalist Nazım Bey 187 oyun 98 ini almış, Refet Bey 65 oy almış, Mustafa Kemal Paşa, Sosyalist Yeşil Ordunun kumandanı olan Ethem Bey’den de destek alarak Nazım Bey’i istifaya zorluyor ve o da istifa ediyor. Sf.516,518

  • (23 Ağustos 1920 tarihinde 56. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili: Vehbi Efendi

    55 içtimada BMM’nin Toplanması ve Mahiyetine Dair Mevadı Kanunu’nun kabul edilmiş olan tüm maddeleri ve tamamı reddediliyor. 

    (Kırşehir’de Bekir isminde bir adam Vali ile arayı düzeltip, kendisini Mebus seçtiriyor. Seçilmiş olan Sadık Bey’i de istifa etmiş gösteriyor.) Sf.435, 437

    Anadolu Şimendiferi Hakkında Kanun Teklifi Görüşüldü: Sf. 444

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 55 ve 56, Celse:1, – Sf. 435 ile 444 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 19 Ağustos 1920 tarihinde 53. İçtima 1. Celse, Reis: Mustafa Kemal Paşa;

    Mustafa Kemal Paşa Genel Durum Hakkında Konuşuyor:

    Mustafa Kemal Paşa; (Demirci ve Ayıntap hakkında beyanatı var. Demirci’deki Çerkez Ethem Bey’in başarısını kabul ediyor. Yunan’ın Demircinin 5 km güneyine atıldığını söylüyor.) Sf.367

    “- … 3 Ağustostan evvel Fransızlar, Fırat’ın şarkında bulunan tekmil (bütün) kuvvetlerini Fırat’ın garbına (batısına) geçirmek sureti ile o havaliyi tamamıyla tahliye etmiş (boşaltmış) bulunuyordu. Sf.368 .. 26 Temmuzda Simavlılar yahut Simavlılar meyanında (yanında) bulunan bazı muzır (zararlı) ve muhalif eşhas (şahıslar) doğrudan doğruya Yunanlılar ile teşriki mesai (işbirliği) ettiler. (kahrolsun sadaları)” Sf.366

    2. Celse; Reis: Mustafa Kemal Paşa.

    BMM’nin Toplanması ve Mahiyetine Dair Mevadı Kanununun (kanun maddelerinin) 4. Maddesi görüşülüyor çok tartışma var; Sf.372

    3. Celse. Reis: Mustafa Kemal Paşa 

    4. Madde görüşülmeye devam edildi.

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 54, Celse:1, 2, 3, – Sf. 338 ile 372 arası) kitabından birebir alınmıştır.

        

  • 5 Eylül 1920 tarihinde 59. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    Nisabı Ekseriyet Kanunu Görüşmelerine Devam; Nisabı Ekseriyet Kanunu, yani Meclis’in çalışmasını düzenleyen kanun. Mehmet Şükrü Bey ve arkadaşları hazırlıyorlar;  

    Madde1- BMM Hilafet ve Saltanatın, vatan ve milletin istihlas (kurtuluş) ve istiklâlinden (bağımsızlığından) ibaret olan gayesinin (amacının) husulüne (elde edilmesine) kadar şeraiti atiye (önümüzdeki şartlar) dairesinde müstemirren (sürekli olarak) inikat eder (çalışmasına devam eder).

    Madde 2- Her livanın (Vilâyetin küçüğü, sancak) BMM’sinde mevcut miktarı azası (var olan mebusların sayısı), intihap (seçim) kanununun tayin eylediği miktardan aşağıya tenezzül (düşmedikçe, inmedikçe) etmedikçe vuku bulacak (ortaya çıkacak)  münhalâta (boşluğa) yeni aza (üye, mebus) intihap edilemez (seçilemez).

    Madde 3- BMM azasından (mebuslardan, milletvekillerinden) senede iki ay bilamâzeret (mazeretsiz, özürsüz) ve bilafâsıla (kesintisiz, fasılasız) Meclise devam etmeyenler, Heyeti Umumiye (Genel Kurul) kararıyla müstafi (istifa etmiş) addolunurlar (sayılırlar, kabul edilirler). 

    Madde-4 BMM azalığıyla memuriyet bir zat uhdesinde (üzerinde) içtima edemez (toplanamaz), ancak Heyeti Vekile azalığı (Bakanlık) ve BMM’nin inzimam (katılma, onaylama) reyi (oyu) ile sefirlik (Büyükelçilik), Ordu ve Kolordu Kumandanlığı, memuriyetlerinin Meclis azalığıyla (mebuslukla) cemi (toplanması) caizdir (uygundur.)

