Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Bir sahne hatırlıyorum, fakat Çankaya’da değil, Ankara Zi­raat Mektebi’nde. Yunan ordusu, Sakarya nehrinde bir müddet durdurulmuştu; fakat geri püskürtülememişti. Sf. 424

    Bazıları ağlamaklıydı. Orta yaşlı Türk kadınları için belki hâlâ bıkkınlık fakat – bir ev ve evi geçindirecek kadar yeterli miktarda para dışında tek istek­leri olan emniyet, cazibe ve mahremiyet manasına gelen başör­tüsünün yokluğu yüzünden, sırtları odaya dönük bir şekilde bir köşeye toplaştılar. Sf. 425

    Bir üniforma içinde Mustafa Kemal, mahmuzları çamur içinde, balodakileri, görenlerin bir ‘orgy’ [toplu seks] olarak adlandıracağı, benimse asla karar veremediğim bir ortama zorluyordu. Orkest­rayı doğru notaları çalması için korkuttu. İsteksiz kadınları şaş­kınlıktan afallamış adamların kollarına itti ve “Dans edin!” diye kükredi. Hiç kimsenin durmasına izin vermiyordu. Sel gibi içki akıtıyordu – çok fazla içecek şey vardı. Sf. 425

    .. zirveye çıktığı an ev sahibi, ince bileği ile Halide’yi kavradı – o onun Egeria’sı, şansıydı, onsuz bir savaşa katılmazdı – ve onu şapkasız ve paltosuz bir halde, bekleyen bir arabanın içine soktu. Sakarya Nehrine doğru gecenin karanlığında kayboldular. Sf. 426

    Yaşananlardan şüphelenmeyen Yunanlılar, sıkılmış, dikkatsiz bir halde ve – muhtemelen – Türk futbolcuların beceriksiz çabaları yüzünden zevk içindeydi. Bu yüzden önlerdeki saflarda Müslümanlar ve Hristiyanlar içli dışlı olmuşlardı. Fakat şafak vakti ile beraber bu hisleri değişti. Güneş doğmadan önce hücum dehâsı Kemal, tüm hatlar boyunca çok dikkatli bir şekilde planlanmış bir saldırı başlattı. Nasıl olduğunu kimse anlamadı ama işe ya­radı. Yunanlılar çözüldü. Sf. 426

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 424, 426) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı Bankası’nın İstiklâl Harbindeki yardımları bu ka­darla kalmamıştı. Bankanın rehberliğinde kurulan Düyûn-u Umumiye’nin reisi Sir Adam Block, Ankara Hükümetinin ve Bü­yük Millet Meclisi İdaresinin yıllık bütçeleri ve mâli durumu hak­kında rapor hazırlayarak 12 Nisan’da İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold’a sunmuştu. Raporda Ankara’nın mâli açığının hangi kalemlerle kapatılacağı ve bir sonraki sene­nin yıllık bütçeleri hakkında detaylı bilgi veriliyordu. Ayrıca Büyük Millet Meclisi, Osmanlı Bankası’ndan avanslar ve silah alımları için tazminat mektupları alıyordu. Bankanın Temmuz 1921 ve Temmuz 1922 arası avans desteği 2.177.000 lira olacak ve Milliyetçiler bu iyilikleri karşılıksız bırakmayacaktı. Osmanlı Bankası’nın Galata şubesinin müdürü ve Robert Koleji mezunu Bere Keresteciyan, Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk’ün kendisine verdiği ‘Türker’ soyadını alarak Afyon’dan mebus se­çilecekti. Sf. 416, 417

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 416, 417) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara Anlaşmasıyla beraber Fransa’nın Ankara’daki Milli­yetçilere desteği had safhaya çıktı. Anadolu’da işgal ettikleri yerlerden çekilen Fransızlar, ellerindeki topları ve silahları Ankara’ya teslim ettiler. Fransız subaylar bizzat Kemalist orduda vazife al­dılar. Ayrıca 100 bin Alman tüfeğini ve yanında süngülerini ve silah başına bin mermiyi üç parti halinde Antalya ve İnebolu’ya indirerek Kemalistlere verdiler. Milliyetçilerin Paris temsilcisi ve Prens Sabahattin’in adamı Nihad Reşad da Paris’ten Ankara’ya Fransızların çeşitli silah tekliflerini gönderiyordu. Sf. 416

