Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Soru şudur; Bir cismin veya nesnenin uğradığı değişiklik nereden geliyor? Diyalektik materyalizm bu soruya şu cevabı veriyor: Değişiklik, cismin içindeki zıddiyetlerin mücadelesinden doğuyor. Fakat bunların ortaya çıkması ve zıddiyet mücadelelerinin bir çatışmaya varacak kadar şiddetlenmesi de bir değişiklik yani bir hareket olduğuna göre, burada da soru yeniden karşımıza çıkıyor:. Öyleyse bu hareket menşeini (kökenini) nereden alıyor?”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 – Sf. 188) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Kâinatın ezelden beri mevcut olduğu kabul edilirse, nasıl oluyor da bugün erişilmiş olan tekamül (gelişme) seviyesine, dün değil de, bugün ulaşılmıştır?”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 182) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2008): İşte bu sorunun cevabı Diyalektik Materyalizmde yok! Yani Büyük Patlamayı, evrenin başlangıcını kabul etmiyorlar.

  • “Diyalektik Materyalizme göre kanun: “nesneler, tezahürler (olayların belirtileri) ve olaylar arasında beliren ve onların kendi iç tabiatlarından ve mahiyetlerinden (içeriklerinden) meydana gelen belirli ve zaruri bir ilişki durumudur.” Diyalektik Materyalizme göre yalnız tabiatta değil, insan toplumunun gelişmesinde de, zaruri şekilde kanunlara uygunluk vardır.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 110) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

     

  • “Teoloji ilmine göre hedeflerin nesnelere yön tarif edici tarafı vardır. Eğer böyle ise, meselâ bir organın yaptığı işe göre yapısının meydana gelmesi ve organlarda yenileşme hareketleri gibi hususları, hedeflerin tayin ettiği kabul ediliyorsa, gerekir ki, tabiatın bu hedefleri kendi başına tespit etmesine imkân yoktur. Bunları ancak âlemler üstü akıllı ve mücehhez (cihazlanmış, donanımlı) bir sebebin bir hedef sebebinin yaratmış olması gerekir.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 109) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Engels’in belirttiği gibi, diyalektik, Hegel’de baş aşağı dururken, kendileri onu tekrar ayakları üstüne oturtmuşlar ve böylece onu idealist hüviyetinden çıkartarak materyalist bir hüviyete sokmuşlardır.”

    Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 7) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.

  • “İbni Haldun “Büyük devletler, medeniyetle ilişkisi az olduğu için saflıklarını, aktifliklerini ve ataklıklarını koruyan göçebeler tarafından kurulmuşlardır.” O, toplumların gelişmesinde ekonomik yaptırımların başlıca etken olduğunu ileri sürmektedir. Ve devlet idaresinde dini yönetimi reddeder.”

    Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan  (Sf. 163, 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • “El Biruni; (Ölümü MS. 1050) Dünyanın yaşamı, mukaddes kitaplarla değil yer katmanlarında meydana gelen değişiklikleri araştırarak öğrenilir. Kültür hayatındaki değişmeleri de eski yapıların harabelerini inceleyerek anlıyoruz…. İnsan yaratılış olarak anarşiye meyilli ise de kendi hayatını koruma altına alma ihtiyacı yüzünden toplumsal ve ekonomik kanunlar yaparak kendisini bunların çerçevesine sokmak ..mecburiyetinde kalmıştır. .. İnsan, birbirine aykırı unsurların bileşimi olduğu için ancak bir büyük kuvvet karşısında topluluğunu koruyabilir. Gerçeklere varmak için tek yol benim gösterdiğim; Akıl, mukayese ve tarafsız eleştiri yoludur.“

    Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan (s. 147 ile 153 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnsan, tabiata egemen olmak için yaratılmıştır. Bireyler, milletler ve ırkların üzerinde hâkim olan bir insaniyet vardır. Kültürler ne kadar çeşitli olursa olsun bunlar üzerinde bilinçli tek bir hâkim (yapıcı güç) bulunmaktadır; insan.”

    Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan (s. 142 ile 147 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarih, insan hayatının akış halini öğrenmek ve bilinçle algılamak için bir araçtır.”

    Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan (s. 141) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kant’ın 1784’te çıkan bir makalesi ile ortaya çıkan bu görüşe göre; İnsanlar hürriyetlerini elde edebilmek için kendi bireysel hürriyetlerinin önemli bir kısmını devlete verir, yani kendi hürriyetlerini kendi rızaları ile sınırlarlar. Bu ise bir ide dir. İşte insanlığın yaşamını idare eden de bu gibi ide’lerdir. İde, ilahi ruhun bir ürünüdür.”  

    Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan (s. 140, 141) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarih araştırmalarında sosyal ve tabii bilimler yolunu takip eden görüş.  August Comte’dan esinlenmiştir. Tarihte metafizik etkileri bu görüş te kabul etmiyor ancak olayların sosyolojik ve psikolojik parametrelerle incelenmesi sonucunda değerlendirme yapılacağını öne sürüyor.”

    Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan (s. 139, 140) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Materyalist tarih anlayışına göre; Dünyayı idare eden güç ilahi ve tabiatüstü değildir. Bu anlayışın savunucuları ya Darwin’in canlıların kökeni ve yaşamak için mücadeleleri görüşünü esas alarak, toplum ve devletler tarihinde tıbbi, biyolojik etkenlerin tesirini belirlemek isterler veya Karl Marks’ın ileri sürdüğü Ekonomik etkenlerin etkisini belirlemek isterler. Materyalist tarih anlayışına göre (Marks, Engels, Lenin’ e göre) Hz. Muhammed ile Cengiz Han ancak burjuva aristokrat tabakasının, muhalifleri olan Müseyleme ile Camuka Çeçene karşı yoksul sınıflarının menfaatlerini temsil etmişlerdir. Tarihteki büyük kişilikler ve ideler (idealler) üretim ilişkilerinin yaratıcısı değil ürünüdürler.”

    Alıntı; Tarihte Usul 1, Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan (s. 137, 138) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Hadiselerin seyrinden hatta madde ve cisimlerin geçmişi ve bu gününden bahseden her yazı ve her hikâye tarihtir.”  

    Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan (s. 2) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tarih kelimesi İbranicede “ay” anlamına gelen “yarex” kelimesinden geliyor. Latincedeki “historia” Arapçaya “asatir” olarak girmiştir.” 

    Alıntı: Tarihte Usul I – Zeki Velidi Togan (s. 2) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1974 Aralık ayında ABD kongresi, Sovyet Rusya ve diğer Sosyalist devletlere kredi açmada öncelik verilmesine ve bu devletlere özel imtiyazlar (ayrıcalıklar) tanınmasına karar vermiştir. Aynı yıl İngiltere, Fransa, Almanya, İran, SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği)’ne 8 Milyar Dolar kredi vermiştir.

    Alıntı: Memleketim ve Dünya – Andrei Saharov, (s. 48) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007); Bu sırada biz Amerika’nın içimizdeki uşaklarıyla oluşturduğu strateji gereği,  komünizmle mücadele ederek bir iç savaş veriyorduk. Ayrıca ABD’nin verdiği bu kredi Sovyet sisteminin çökertilmesinin ilk ve önemli ayağı olmuştur. ABD den bu büyüklükte kredi alıp da çökmeyen bir sistem veya ülke var mıdır?

  • Yazarlar, sanatçılar, aktörler, öğretmenler ve ilim adamları öylesine korkunç ideolojik baskı altındadır ki, ilim ve sanat memleketimizden nasıl silinmedi insan şaşıyor.

    Alıntı: Memleketim ve Dünya – Andrei Saharov (s. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Benim fikrimce günümüzdeki Sovyet toplumu, devlet kapitalizmi üzerine kurulmuş bir toplumdur. Kişiler her bakımdan devlete bağlıdır. Tehlikeli dönemlerde bu boyun eğme terörizmi (devlet terörizmini) doğurur. Daha sakin devrelerde ise karmakarışık bürokrasiyi, umursamazlığı ve vasat (düşük)  verimi yaratır.

    Alıntı: Memleketim ve Dünya – Andrei Saharov, (s. 19) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (1977): Bizim içinde bulunduğumuz duruma benziyor.

  • Aristo devlet başkanlarının filozoflardan olmasını istemişti. Arkaday Belinkov “Sosyalizm yutulması kolay fakat tükürülmesi zor bir şeydir.” diyor.

    Alıntı: Memleketim ve Dünya – Andrei Saharov (s. 5) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2007): Saharov, Nobel ödüllü çekirdek fizikçisi, Yahudi. Amerika’ya kaçtı ve orada öldü.

  • Ne zaman yeni bir tiranlık (diktatörlük) ortaya çıkmışsa, ne kadar uzakta olursa olsun onu ilk tanıyan hep İngiltere olmuştur.

    Alıntı: Soljenitsin ve Batı – Aleksandre İsayeviç Soljenitsin, (s. 79) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2007): Çünkü emperyalist ülkenin en kolay sömüreceği ülkeler, halkın değil bir veya birkaç kişinin egemen oldukları ülkelerdir. Bu diktatörleri satın almak, halkı satın almaktan çok daha kolaydır.

  • Rus Atasözleri; “Atlamadan önce bak, yoksa bacağını kırarsın.” “Sana evet diyen düşmanındır. Dostun ise seninle tartışır.”

    Alıntı: Soljenitsin ve Batı – Aleksandre İsayeviç Soljenitsin (s. 40) kitabından birebir alınmıştır.