Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 14 Ağustos 1920 tarihinde 48. İçtima 1. Celse, Reisi Sani: Celalettin Arif Bey:

    Mustafa Kemal Paşa’nın Şark Cephesi İle İlgili Açıklaması:

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); (Şark cephesi hakkında açıklama yapıyor.  Haziranda Şark Ordusuna harekât için emir verdik, Çiçerin’den mektup geldi, meselenin siyaseten halli mümkündür diye, hemen 16 Haziran emri ile harekâtı erteledik diyor. Komünizmi öven çok önemli konuşmasını yapıyor:) – … İslamiyet’in en âli (yüce) kaide (kural) ve kanunlarını ihtiva eden (içeren)  Bolşevizm’in, bizim dahi mevcudiyetimize (varlığımıza) kastetmiş (göz dikmiş) olan müşterek (ortak) düşman aleyhinde, bugün ihraz etmiş (hazırlamış) bulunduğu zafer, bizim için de şayanı teşekkür (teşekküre değer) bir neticedir. … onuncu ve on birinci ordularını doğrudan doğruya Kafkasya’ya, Şark (doğu) Cephesine tahsis etmek oldu. Bu ordular bizim delaletimiz (yol göstericiliğimiz), tesirimiz (etkimiz) ve hizmetimiz sayesinde suhuletle (kolaylıkla) şimali (güney) Kafkasya’yı geçtiler ve Azerbaycan’a dâhil oldular ve Azerbaycanlılar da gelen orduları kemali sükûnetle (tam bir kolaylıkla) kabul ettiler.” (Bu arada, Lehistan’daki karşı ayaklanmayı bastırmak için Bolşevik kuvvetleri kuzeye çekilince 19 Haziran 1920’de Ermeniler Oltu’yu alıyorlar. Yani bizim harekâtımız durdurduktan sonra. Temmuz sonuna doğru da bizim birliklerimiz harekete geçiyor diyor ve devam ediyor:)

     “-1. Ağustos tarihinde Rus Bolşevik Hükümetinin Kızıl Ordusu ile BMM’nin Ordusu Nahcivan’da birbiriyle maddeten birleşmiş oldular. (Alkışlar) …Bizim noktai nazarlarımız (bakış açımız), bizim prensiplerimiz cümlece (herkesçe) malumdur ki (biliniyor ki), Bolşevik (sosyalist) prensipleri değildir ve Bolşevik prensiplerini milletimize kabul ettirmek için de şimdiye kadar hiç düşünmedik ve teşebbüste bulunmadık. .. fakat esas itibariyle tetkikte bulunulursa (incelenirse) bizim noktai nazarımız ki halkçılıktır, kuvvetin, kudretin, hakimiyetin, idarenin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır.”   

      İsmail Suphi Bey (Burdur);”- Paşa Hazretleri birinci sualim, bizim kuvvetler Rus kuvvetleri ile ittifak edeli (birleşeli) epey zaman olmuştur. O zamandan beri o kuvvetlerin buraya celbi düşünülmüş müdür? Böyle bir teşebbüse lüzum var mıdır?”      

      Mustafa Kemal Paşa; “-Ne sebep vardır efendim? Biz böyle bir şey düşünmedik ve düşünmek de istemiyoruz.”  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 48, Celse: 2 – Sf. 200 ile 220 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 12 Ağustos 1920 tarihinde 47. İçtima 2. Celse, Reisi Sani (İkinci Başkan) Celalettin Arif Bey.  

    Ali Şükrü Bey’in Men’i Müskirat Kanunu tartışılıyor: 

    (Kütahya Mebusu Haydar Bey, Yasaklamaya karşı. Amerika’da uygulanan içki yasağının mafyayı doğurduğunu anlatıyor. Şiddetli tepkiler alıyor. Çok ağır hakaretlere uğruyor. Celse tatil ediliyor.)

    3. Celse;

    Isparta Mebusu Tahir Bey’in bir takriri var, içki yasağı kanununun sonraya bırakılması yolunda. Kabul ediliyor ve Ali Şükrü Bey çok kızıyor.

    Ali Şükrü Bey (Trabzon); “-Uyuyacak. Parlamento dalaveresi.”   