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 416) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halide Edip Ankara’ya gitmişti gitmesine ama aklı da geride bıraktığı iki oğlunda kalmıştı. Crane’den onlara yardımcı olma­sını istedi. Bunun üzerine Crane, 15 Temmuz’da İstanbul’daki Amerikan Askerî Konsolosuna, Halide’nin çocuklarının maari­fini üzerine alacağını, gerekli muameleleri yapmalarını yazdı. Muameleler derhal başlatıldı ve Crane’in New York’taki ofisi Halide’nin çocuklarını Amerika’ya getirtti. King-Crane Komisyonun­dan Profesör Lybyer, çocukları alıp Illinois Üniversitesi’ne yerleş­tirdi. Ankara’da Milliyetçi Hareketin basın sözcüsü olan Halide, artık rahatça, halkın hâkimiyetine dayanan yeni bir devlet kurma işine odaklanabilecekti. Sf. 393

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 393) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sevr’e giden heyette Damat Ferit’in dışında, Aub­rey’in diğer dostu Filozof Rıza Tevfîk de vardı. İkisi de İngilizlerin Milliyetçilere düşman olduğunu düşünüyor ve bir an evvel sulh gelsin istiyorlardı. Sf. 391

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara’da Meclis’in açılışı bayram havasında geçti. 23 Nisan 1920’de önce Hacıbayram Camii’nde dualar edildi ve kurbanlar kesildi, sonra da eski İttihat ve Terakki merkezi olan binada Bü­yük Millet Meclisi açıldı. İstanbul’un işgalinden kaçan mebuslar, Kuzey Amerika çiftçilerinin Amerikan İstiklâl Beyannamesinden sonra yaptığı toplantılara benzer şekilde, atlarıyla gelip atla­rını meclisin önündeki parmaklığa bağladılar. Bu arada Yunan ordusu Anadolu içlerine ilerlemeye başlamıştı ama Milliyetçi li­derlerin hiçbir korkusu yoktu. İstanbul’daki teşkilât, Müttefiklerin gözü önünde depolardan silah kaçırıp Anadolu’ya gönderiyordu. İtalyanlar ve Fransızlar bu kaçakçılığa bizzat destek veriyor, İn­gilizlerde görmezlikten gelmeyi tercih ediyordu. Sf. 385

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 385) kitabından birebir alınmıştır.

  • Blunt, reformlar karşısındaki en büyük mânilerden birinin şeriat; yani farz, vacip, sünnet, haram vs. gibi İslâm âlimlerinin Kuran, sünnet, kıyas ve icmâ yoluyla evlilik, alışveriş, cezalar vs. gibi hayatın her sahasına dair koymuş oldukları fıkıh kaideleri olduğunu anlatıyordu. Sf. 509

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 509) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara’yı destekleyen kabine iktidara geldiğinde İttihat ve Terakki Komitesi mensupları, İstanbul’da bir teşkilat kurmuşlardı. Teşkilât; askerî, siyasî ve ticarî olmak üzere üç kısımdan müte­şekkildi. Askerî kısım, İstanbul’dan gençleri zorla askere alarak veya subay kaydederek Anadolu’ya sevk ediyordu. Ayrıca Ankara için askerî malzeme ve kurye gönderiyor ve istihbarat topluyordu. Siyasî kısım da subayların kontrolündeydi ve askerî kısımla iş­birliği yaparak siyasî faaliyetlerde bulunuyordu. Ticarî kısmın ekserisi Selânikli Yahudilerden oluşuyordu. En meşhurları Mus­tafa Kemal’in de bağlı olduğu Macedonia Risorta Locasının eski üstâdı Carasso’ydu. Ankara için yurtdışında malzeme satın alı­yorlar ve ödemeler Osmanlı Bankası başta olmak üzere çeşitli ya­bancı bankalar üzerinden yapılıyordu. Sf. 382, 383