    Madde 5- Her daireyi intihabiyeden (seçim bölgesinden) beş aza (üye) intihabı (seçilmesi) itibariyle (dolayısı ile) heyeti mecmuasının (yani mebusların toplam sayısının) heyetin toplamının (mecliste bulunan kişilerin toplamını), nısfından fazlası (yarısından fazlası) nisabı müzakeredir (1) (oturumlar için yeter sayıdır) .

    Madde 6- BMM azasına (Mebuslara) dört ay için bin iki yüz elli lira tahsisat (maaş, ayrılmış para) ve dört ayın hitamında (sonunda) devrei içtimaiye nihayetine kadar (Meclisin oturumlarının sonuna kadar) Meclise devam edenlere şehri (aylık) yüzer lira tazminat verilir (ödeme yapılır).  

    Madde 7- BMM azasına (Mebuslara) sadece bir defaya mahsus olmak üzere dört bin kuruş üzerinden azimet (gidiş) ve avdet (dönüş) harcırahı (yolluğu) ita olunur (verilir).   

    Madde 8- İstanbul Meclisi Mebusanı’ndan BMM’ye iltihak eden (katılan) azaya  (Üyeye, Mebuslara) tarihi iltihaklarından itibaren (katılma tarihinden başlayarak) şehri (aylık) yüzer lira tazminat verilir. Sf.556  

    (Ali Şükrü Valilerin de aynı zamanda Mebus olmalarını istiyor, reddediliyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 59, Celse:1, – Sf. 528 ile 564 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Müzakereler için yeterli çoğunluk sayısıdır. Seçmen bölgesi * 5 yani 65*5=320’nin yarısından bir fazlası: 161’dir.  

  • 4 Eylül 1920 tarihinde 58. İçtima 1, 2 ve 3. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

    İlk üç celsede Dâhiliye Vekili seçimi yapılıyor. Tokat Mebusu Komünist Nazım Bey seçiliyor 

    4. Celse

    Meclis Yoklaması yapılıyor.

    1- İSTANBUL: Dr. Adnan Bey, Muhtar Bey, Ahmet Ferit Bey, Numan efendi (Malta’da),  

    2-ÜSKÜDAR; Ahmet Mazhar Bey, Hüseyin Hüsnü Efendi, Neşet Bey, Fevzi Bey, Salahattin Bey.  

    3- AMASYA; Hamdi Bey, Dr. Asım Bey, Ali Bey, Ali rıza Bey, Mahmut Ragıp Bey, Ömer Lütfi Bey, Bekir Sami Bey. 

    4- AYDIN: Ahmet Bey, Sadık Bey, Tahsin Bey, Dr. Mazhar Bey, Cami Bey, Emin Efendi.  

    5- EDİRNE; Cafer Tayyar Bey, İsmet Bey (İnönü), Kâzım Karabekir Paşa, Şeref Bey (Malta’da), Faik Bey (Malta’da). 

    6- İZMİT; Halil İbrahim Bey, Hamdi Namık Bey, Hafız Abdullah Efendi, Fuat Bey, Tahir Bey, Sırrı Bey.

    7- ERZİNCAN; Emin Bey, Tevfik Bey, Seyit Hüseyin Bey, Osman Fevzi Efendi, Şeyh Hacı Fevzi Efendi.  

    8- ERZURUM; Asım Bey, Mehmet Salih Efendi, Mustafa Durak Bey, İsmail Bey, Celalettin Arif Bey, Zihni Bey, Necati Bey, Hüseyin Avni Bey. 

    9- ERTUĞRUL; Ahmet Bey, Halil Bey, Mustafa Kemal Bey, Necip Bey, Hamdi Bey. 

    10ERGANİ; hakkı Bey, Mahmut Bey, Nüzhet Bey, Mehmet emin Bey, Sırrı Bey.  

    11- İZMİR; Hacı Süleyman Efendi, Dr. Mustafa Bey, Enver Bey, Mahmut Bey, Yunus Nadi Bey, Refet Bey, Tahsin Bey (Malta’da) .  

    12- İSPARTA; Hafız İbrahim Efendi, İsmail Remzi Bey, Hüseyin Hüsnü Efendi, Hacı Tahir Bey, Mehmet Nadir Bey, Cemal Paşa (Malta’da). 

    13- ESKİŞEHİR: Emin Bey, Eyüp Sabri Bey, Halil İbrahim Efendi, Hüsrev Sami Bey, Mehmet Bey, Abdullah Azmi Bey.  

    14- ADANA; İbrahim Bey, Dr. Eşref Bey, Abdullah Efendi, Mehmet Zamir Bey, Zekai Bey. 

    15- ELAZİZ; Tahsin Bey, Hüseyin Bey, Rasim Bey, Naci Bey, Hacı Fevzi Bey, Muhittin Bey, Mustafa Bey. 