    Emin Bey (Erzincan); “-Bütün bu fesatların menbaı (kaynağı) sensin.”  Sf.200

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 47, Celse: 2, 3 – Sf. 186 ile 200 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 12 Ağustos 1920 tarihinde 47. İçtima 2. Celse, Reisi Sani: Celalettin Arif Bey

    Sivas Mebusu Mustafa Taki Efendinin bir kanun teklifi var. Enbiyayı İzama (Büyük Nebilere) karşı fesahati lisaniyede (güzel sözler söylemeyenler) bulunmayanlar hakkındaki bu kanun teklifi Adliye Encümenine gitmeden reddediliyor. 

    Hacı Tevfik Efendi (Kangırı) (Çankırı); “-.. hukukiî peygamberiyi (peygamber hukukunu) muhafazaten (koruyaraktan), o fesahati lisaniyede bulunmayanların (güzel sözler söylemeyenlerin) cezasını şer’ (dini kurallar) tayin etmiştir. Bunun için maddei kanuniyenin müzakeresine (görüşülmesine) lüzum yoktur. Reddini teklif ediyorum.” (bravo, şiddetli alkışlar) Sf. 194

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 47, Celse:1, 2, – Sf. 186 ile 200 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 10 Ağustos 1920 tarihinde 46. İçtima 1. Celse:

    Aşar hakkındaki kanun görüşülüyor. 3. Celse sonunda kabul edildi. Hariciye Vekâletine (Dışişleri Bakanlığına Muhtar Bey seçildi.  

    2. Celse. Reis: Mustafa Kemal Paşa:

    Aşar hakkındaki kanun görüşülüyor ve yoklama yapıldı.

    3. Celse: Reis; Mustafa Kemal Paşa.

    Hâriciye Vekili Seçildi. İktisat vekâletine de Saruhan Mebusu Celal Bey seçildi. Aşar Kanunu Kabul Edildi.

    Reis Paşa; “-Efendim celseyi açıyorum, yedisi müstenkif (çekimser) olmak üzere 160 kişi reye iştirak etmiş, 158 rey ile Hâriciye Vekâleti vekilliğine Muhtar Bey, 125 reyle İktisat Vekâletine Saruhan Mebusu Celal Beyefendiler intihap olunmuşlardır (seçilmişlerdir).” Sf.185

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 46, Celse:1, 2, 3 – Sf. 157 ile 186 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Aşar Vergisi ile ilgili kanun görüşülürken başından sonuna kadar Mustafa Kemal Paşa reislik yaptı ve muhalifler ses çıkartamadılar.

  • 9 Ağustos 1920 tarihinde 45. İçtima 3. Celse,

    Ordunun durumu görüşülüyor:

    Ali Şükrü Bey bir Hintlinin Hindistan’daki durum hakkında bilgi vermek istediğini, Hintlinin yarın gideceğini söylüyor. Reisi Sani bunu Meclis’e teklif edince Mustafa Kemal istemiyor: “Garp Cephesi Hindistan’dan mühimdir.” diyor. Sf.153  

    Rasih Efendi (Antalya); “-.. memlekette idare tesis edemezsek, halkı da çağırdığın yere koşturamazsın. . yalnız yaldızlı sözler hiçbir yerde dinlenmiyor, halk arkamızdan gelmiyor.”  Sf.157

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 45, Celse:3 – Sf. 153 ile 157 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 9 Ağustos 1920 tarihinde 45. İçtima 2. Celse gizli celsedir:

    Ordunun durumu görüşülüyor:

    Mustafa Kemal Paşa (Ankara); (Paşa cepheden gelmiş bilgi veriyor.)

    Fevzi Paşa (Kozan); “Cephaneler İtalya’dan veyahut Avrupa’dan geliyor. Bu da tanzim olunan ordumuz ve bilhassa topçu vesaire kuvvetlerimizin tekâsüfünü (yoğunlaşmasını) görerek bunun mutlaka Avrupa’dan ve İtalya’dan geldiğine kani olmuştur.”  Sf.124  

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 45, Gizli Celse: 2 – Sf. 146, 147) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yedi düvelden (devletten) silah ve cephane gelmiş ve o yedi düvelle savaşmışız?!