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 382, 383) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hükümete, bu hareket kontrol altına alınmazsa, sulh şartlarının daha da sertleşeceği bildirildi. Zavallı İstanbul, hem Milliyetçi Hareketin kontrol altına alınmasını isteyen, hem de onların üzerlerine asker gönderilmesine izin vermeyen İngilizlerin tam olarak ne istediğini anlayamamıştı. Sf. 380

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 380) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gitmemesinin di­ğer bir sebebi de Fransızlardan İstanbul’un işgal edileceğini öğrenmesiydi. Mustafa Kemal, İstanbul’daki Milliyetçilere haber göndererek, işgalden sonra mebuslardan hükümet kurmaya ye­tecek kadar kısmının Ankara’ya gelmesini istedi ve geleceklerin yol masrafı için Osmanlı Bankası’na para yatırdı. Sf. 380

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 380) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara’ya gelmiş ve ilk gecesini Vehbi Koç’un ortağı Ya­hudi Yasef Ruso’nun evinde geçirmişti. Mustafa Kemal’in Anadolu’ya çıktığı zaman Padişah’tan al­dığı para dışında elinde, İttihat ve Terakki Komitesi tarafından kendisine verilen paralar bulunuyordu ama onun daha fazlasına ihtiyacı vardı. Bu yüzden Anadolu’ya geçer geçmez Kâzım Karabekir’den Bolşeviklere adam gönderip anlaşma yapmasını iste­mişti. Sf. 375

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 375) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal’in İngilizlerin onu sevdikleri için Kürtleri bir ni­zama sokmaya çalıştığını düşündüğünü de raporuna ekledi. Raporun sonunda Lawrence, Mustafa Kemal ile Enver’i kıyaslıyordu:

    “Mustafa Kemal, oradaki [Çukurova-Kilikya] Fransız faali­yetlerinden kaygılanıyor. Kendisi şimdi İngiliz yanlısıdır. Çünkü (Montagu, C. Amery ve Aubrey Herbert’ten oluşan) Türk yandaşlarımıza güveniyor. Sf. 369

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal’in Pera’da görüştüğü ve İngiltere Hükümetinin reisi Lloyd George ile yakın bağlantıları olan Rahip Frew, Damat Ferit’e İngilizlerin artık Mustafa Kemal’e karşı olduğunu söylüyor ve ona karşı cephe alması için Sadrazam Ferit’i kışkırtıyordu. Buna inanan Damat Ferid, Anadolu’da kendi hükümetlerini kuran Milliyet­çiler üzerine asker göndermek istedi ama İngilizler bunu kabul etmedi. Hatta Heyet-i Temsiliye’nin önünü açmak için Anado­lu’daki bütün birliklerini çektiler. İngilizlerin bu hareketine da­rılan Damat Ferid istifa etti. Sf. 368

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 368) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kongre esnasında birileri, Elaziz Vâlisi Ali Gâlip ve İngiliz is­tihbaratçısı Binbaşı Noel’in, İstanbul Hükümetinin deste­ğiyle Mustafa Kemal’in üzerine asker gönderip Milliyetçi Hare­keti dağıtacağı dedikodusunu yaymıştı. Bunun üzerine Mustafa Kemal, Ali Gâlip ve Binbaşı Noel’in derhal tevkif edilmelerini emredip üzerlerine bir ordu gönderdi. Ali Gâlip Sivas’a gitmesi emredildiği halde oyalanıyordu. Milliyetçiler gelince geride oku­maları için birtakım evrak ve para bırakarak Malatya dağlarına kaçtı. Evrakların arasında Sadrazam Damat Feride çektiği, Mil­liyetçilerden şikâyet eden bir telgraf ve Mustafa Kemal ve arka­daşlarının nakli için gönderilen paranın makbuzu vardı. Lord Allenby’in adamı Binbaşı Noel ise yakalanmıştı ama Irak hudu­duna götürülüp serbest bırakıldı. Sf. 367

    Bu hâdise, kongrenin kapanış günlerine denk getirilmişti. Böylece Mustafa Kemal, artık İstanbul Hükümetini Milliyetçi­lere karşı İngilizlerle işbirliği yaptığı için hıyanetle suçlayabi­lirdi. Sf. 368