    16- ANTALYA; Hasan Tahsin Bey, Halil İbrahim Bey, Rasih Efendi, Ali Vefa Bey, Mustafa Bey, Hamdullah Suphi Bey. 

    17- ANKARA; Ali Fuat Paşa, Şakir Bey, Şemsettin Efendi, Hacı Mustafa Efendi, Mustafa Kemal Paşa, Hacı Atıf Efendi, Rüstem Bey, Hilmi Bey, Ömer Mümtaz Bey.  

    17- URFA; Hacı Esat Efendi, Bozan Bey, Hacı Hayali Efendi, Saip Bey, Hacı Mustafa Kamil Efendi. 

    18- İÇEL;  Sami Bey, Şevki Bey, Hacı Ali Efendi, Ali Haydar Bey, Naim Efendi, Ali Efendi. 

    19- BATUM; Edip Efendi, Ahmet Efendi, Akif Efendi, Ahmet Fevzi Efendi.  

    20- BAYAZIT; Dr. Refik Bey, Süleyman Sudi Bey, Şevket Bey, Atıf Bey, Hacı Mehmet Efendi. 

    21- BİTLİS; Hüsnü Bey, Derviş Bey, Ziya Bey, Arif Bey, Vehbi Bey, Sadullah Bey, Resul Bey.  

    22- BURSA; Operatör Emin Bey, Şeyh Servet Efendi, Muhittin Baha Bey, Mustafa Fehmi Efendi, Necati Bey, Hasan Fehmi Bey, Osman Nuri Bey. 

    23- BURDUR; Şevket Bey, Veli Bey, İsmail Suphi Bey, Mehmet Akif Bey, Ali Ulvi Bey.  

    24- BOLU; Şükrü Efendi, Abdullah Efendi, Dr. Fuat Bey, Nuri Bey, Yusuf İzzet Paşa, Cevat Bey, Tunalı Hilmi Bey. 

    25- BİGA; Hamit Bey, Mehmet Efendi, Hafız Hamdi Efendi. (sf:503)

    26- TOKAT; Hamdi Bey, Rıfat Bey, İzzet Bey, Mustafa Vasfi Bey, Nazım Bey. 

    27- CANİK; Şükrü Bey, Nafiz Bey, Süleyman Bey, Hasan Fehmi Bey, Hamdi Bey, Emin Bey. 

    28- CEBELİBEREKET (OSMANİYE); Rasim Bey, İhsan Bey.  

    29- ÇORUM; Sadık Bey, Dursun Bey, Ferit Bey, Haşim Bey, Fuat Bey, İsmet Bey. 

    30- DERSİM; Diyab Ağa, Mustafa Ağa, Tevfik Efendi, Mustafa Bey, Hasan Hayri Bey, Ramiz Bey. 

    31- DENİZLİ; Hasan Efendi, Mazlum Baba Efendi, Mustafa Bey, Necip Bey, Yusuf Bey, Hakkı Behiç Bey.  

    32- DİYARBEKİR; Hacı Şükrü Bey, Hamdi Efendi, Kadri Bey, Kadri Bey (Birisi Ahmet Kadri Bey), Mustafa Bey, Feyzi Bey, Zülfi Bey (Malta’da). 

    33- SİİRT; Mustafa Efendi, Necmettin Bey, Hacı Nuri Bey, Kadri Bey, Salih efendi, Halil Hulki Efendi. 

    34- SİNOP; Hakkı Hami Bey, Rıza Vâmık Bey, Şerif Bey, Şevket Bey, Abdullah Bey, Rıza Nur Bey.  

    35- SİVAS; Emin Paşa, Hayri Bey, Rasim Bey, Ziya Bey, Mustafa Taki Efendi, Rauf Bey ve Vasfi Beyler (Malta’da). 

    36- SİVEREK; İhsan Bey, Mehmet Rauf Bey, Mustafa Lütfi Efendi, Mehmet Sırrı Efendi, Abdülgani Bey.  

    37- SARUHAN; Ömer Lütfi Bey, Refik Şevket Bey, Necati Bey, Avni Bey, Reşat Bey, İbrahim Süreyya Bey, Celal Bey, Reşit Bey. 

    38- TRABZON; Hamit Bey, Recai Bey, Faik Bey, Hayri Bey, İhsan Bey, Hüsrev Bey, Ali Şükrü Bey. 

    39- KARAHİSARISAHİP (AFYONKARAHİSAR); Hulusi Bey, Şükrü Efendi, Mehmet Şükrü Bey, Nebil Efendi, Halil Hilmi Efendi, Ömer Lütfi Bey, Mustafa Hulusi efendi, Ali Bey (Malta’da)  

    40- KARAHİSARIŞARKİ (GİRESUN); Mehmet Vasfi Bey, Mesut Bey, Mustafa Bey, Memduh Bey, Ali Sururi Efendi. 