  • 9 Ağustos 1920 tarihinde 45. İçtima 1. Celse:

    Ali Şükrü Bey bir kanun teklifi veriyor; Suiistimalâtı (yolsuzluğu) Men (engelleme) ve İdrar Edilen (yolsuzlukla elde edilen) Servetin İstirdadı (devlet tarafından el konulması). Lâyiha Encümenine verildi. Sf.138

    Ahzı Asker (asker alma) Şubelerinin Lağvı hakkında kanun teklifi. Teklif Müdafai Milliye Vekâletine gönderiliyor. Sf.146,147

    Mehmet Şükrü Bey; “-.. orada ifayı vazife edenler (görev yapanlar), memlekette askere gitmeyen eşraf (şerefliler, ileri gelenler) ve ayanın çocuklarıdır.  .. Bir nüfus dairesi bunlardan daha yüksek yapabilir.” 

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 45, Celse:1 – Sf. 146, 147) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Ağustos 1920 tarihinde 44. İçtima 1. Celse:

    Dâhiliye Vekili Hakkı Behiç Bey’in istifası reddediliyor. 114 imzalı önerge var, bu konuyu görüşelim diye. Celse bitiyor. Sf.112,113      

    2- Celse:

    (Mustafa Kemal Paşa 4.8.1920 tarihli telgrafla Dâhiliye Vekâletinin işini benim gelişime bırakın diyor.) Aşarın Üç Taksitle Alınması Hakkında Kanun Tasarısı Üzerine Görüşme;

    Ferit Bey (Çorum); (Aşar (eski gelir vergisi) taksitlerinin; maliyeye göre iki, Kavanini Maliye Encümenine (Mali Kanunlar Komisyonuna) göre beş, Muvazenei Milliye Encümenine (Bütçe Komisyonuna) göre üç taksitte toplanmasını istiyor. Aşar köylünün elde ettiği mahsulün % 12’sidir.) Sf.124

      Ali Şükrü Bey (Trabzon); ” … parayı köylüden ziyade hiç almayalım demiyorum.. biraz da para kazananlardan, zenginlerden ve saireden alalım. Meselâ İngiltere’de bir kanun var; irat (gelir) vergisi diyorlar.. senede meselâ 200 lira kazanandan on para almıyorlar.” Sf.126 

    Aşar Kanunu;

    Madde 1- Ahvali hazıra (mevcut durum) dolayısıyla Maliye Vekâleti ihalesi takarrür eden (kararlaştırılan) mahallerde aynen ve diğer yerlerde nakden ihale olunamayan senei haliye (bu senenin) aşar bedelâtı (bedelleri) kefaleti müteselsile (silsile halinde kefil kabul edilerek) ile ahaliye nakden zimmet kaydedilecektir (halktan parasal olarak alınacaktır).” 

    (Aşar bedelini satamayan köylü zorunlu olarak bu malı satın alacaktır denilmektedir. Mehmet Şükrü Bey bu hürriyeti tahdittir (sınırlamaktır) diyor. Köylü getirsin malını devlete versin, bundan bir bedel alınmasın diyor.) Sf.130,131

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 44, Celse:1, 2 – Sf. 10,131) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Ağustos 1920 tarihinde 44. İçtima 1. Celse,

    Rawlinson Karabekir ile birlikte bir oyun oynuyor, kendi isteği ile hükümetine başvurmuş. Bizim rehinelerle takas olmak istiyormuş bu konu görüşülüyor:

    (Rawlinson’un teklifi görüşülüyor. Hâriciye Vekâleti vekili Ahmet Muhtar Bey’in bir tezkeresi okunuyor. Rawlinson’un İngiliz hükümetine yapacağı teklifi kabul etmeyelim diyor. Ali Şükrü ve Mehmet Şükrü Beyler tüm esir arkadaşlarımıza karşılık bu adamı bırakalım diyorlar, Meclis Ahmet Muhtarın teklifini kabul ediyor.) Sf. 110, 130

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 44, Celse:1 – Sf. 75 ile 131 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Ağustos 1920 tarihinde 44. İçtima 1. Celse,

    Kemal Paşa Konya’dan Meclis’e telgraf çekerek Konya İsyancılarını affedin diyor

    (Mustafa Kemal Paşa 4.8.1920’de Konya’dan bir telgraf çekiyor, ben Konya’dan çıkmadan Meclis’e gelmiş olan Konya isyanına dair cezaların affını rica ederim diyor. Paşa Meclis’i af çıkartmaya zorluyor. Hem de kendisi Konya’dan hareket etmeden tebliğ edilsin diyor.) Sf.104

      Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-..Af salahiyeti (yetkisi) yalnız bu meclise aittir. .. Bir şahısta değildir.. Eğer hüküm gelmiş ise, tetkik edilmiş ise, dairei aidiyesi (ait olduğu birim) tarafından Meclisi Aliye affı lüzumu sevk edilmiş ise o vakit böyle bir karar verebiliriz. Elde böyle bir şey yok iken ezbere karar vermek zannederim doğru bir şey değildir.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 44, Celse:1 – Sf. 104) kitabından birebir alınmıştır.