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 368) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anadolu artık halaskâr [kurtarıcı] Mustafa Kemal’in ge­lişini bekliyordu. O ise yola çıkmadan önce son hazırlıkları yapı­yordu. İstanbul Harbiye Nezâreti’nde İngiliz İrtibat Subayı olan Yüzbaşı John G. Bennett ile görüşmüş ve ona İngilizlerin kont­rolü altında büyük bir Türk ordusu teşkil etmeyi teklif etmişti. Başka bir gün de İtalyan bir işadamının bürosunda İtalyan Yük­sek Komiseri ve mason Kont Sforza ile buluşmuş ve İtalyanlardan Anadolu Hareketine destek sözü almayı başarmıştı. Sf. 353

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 353) kitabından birebir alınmıştır.

  • Machiavelli, “Kendi kanunları ve hürriyet içinde yaşamaya alışkın devletler ele geçirildiklerinde elde tutmanın üç yolu var­dır: İlki onları ortadan kaldırmak; İkincisi gidip orada yerleşip oturmak; üçüncüsü vergiye bağlamak ve içeride sana yerli halkın dostluğunu sağlayacak az sayıda kişiden oluşmuş bir hükümet ku­rarak kendi kanunlarıyla yaşamalarına izin vermektir.” Sf. 352

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 352) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal, ertesi gün otelde Daily Mail gazetesinin muhabiri ve Aubrey’in arkadaşı George Ward Price ile buluştu. George’a, “Eğer İngilizler Anadolu için mesuliyet kabul edecek olurlarsa, tecrübeli Türk valileri ile işbirliği halinde çalışmak ihtiyacını duyacaklardır. Böyle bir salâhiyet dâhilinde hizmetlerimi arz edebileceğim münâsip bir yerin mevcut olup olmayacağını bilmek isterim” dedi ve kendisini Karadeniz Ordusunun başındaki Korgeneral Harrington ile görüştürmesini istedi. Sf. 346, 347

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 346, 347) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal, Lawrence ile 27 Eylül gecesi tekrar görüştü. Ona, Genç Araplarla, yani Emir Faysal’ın adamlarıyla anlaştığını, Türk­lerin başka milletlere ait toprakları terk etmesi ve Anadolu’ya odak­lanması gerektiğini söyledi. Orduyu bu yüzden geri çekiyordu.

    Türk ordusu ricat ederken İngiliz tayyareleri yukarıdan üzer­lerine aralıksız bomba yağdırıyordu. Askerler panik halindeydi­ler. O kargaşa içinde Şam’a doğru çekilirken Mustafa Kemal’in önü İngiliz birlikleri tarafından kesildi, esir düşmesi an meselesiydi. Yardımına Ürdün Nehrinin öte yanında kamp kuran Fevzi el-Kavukçu yetişti. Fevzi, Trablusşam’da doğmuş ve 1912’de İstan­bul’da Harbiye Mektebinden mezun olmuştu. Mezun olur olmaz İtalyanlar tarafından işgal edilen Libya’ya gönderilmiş ve burada Mustafa Kemal ile tanışmıştı. Kavukçu eski dostunu kurtarmak için kumandanından izin alarak hemen iki birlik gönderdi. Bir­liklerden biri Mustafa Kemal’i ve yanındaki subayları kurtardı. Kendisini kurtaranın Fevzi olduğunu öğrenen Mustafa Kemal ona, “Sadece Osmanlı ordusunun liderlerini değil, ordunun şe­refini de kurtardın. Aslında hareketlerin tüm subaylara numune olmalı” diyerek teşekkür etti. Sf. 341

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 341) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kesinlikle, ben şahsen bir Siyonist’im. Filistin, bizden çok si­zin toprağınız. Biz sadece sizden epey asır sonra memleke­tin idarecileri olduk. Rıza Tevfik, The London Times, 12 Mart 1909 Sf. 331

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 331) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türk istiklâlinin muhafazası veya Osmanlı İmparatorlu­ğunun muhtemel dağılması halinde Rusya’nın ilhak planı­nın durdurulması çok mühim bir meseledir. Karl Marx Sf. 319

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.