    41- KARESİ (BALIKESİR); Kâzım Bey, Mehmet Vehbi Bey, Abdülgafur Efendi, Hasan Basri Bey, İbrahim Efendi, Hacim Muhittin Bey. 

    42- KASTAMONU; Hulusi Bey, Rüştü Bey, Sabri Bey, Abdülkadir Kemali Bey, Murat Bey, Dr. Suat Bey, Besim Bey, Yusuf Kemal Bey. 

    43- KOZAN; Fevzi Paşa, Dr. Mustafa Bey, Reşit Bey, Hüseyin Efendi, Dr. Fikret Bey.  

    44- KONYA; Abdülhalim Çelebi Efendi, Hulusi Bey, Rıfat Efendi, Refik Bey, Arif Bey, Ömer Vehbi Efendi, Musa Kâzım Efendi, Kâzım Hüsnü Bey, Bekir Bey,  

    45- KIRŞEHİR; Cemalettin Çelebi Efendi, Cevdet Bey, Bekir efendi, Müfit Efendi, Rıza Bey.  

    46- KAYSERİ; Sabit Efendi, Remzi Efendi, Atıf Efendi, Alim Efendi, Osman Efendi, Ahmet Hilmi Bey, Rıfat Bey.  

    47- AYİNTAP; Kılınç Ali Bey, Ragıp Bey, Hafız Şahin Efendi, Yasin Bey, Abdurrahman Bey. 

    48- GÜMÜŞHANE; Hasan Bey, Rıza Bey, Mehmet Bey, Hacı Mustafa Efendi, Ruşen Bey.  

    49- GENÇ; Ali Vasfi Bey, Fikri Faik Bey, Hamdi Efendi, Ali Haydar Bey, Fikri Efendi, Celal Bey.  

    50- KANGIRI (ÇANKIRI); Sait Bey, Tahir Efendi, Ziya Bey, Neşet bey, Tevfik Bey, Behçet bey.  

    51- GELİBOLU; Celal Nuri Bey (Malta’da). (Sf: 510)

    52- KÜTAHYA; Besim Atalay Bey, Cemil Bey, Cevdet Bey, Haydar Bey, Şeyh Seyfi Efendi, Ragıp Bey.   

    53- LAZİSTAN; İbrahim Şevki Efendi, Esat Bey, Ziya Hurşit Bey, Dr. Abidin Bey, Necati Bey, Osman Bey.  

    54- MARDİN; İbrahim Bey, Esat Efendi, Hasan Tahsin Bey, Derviş Efendi, Necip Efendi, Mitat Bey. 

    55- MERSİN; İsmail Safa Bey, Muhtar Bey, Salahattin Bey, Miralay Fahrettin Bey, Hasan Hüsnü Bey.  

    56- MARAŞ; Paşa Yakup Hamdi Bey, Refet Efendi, Rüştü Bey, Aslan Bey, Hasip Efendi, Tahsin Bey.  

    57- MALATYA; Hacı Bedir Ağa, Karip Ağa, Reşit Ağa, Sıtkı Bey, Lütfü Bey, Feyzi Bey,   

    58- MENTEŞE; Rıfat Efendi, Sadettin Bey, Etem Fehmi Efendi, Tevfik Rüştü Bey, Hamza Hayati Bey.  

    59- MUŞ; Hacı Ahmet Efendi, Rıza Bey, Abdügani Bey, Kasım Bey, Mehmet Sait Bey, Osman Kadri Bey. 

    60- NİĞDE; Hakkı Paşa, Abidin Efendi, Mustafa Efendi, Mustafa Hilmi Bey, Vehbi Efendi, Ata Bey.  

    61- VAN; Emin Bey, Tevfik Bey, Hoca Kamil Efendi, Hasan Bey, Şeyh Masum Efendi, Hakkı Bey, Haydar Bey.  

    62- YOZGAT; Ahmet Efendi, Rıza Efendi, Süleyman Sırrı Bey, Mehmet Hulusi Bey, Feyyaz Ali Bey, İsmail Fazıl Paşa, Bahri Bey.   

    63- OLTU; Rüstem Bey, Yasin Bey.  

    64- HAKKARİ; İbrahim Efendi, Tufan Efendi, Mazhar Müfit Kansu Bey..

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 58, Celse:1, 2, 3, 4 – Sf. 518 ile 528 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 19 Ağustos 1920 tarihinde 53. İçtima 1. Celse, Reis Mustafa Kemal Paşa.