  • 3 Ağustos 1920 tarihinde 43. İçtima 1. Celse,

    Sepa Konferansı Reisi Fransız Başbakanı Mösyö Milran’ın Osmanlı Delegelerine Verdiği Tehcir İle İlgili Nota Hakkında Görüşme:)

    Muhtar Bey (Hariciye Vekâleti Vekili) (İstanbul); “-… bu nota bizim kendi itirafımızla bizim kendimizi ilzam ediyor (ağzımızı bağlıyor). .. Cemal Bey’in (Hayır Cemal değil Artin Cemal sadaları) yahut Artin Cemal Bey’in Dâhiliye Nezaretinde bulunduğu zaman vaki olan itirafatını (itiraflarını) esas ittihaz ederek (esas kabul ederek) bununla ilzam ediyor (ağzımızı bağlıyor). Meselâ; sekiz yüz bin ermeni katlettiniz diyorlar. Rumlardan da iki yüz bin kişiyi tehcir ettiniz diyorlar. İstanbul’un ekseriyeti İslamiyesi mesküktür (asimile edilmiştir) diyorlar.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 43, Celse:1 – Sf. 70 ile 75 arası) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Sepa Konferansı Reisi Fransız Başbakanı Mösyö Milran’ın Osmanlı delegelerine verdiği nota hakkında görüşme var. Hâriciye Vekili Bekir Sami Bey Moskova’da olduğu için yerine bakan Vekili Muhtar Bey cevapladı. Tehcir ile ilgili önemli bir belge! Sf. 74

  • 2 Ağustos 1920 tarihinde 42. İçtima 1.Celse:

    Dâhiliye Vekili Hakkı Behiç Bey’in istifası okunuyor. İstifasında sağlık sorunları belirtiliyor, Ali Şükrü bey iyileşsin gelsin sorularımıza cevap versin diyor.

    Adliye Vekili Celalettin Arif Bey 169 oyun 166’sını alarak güven alıyor.

    Sansür hakkında görüşmeler: 

    Nafiz Bey (Canik); “-…hesabını her vakit Meclisi Aliye gelip vermeye mecburdurlar. Efendiler bu memleketin idaresi mahdut (sınırlı) ellere münhasır (yönelik) kalmamıştır… Mektuplarımız hep yırtılmış, okunmuştur. .. Meclisi Ali mektuplarının sansür edilmemesi için bir karar ittihaz etmiştir (oluşturmuştur); bu kararı İcra Vekilleri behemehal icra edeceklerdir (yerine getireceklerdir)…. etmezlerse mesul (sorumlu) olurlar…. Buradan mühürleyerek gönderdiğim mektup mahallinde (yerinde, gittiği yerde) açılmıştır. Hatta üzerine bir ihtar yazmıştım ve demiştim ki, bu mektup başka sansür tarafından açılamaz, bunu Ilgın’da sansür memuru okumuş ve “ben açayım da gör” demiş ve açmıştır.”          

    Reisi Sani (ikinci Başkan); (Kifayeti Müzakere (görüşmeler yeter) diyor.)    

    Sırrı Bey (İzmit); (Bir önceki Dâhiliye Vekili Cami Bey istifa ederken, benden sonra gelen de dayanamayarak gider diye ima etmişti. Nitekim Hakkı Behiç Bey de bir haftada istifa etti. Bunun sebeplerini öğrenelim diyor ve ısrar ediyor.) 