    Neriman Nerimanof Mustafa Kemal Paşa’ya Azerbaycan komünistlerinin iyi dilekleri yazılı bir mektup göndermiş. Sf.333 

    BMM’nin Toplanması ve Mahiyetine Dair Mevadı Kanunu’nun 3. Maddesi kabul edildi.  

    2. Celse. Reis: Mustafa Kemal Paşa 

    BMM’nin Toplanması ve Mahiyetine Dair Mevadı Kanunu: Madde 4 Meclis tatile girdiği zaman her seçim bölgesinden iki kişi kalıp diğerleri gider şeklinde. Ali Şükrü buna karşı çıkıyor ve ödenek sıkıntısı da var. Sf.338       

    3.Celse; Reis: Mustafa Kemal Paşa. 

    4. maddenin görüşmeleri tamamlanıyor. Oylamaya konulacak.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 53, Celse:1, 2, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Eylül 1920 tarihinde 57. İçtima 2. Celse, Reisi Sani Vekili: Vehbi Efendi

    Önce İşgal Altındaki Bölgelerdeki Halkın Vergi Borçları İle İlgili Kanun Teklifi Görüşüldü, Sonra Bedeli Nakdi, yani kan parası da dedikleri paralı askerlik görüşüldü:

    Madde 1. Seferberlik süresince .. Müslim ve gayrimüslim efrattan (fertlerden) yalnız altı ay için bedeli nakdi alınacaktır.

    Madde 2(Altı aylık taksitler halinde alınacak. Fiilen asker olanlar için ilk altı ay 200 lira, ihtiyatlar (yedekler) için 15 ve müstahfazlar (korunmuşlar, muaf olanlar) için 100 lira ve tüfenk ve fişek isteniyor.) Sf.478   

    Operatör Emin Bey (Bursa); “-Efendim bendeniz bu Bedeli Nakdi Kanununun Meclis’e geldiğine hayret ediyorum… Geçen Harbi Umumide (Birinci Dünya Savaşında) gördük, Bedeli Nakdi ancak zengin evlatlarına, tüccar ve esnaf evlatlarına münhasır kaldı. ..Fukara harbe girdi. Zenginlerde yalnız para kazandı... Harbi Umumide hatırımda kaldığına göre Bedeli Nakdi yedi milyon lira bir şey tutmuş” Sf.485 

    Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-…Kuvvetli bir hükümet makinesi kurmak ve o makine ile memleketi sevk ve idare etmek lâzımdır.” Sf.482          

    Refik Şevket Bey (Saruhan); “-..Hukuk ve haysiyetimizi (onurumuzu) muhafaza için münhasıran (sadece) can lâzım olduğunu anladığımız bir zamanda, canı paraya tahvil edecek (dönüştürecek) bir kanun müzakeresi kadar, bizim haysiyeti milliyemizi (milli onurumuzu) kıracak bir şey asla varidi hatır değildir (hatırlamıyorum). .. Gayrimüslimler .. bu bedeli nakdinin onlara azami olarak (büyük bir şekilde) tahmil olunmasını (yükletilmesini) arzu ederiz.”… 

    Abdülkadir Kemali Bey (Kastamonu); (Zenginler yine işini uyduracak, rüşvet verecek, bu sefer de bedeli nakdi vermeyecektir diyor. Gene de hiç değilse bunların parasını alalım diyor.) Sf.483

    Ali Şükrü Bey (Trabzon); (Duygusal davranmayalım, zengin çocuklarını zaten askere, cepheye getiremeyeceğiz hiç değilse geri hizmete para aktaralım diyor. Ama parayı sabit bir rakam olarak belirlemeyelim, çok zenginlerden çok alalım diyor. Olumlu karşılanıyor.) Sf.485

    Hakkı Hami Bey (Sinop); (Hukukçu)  “-.. mademki bugün Müslim ve gayrimüslim bir memlekette yaşıyoruz, bu memleketin menafii (menfaati) ile hepimiz müştereğiz (ortağız, birlikteyiz), elbette onun barına (yüklerine) tahammül edeceğiz (dayanacağız). .. birisi yol yapar, birisi köprü yapar, birisi de silah kullanır. .. Zenginler burada kalacak, fukaralar ileri gidecek.. böyle kanun yapılmaz efendiler.” (Sf;486-487)

    Müfit Efendi (Kırşehir); (1) “-.. Hükümetin teklif ettiği kanun Şer’e (dini hükümlere) muvafıktır (uygundur).”         