    4. Celse;

    Bir kısım mebus, istifa etmiş bir bakan soruya muhatap olamaz diyor. Konu açıklığa kavuşamıyor. Sonraki içtimalara kalıyor. Sf. 70

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 42, Celse:2,3,4 – Sf. 52 ile 70 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Ağustos 1920 tarihinde 42. İçtima 2. Celse,:

    Abdülkadir Kemali Bey Hakkındaki Soru Önergesi Görüşmeleri:)

    Abdülkadir Kemali Bey (Kastamonu); “-…. Zemm et (karala) mutlaka bir tesir bırakırsın kaidesine tevfikan (uyarak) beni buraya getirdiler. Dr. Nizamettin Bey bana 30 Mayıs 1920’de vekâlet verdi. Ertesi gün Celalettin Arif Bey ile görüştüm, yapmasan iyi olur dedi. Ertesi gün bu davayı alamayacağımı söyledim. Sf. 54.. …  çocuk 18 yaşında imiş, aldım ama Maliye Vekâleti uygun görmedi çıkardım. .. benim gibi aczi mutlak (mutlak zavallılık) içinde bulunan bir adama müsteşarlık vazifesini hemen vermek doğru değildir.   Fakat efendiler biz buraya geldiğimiz zaman maalesef en büyük Adliye memuru bendeniz idim, arz ve iddia ederim ki adliye umurunda (hususunda) ehliyetim vardır, Adliye Vekâletini de bizzat (kendim) idare edebilirim.” (doğrudur sesleri.)   

    Refik Şevket Bey (Saruhan); “-.. hayatımda bir dakika memuriyette yaşamamış ve inşallah da bundan sonra da yaşamam .. Ve inşallah Cenabı Hak beni o mesleğe girmekten muhafaza eder.   Bendeniz Celalettin Arif Beyin yanına gittiğim zaman bir arkadaş gibi çalıştım.. O zamana kadar resmi bir sıfatım yoktu, Vakta ki (ne zaman ki) bayram tatili oldu,  bendeniz avdette (geri dönmekte) biraz geç geldim, dediler ki; sen Umuru Cezaiye (Ceza İşleri) müdürüsün, bendeniz umuru cezaiye nedir bilmiyorum, .. elimden geldiği kadar çalışıyordum. Bu meyanda vukua gelen İntihabı Memurini Adliye Encümenine (Adliye memurlarını seçim ve tayin komisyonuna) dâhil oldum. .. Bir vekâlet aldım .. kanuna itaat etmeyi pek iyi biliriz.”  Sf.56, 57  

    (Dr. Tevfik Rüştü ve Hamdullah Suphi Beyler işi şahsiyata dökmeyelim (kişiselleştirmeyelim) diyorlar. Bir Mebus Abdülkadir Kemali Bey İle Mehmet Şükrü Bey arasındaki mevzuyu bir komisyonun araştırmasını söylüyor.  Adliye Vekiline güvenoyu konuşulurken Dâhiliye Vekilinin cevaplaması gereken sorular ortaya çıkıyor ve celseye ara veriliyor.)

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 42, Celse:2 – Sf. 56, 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Ağustos 1920 tarihinde 42. İçtima 1. Celse:

    Mehmet Şükrü Bey’in Abdülkadir Kemali Bey Hakkındaki İstizahı (Soru Önergesi) Görüşülüyor:

    (Abdülkadir Kemali Bey’in 14 yaşındaki çocuğu kâtip olarak işe aldırdığından, hem müsteşar hem de avukatlık yaptığından, Dr. Nizamettin adında birisinin icra davasını üstlendiğinden, nüfuzunu kullanarak bu davayı kazandığından bahsediliyor. Bir memurun yerine dilekçe yazıp imzalayıp göreve atamak istiyor, tayin komisyonu engel oluyor. Eniştesini yüksek maaşlı göreve getiriyor. Abdülkadir Kemali Bey ilk Meclisin ilk yolsuzluk önergesinin kahramanı oluyor. Adliye Vekili Celalettin Arif elimizde yeterli delil yoktu, Hakkı Hami bey de vardı diyor.) Sf.51

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 42, Celse:2 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (1995): Abdülkadir Kemali Öğütçü Bey Orhan Kemal’in babası, 1923 Kasımında İstiklal mahkemesi başkanı olmuş daha sonra da İstiklal mahkemesinde yargılanmış, Kemal Paşa’ya muhalif, 1930’da Ahali Fırkasını kurmuş ilginç bir adam.