    Maliye Vekili Ferit Bey (İstanbul); “-.. Bizim hastalığımız eşrafü ağniya (hatırlılar veya zenginler) meselesi değildir. Bizim hastalığımız bilhassa suiidare (kötü idare) hastalığıdır. (şiddetli alkışlar.) Efendiler bir köylü ilk geldiği zaman ilk gireceği bir jandarma dairesidir. Orada jandarma mülâzımının (teğmeninin), jandarma çavuşunun eğer işi varsa, atılacağı yer dam (gözaltı yeri, nezarethane) tabiriyle benam (ünlü) olan yerdir. Köylü ne yapar? Köylü hükümet tarafından davet edildiği zaman oraya gelmez. Doğru kendisinin tanıdığı ağanın evine gider. Orada ağaya der ki; Beni falan daireden çağırmışlar, benim işimi gör der ve o ağaya lâzım gelen hediyeyi de verir. .. O ağa, köylünün, o adamın işini bir saat içerisinde görür.” Sf.498

    (Bedeli Nakdi Kanununun tamamı üzerindeki görüşmeler bitti, tamamı kabul edildi maddelerine geçildi.)   

    3. Celsede de Bedeli Nakdi Kanunu’nun maddeleri görüşülmeye devam etti:

      Ömer Lütfi Bey (Karahisarısahip)(Afyon); (Cepheden yeni geldim diyor. Bu kanun çıkarsa ordunun yarısı azalır diyor. Eşraf köylünün malını satın alarak daha çok zengin olur diyor.) Sf.492

      Hamdullah Suphi Bey (Antalya); “-.. memleketin Meclise karşı bir tek noktai nazarı (bakış açısı) olacaktır ki onu biz kendi elimizle vereceğiz. Bir takım eşraf (hatırlılar) ve ağniyadan (zenginler) ibaret olan Millet Meclisi, kendi çocuklarını, kardeşlerini her şeyden evvel düşünmüştür, kanunu onun için yapmıştır.. (alkışlar)”

    Birinci madde reddedilince kanun tekrar lâyiha encümenine gitti. Sf.497

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 57, Celse:1, – Sf. 457 ile 498 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Meclisteki Hocalar ve eşraf el ele bedelliden yana tavır koyuyorlar.

  • 23 Ağustos 1920 tarihinde 56. İçtima 2. Celse, Reisi Sani Vekili: Vehbi Efendi

    Burdur Mutasarrıfı (Sancak Beyi) Behçet Bey tarafından İtalyanlardan tüfek almaya gönderilen Isparta Mebusu Nadir Efendi’nin vatan haini olduğuna dair bir yazı görüşülüyor. Sf.446 

    Hacı Mustafa Efendi (Ankara); “Efendiler Nadir Efendi meselesi… iptida (önce) bizim şubeye (Komisyona) geldi. Yunan saldırısında bir takım firariler geliyor bunlara tüfek bulunup savunma yapılmasına karar veriliyor. Bu tüfek bulma işini de Nadir Efendiye veriyorlar. O da otomobille Antalya’ya gidiyor. Nadir Efendi Antalya’ya avdet ederken (dönerken), İtalyan murahhası Kratni denilen bir adamın otomobili ile birlikte gelmesidir. Nadir Efendi tüfek almaya gidiyor. Tabii kimden alacak? İtalyanlardan başka kimse yok.”

    (Nadir Efendi Berat ettiriliyor, ama hakkında işlem yapılmasını isteyenlere bir şey yok.) Sf.450,451

    İşgal Altındaki Bölgelerdeki İnsanlardan Arazi Ve Emlak Vergisi Alınmaması Hakkındaki Kanun Kabul Ediliyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 56, Celse:2, – Sf. 410 ile 457 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Ağustos 1920 tarihinde 52. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili: Vehbi Efendi

    BMM’nin Toplanması ve Mahiyetine Dair Mevadı Kanuniye (kanun maddeleri), yani Meclis İç Tüzüğü, Anayasa, yani Hukuku Esasiye Meclis gündemine geliyor. Sf.310

    BMM’nin İç Tüzüğü üzerinde görüşmeler bitti maddelere geçildi.   

    3- CELSE; Reis: Mustafa Kemal Paşa. 

    BMM’nin Toplanması ve Mahiyetine Dair Mevadı Kanunu: 

     “Madde 1-BMM teşrii (yasama) ve icra (yürütme) kudretlerini haiz (sahip) ve idarei devlete (devlet idaresine) bizzat ve müstakîlen (bağımsız olarak) vaziülyettir (el koymuştur).”  

    (2. maddede bu kanunun amacı yazılacak önemli bir şey olduğu için Kemal Paşa başkanlık koltuğuna oturdu. İkinci maddeye Hilafet ve saltanatın korunmasına dair ifadeyi maddeye koymamak için çok büyük mücadele verdi.) 

    4. Celse; Reis: Mustafa Kemal Paşa.

    BMM’nin Toplanması ve Mahiyetine Dair Mevadı Kanunu (kanun maddeleri:

    Madde- 2 BMM Hilafet ve saltanatın ve vatan ve milletin istihlas (kurtarılması) ve istiklâlinden (bağımsızlığından) ibaret olan gayenin (amacın) husulüne (elde edilmesine) değin müstemirren (süresiz olarak) hali inikattadır (toplantı halindedir).” 

    2. Madde kabul edildi.  Sf. 330

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 52, Celse:1, 4, – Sf. 245 ile 330 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 18 Ağustos 1920 tarihinde 52. İçtima 1. Celse, Reisi Sani Vekili: Vehbi Efendi

    (Ali Şükrü Bey çok önemli bir şey söylüyor; Zabıt tutanaklarının, sonradan Mebuslar tarafından düzeltilebildiğini, bunun çok yanlış olduğunu söylüyor.) Sf.293

    (Memurların İşe Alınması Hakkında Kanun. Çorum Mebusu Haşim Bey yaptığı kanun teklifinde, bir komisyon kurularak, İstanbul’dan gelen her adamın hemen memur olmamasını sağlayalım diyor. Red ediliyor. Ve Haşim Bey “Heyeti Vekîle’nin (hükümetin) işine gelmiş!” diyor.) Sf.298, 299

    2. Celse:

    Mustafa Kemal imzalı 18.08.1920 tarihli bir tezkere ile Hüseyin Avni Bey’e özel bir görev ile şark cephesine görevlendirilmesini istiyor. Kabul ediliyor. Sf. 307

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 52, Celse:1, 2, – Sf. 245 ile 330 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 16 Ağustos 1920 tarihinde 50. İçtima 1. Celse Reisi Sani (İkinci Başkan) Celalettin Arif Bey.

    (Mustafa Kemal Paşa ince bir ayar yapmış, Ankara Mebusu Şemsettin Efendiyi bir önerge ile Reis yardımcılığına getirecek Celalettin Arif Bey’i alaşağı edecek. Kayıtlı 210 mebusa rağmen 120 üyenin bulunması bu oyunu bozuyor ve seçim 51. İçtima’ya erteleniyor.) Sf. 240

    16 Ağustos 1920 tarihinde 51. İçtima 1. Celse Reisi Sani (İkinci Başkan) Celalettin Arif Bey. Seçim yapılıyor. Reisi Sani Vekili Konya Mebusu Vehbi Bey İkinci Reis Vekilliğine seçiliyor. Sf.287  

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 50 ve 51, Celse:1, – Sf. 240 ile 287 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 15 Ağustos 1920 tarihinde 49. İçtima 1. Celse, Reis: Mustafa Kemal Paşa.

    Celalettin Arif Bey sağlık sorununu öne sürerek Erzurum’a gidiyor. Hüseyin Avni Bey de gidiyor.

    Ereğli Ve Zonguldak’tan İhraç Olunacak Maden Kömürlerinden Alınacak İhracat Resmi Hakkındaki Kanun Teklifi:

    Maliye Vekili Ferit Bey (İstanbul); “-Ereğli ve Zonguldak havzası .. ihracatının miktarı bugün yevmi (günlük) 1500 tona baliğ olmaktadır (ulaşmaktadır). .. Bendenizin günde 200 bin Lira varidata (gelire) ihtiyacım vardır. .. belki de 5 bin lira miktarında elimize geçecek şu miktar…”

    Kabul ediliyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 49, Celse:1, 2, – Sf. 231 ile 239 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2012): Celalettin Arif Bey’in ve Hüseyin Avni Bey’in Erzurum’da bir Bolşevik yani sosyalist hükümet kurmak istediklerini Karabekir Paşa iddia ediyor. Bu durum Kâzım Paşa’nın canını sıkıyor.

  • 14 Ağustos 1920 tarihinde 48. İçtima 2. Celse, Reisi Sani: Celalettin Arif Bey

    Mehmet Şükrü Bey’in Garp Cephesi Kumandanları Hakkında Takriri Görüşülüyor;