  • 2 Ağustos 1920 tarihinde 42. İçtima 2. Celse,

    Önce Çerkez Ethem Bey’in bir telgrafı okunuyor, Yunanı Demircide hezimete uğrattığını yazıyor. Ve Abdülkadir Kemali Bey’in görüşmelerine devam ediliyor.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 42, Celse:2 – Sf. 52 ile 70 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Ağustos 1920 tarihinde 42. İçtima 1. Celse:

    Garp Cephesi Kumandanı Ali Fuat Paşa’nın Yunan’a karşı taarruzun başladığını ve ilk harekâtın başarı ile sonuçlandığını bildiren telgrafı okunuyor. Çerkez Ethem’in yararlılıklarından bahsediliyor. Sf. 40

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 42, Celse:2 – Sf. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2 Ağustos 1920 tarihinde 42. İçtima 1. Celse:

    Mebus harcırahlarının %45 artırılmasına dair kanun teklifi kabul edildi.

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 42, Celse:1 – Sf. 52 ile 70 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • 31 Temmuz 1920 tarihinde 41. İçtima 2.

    Müdafai Hukuk Cemiyetlerinin Geleceği Hakkında Mustafa Kemal Paşa’nın Tezkeresi (hükümet adına verilen kanun teklifi:

    “Madde 1- Anadolu ve Rumeli Müdafai Hukuk Cemiyetlerinin merkez üyeleri ve idarecileri, mahallin en büyük mülkiye memurlarının tahtı emrindedir (emri altındadır).  

    Madde 2- .. . Müdafai Hukuk Cemiyetlerinin himmet (destek) ve muavenetiyle (yardımları ile) vücuda getirilmiş ve getirilmekte olan Kuvayı Milliye namı tahtındaki (adı altındaki) Kuvvai musellaha (silahlı kuvvetler) mutlaka mahalli jandarma kumandanının bilâkaydüşart (kayıtsız şartsız) emrine tevdi olunacaktır (verilecektir). ……

    Madde 4- Müdafai Hukuk heyetleri, idarei hükümete müdahale etmekten ve kendi emirlerinde kuvvai musellaha bulundurmaktan katiyen memnudur (yasaklıdırlar). …… 1 Temmuz 1336 (1920)

                                                                   BMM Reisi Mustafa Kemal.” 

      (Bu takririn tamamı 6 madde.) Sf.30, 31

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 41, Celse:2 – Sf. 30,31) kitabından birebir alınmıştır.

  • 31 Temmuz 1920 tarihinde 40. İçtima 1. Celse,

    Meclisi Mebusan’da mebus olup da İngilizlerin Malta’ya sürgüne gönderdikleri kişiler yeni mecliste mebus oldular:

    (Meclisi Mebusan kapatıldıktan sonra Malta’ya gönderilenlerden 9 Mebus, BMM azası sayılıp tahsisat bağlandı. Bunlar: Sivas Mebusları Rauf Paşa ve Kara Vasıf Beyler, Edirne Mebusları Şeref Bey ve Faik Beyler, İstanbul Mebusu Numan Efendi, Mersin Mebusu Cemal Paşa, İzmir Mebusu Tahsin Bey, Diyarbakır Mebusları Fevzi ve Zülfü Beyler.) Sf.16, 17

    Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 41, Celse: 2 – Sf. 16, 17) kitabından birebir alınmıştır.

     

  • 31 Temmuz 1920 tarihinde 40. İçtima 1. Celse:

    Maarif Yani Öğretim Vekâleti Vekili Dr. Rıza Nur Hakkında İstizah (Gensoru):

    Çorum Mebusu Muallim memur Dursun Bey Dr. Rıza Nur’a soru yöneltiyor. Çorum’daki bir okula kaymakamlıktan azledilmiş birini, Maarif Vekâleti Müsteşarlığına da Subaşılıktan emekli bir zatı getirdi diyor:   

      Maarif Vekili (Öğretim Bakanı) Dr. Rıza Nur Bey (Sinop); (Çorumdaki Hasan Bey’in çok iyi bir öğretmen olduğunu, mülkiye mezunu olduğunu söylüyor. Müsteşar Kâzım Nami için, benim müsteşarım yok o bir tedrisatı taliye müdürüdür diyor.) “- … Kendisini (Önerge sahibi Dursun Bey’i) Ankara Maarif Müdüriyeti vekâletine tayin etmiştim. Aynı zamanda Ankara Sultanisi’nde de muallimdir. .. Bu bir meseleî hukukiyedir. Bir amir memuru tarafından suale maruz kalıyor.”

     Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 03 (31.07.1920 / 06.09.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 41, Celse:1 – Sf. 10 ile 12 arası) kitabından birebir alınmıştır.