    Dr. Mazhar Bey (Aydın); “-.. Yunan Aydın’a geliyor. Aydında kumandan Miralay Şefik Bey var. …en münasip (uygun) yer olan Aziziye sırtlarına çekilelim, yirmi dört saat zarfında nefsi Aydın’dan (Aydın’ın içinden) beş yüz kişi size iltihak edeceğiz (katılacağız), siz önümüze düşünüz ve kumandayı deruhte ediniz (üstleniniz), filan mahalde müdafaa edelim dedikleri zaman, ben resmi bir kumandanım, bu gibi harekâta iştirak edemem ve sizinle hiçbir surette teşriki mesai edemem (ortak iş yapamam) demiştir. … Şehri terk etmeye karar veren bu heyeti zabitan (subaylar) ve kumanda heyeti memleketi, mühimmat deposunu (cephaneliği)  ateşlemek emrini depo memuruna verdikten sonra, asıl müdafaa mıntıkası olacak Aydın şimendifer (demiryolu) hattına çekilmekten ise İtalyanların mıntıkaî işgali (İtalyanların işgalinde) olan Çine’ye çekilmeyi tecviz etmiş (uygun bulmuş), gitmiştir. Kendisine mutasarrıf vasıtasıyla mühimmatın (cephanenin) ifnasından (imha edilmesinden) sarfınazar edilmesini (vazgeçilmesini), Yunanlıların şehre duhul etmesine (dâhil olmasına, girmesine) daha iki üç gün müddet olduğuna nazaran (göre), Menderes Köprüsüne kadar ahalice (halk tarafından) mühimmatın (cephanenin) naklinin mümkün olduğu ..rica ettiği halde, askerler verdikleri karardan dönmezler demekle iktifa edilmiş (yetinilmiş).” Sf.220, 221 

      Hamdullah Suphi Bey (Antalya); “-..Bu vatanın istiklâli (bağımsızlığı) mevzubahis (söz konusu) oldu mu kumandanı bir tarafa çekeriz, onun haysiyetine doğru hareket ederiz. (alkışlar) .. Alman orduları Fransa’yı işgal ediyordu. O zamanki Fransız Millet Meclisinin müzâkeratını (görüşmelerini, oturumlarını) hatırlayanlar pek güzel bilirler ki, kumandanları ayrı ayrı mevzubahis (söz konusu) etmekten asla çekinmediler. .. bu harekâtı takip ettiler, tecziye ettiler (cezalandırdılar) ve zaferi elde ettiler.” Sf.225 

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; (Bu hassasiyetinize teşekkür ederim diyerek başlıyor:) “- ..Bekir Sami Bey’i ne için itham etmeli (suçlamalı)?.. Müddei (davacı) olan lütfen benden sorsun, ben cevap vereyim.” 

    Hamdullah Suphi Bey; “- Bursa’dan alınan bütün malumat (bilgi).. düşman civara gelmeden şehirden çıkmıştır.” 

    Mustafa Kemal Paşa; “-Çok aldanıyorsunuz Beyefendi Hazretleri.” 

    Hamdullah Suphi Bey; “- Soran sizsiniz, cevap veriyorum. Rica ederim eğer mebusluk sıfatını taşıyorsanız, dürüst söylememeye hakkınız yoktur. Demin de İsmail Suphi Bey’e öyle muamele yaptınız.”

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “-Müsaade buyurunuz cevap veriyorum. Bu zatın söylediği umumiyetle yalandır ve yanlıştır.” 

    Hamdullah Suphi Bey; “- Müsaade buyurun, yalan değildir, yanlış değildir. Asla Efendim.”

    Mustafa Kemal Paşa; ..”-  .. Bekir Sami Bey Bursa’yı terk etmemiştir ve ben kendi imzam tahtında (altında) Bursa işgal edilmeden evvel emir verdim.” 

    Nafiz Bey (Canik); “- O halde siz de mesulsünüz!” 

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; (1) “- Biz bu harekât ile iştigal ederken (uğraşırken) Hamdullah Suphi Beyefendi İstanbul’da oturuyordu. Ne için buraya gelip de bu günkü gibi davranmak istemiyordu.” 

    Hamdullah Suphi Bey; “-İstanbul’da vazifem vardı.” 

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “Binaenaleyh (bundan dolayı) iki buçuk aydan beri bu milletin içine gelmiş insanlar, hakikatin amakına (derinliklerine) henüz nüfuz (etkilemek) için zaman dahi kazanamamış olan insanlar, mazi (geçmiş) ve halin (mevcut durumun) harekât ve namus ve vicdanına malik olamazlar. ..suhuletle (kolaylıkla) tenkit (eleştiri) salahiyetine (yetkisine) malik olamazlar.”

    Hulusi Bey (Karahisarısahip) “-Vesaiki (belgesini) görerek malik olabilirler Paşa Hazretleri.” 

    Mustafa Kemal Paşa Hazretleri; “-Zatıâlilerinin göreceği vesaik vardır.” 

    Hulusi Bey; “Görürüz Paşa Hazretleri biz de askeriz. (gürültüler.) Sf.228

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 48, Celse: 2 – Sf. 220 ile 231 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1) (1995): Bekir Sami Bey’in Bursa’yı geç terk etmesi sonucu bir fırkamızın yok olduğunu söylüyor. Ve Hamdullah Suphi’ye fena saldırıyor.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Kemal Paşa, emrindeki komutanları, sonuna kadar savunuyor.