Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • “Şiddet kullanan bir adamın bir gün şiddet kullanmayan biri olması için umut vardır, fakat bir korkak için hiçbir umut yoktur.” Sf. 135, 136

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 135, 136) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1957’de gazeteci Martin Agronsky’yle yaptığı bir mülakatta şöyle diyordu: “Psikologlar suçluluk kompleksinin iki tepkiye yol açabileceğini söylerler. Biri pişmanlık ve değişme arzusudur. Öteki tepki ise suçluluk duyulan şeyi daha fazla yapmaktır.” Sf. 132

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1948 yılının Ocak ayında genç bir Hindu, bir dini tören sırasında Gandi’ye yaklaştı ve onu vurdu. Böylece, Hindistan, katilin sözleriyle, “dışarıda İslam’la içeride Gandi’yle yüz yüze bırakılması halinde yaşayacağı karanlık ve ölümcül bir gelecek”ten kurtuldu. Sf. 121, 122

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 121, 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gandi şiddetsiz ruh gücü olan satyagraha’nın Hindistan’da aslında hiç olmadığını anladı. Zayıf olduklarında şiddet kullanmayan taraftarları, bağımsızlık onları güçlendirdiği an şiddet yanlısı olmuşlardı. Kendilerine bir bayrak ve bir ordu verildiğinde, hemen birbirine savaş açmışlardı. Şiddetsizliği seçebildikleri sırada, bunu yapmayı reddediyorlardı. Ölümünden iki hafta önce, umutsuzluk içinde, bir muhabire “Satyagraha konusunda hatalı olduğu noktanın, zayıfın silahı olan pasif direnişe en yüksek değeri vermesi” olduğunu söyledi. Sf. 121

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hitler’in Polonya’yı işgal etmesinden sonra, Polonya direnişini savundu. Fakat savaş ilerledikçe Mahatma yalpaladı. Yahudilerin kitlesel olarak enterne edildiklerini işittiği zaman, dünyanın ahlaki öfkesini yükseltmek için Yahudilerin topluca intihar etmelerini tavsiye etti. Sf. 118

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gandi; “Tanrı’nın yarattığı hiçbir insan bir başka insanın kendisinden aşağı olduğunu düşünemez.” Sf. 116

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 116) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mahatma Gandi depresyondaydı. Şiddet içermeyen direniş siyasetinin de öncüsüydü. Bu iki olgunun ilişkili olduğuna inanıyorum. Sf. 109

    Çok utangaç ve çekingendi, büyüklerini eleştiremiyordu. Sf. 110

    Hayatı boyunca Gandi, kaygılı, aşırı utangaçtı; negatif ve kötümser ruh haline yatkındı. Otobiyografisinde, özellikle gençlik dönemine ilişkin bu distimik özelliklerin belirtilerini verir. Sf. 113

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 109 ile 113 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Psikologlar empatiyi, bilişsel, duygusal, motor, duyusal gibi farklı bölümlere ayırırlar. Bu ayrım, biraz soyut olmakla birlikte yararlıdır. Bilişsel empati, öteki kişinin düşüncelerini düşünmek anlamına gelir: Sizin kendi düşünceler kümenize sahip olduğunuzu bilirim ve bu düşüncelerin ne olduğunu anlamaya çalışırım. Duygusal empati, ötekinin hissettiği bir duyguyu hissetmeyi kapsar: Üzgün olduğunuzu gördüğüm zaman üzülürüm; bir bebek ağlamaya başladığında diğerleri de onu izler. Motor empati, ötekinin hareket ettiği gibi hareket etmekle ilgilidir: Bir yetişkinin güldüğünü gören bebekler gülerler. Duyusal empati, ötekinin hissettiği fiziksel bir duyumu hissetmek anlamına gelir: Acı çekiyorsun, ben de çekiyorum; miden bulanıyor ve bunu hissediyorum. Bu deneyim hamilelik sırasında da bazen yaşanır; erkek partner kadının başlangıç ağrılarını, karnının şişmesini, hatta kasılmalar sırasında çektiği acıyı deneyimleyebilir. Doktorlar buna psödosiyezi ya da sahte gebelik derler; en yüksek empatidir. Sf. 105

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir başka araştırma, kişi acı çektiği zaman ateşlenen bazı nöronların, aynı kişi bir başkasının acısına tanık olduğu zaman da ateşleneceğini gösterdi. Burada bir beyin taramasıyla aydınlatılan şey empatinin kendisidir. “Ayna nöron sistemi” kavramını türeten araştırmacılar, insan beyninin %10’unun sadece gözlemlemekte olduğu şeyi sanki yapıyormuş gibi ilettiğini buldular. Beynin onda biri empatiyi iletmek için programlanmıştı. Sf. 104, 105

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 104, 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • Özetle oksitosin, sosyal olarak anlamlı anlarda -cinsel ilişki ve emzirme gibi- duygusal bağlanma duyguları üreten aşk ilacı gibi bir şeydir. Sürekli varlığı sosyallikle, yokluğu ise yalıtılmayla ilişkilendirilir. Empati duygusu gelişmiş kişilerin doğal olarak fazla oksitosin reseptörüne sahip olup olmadıklarını insan merak edebilir. Sf. 104

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 104) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlarda, tıpkı farelerdeki gibi, oksitosin aktivitesi orgazm sırasında zirveye ulaşır ve doğum yaparken ve emzirirken de yüksektir. Sf. 103

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2023); Oksitosin hormonuna merhamet veya sadakat hormonu da deniliyor.

  • Radikal empati siyasetlerinin, şiddet içermeyen direnişin psikolojik dayanağı olduğuna inanıyorum. Depresyon empati gerçeğini açığa çıkarır ve empati de beklenmedik liderlik güçlerini doğurur. Sf. 101

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 101) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sonunda İç Savaş köleliğin yerine ayrımcılığı koydu. Bir başka yüzyılda ırkçılığın sona ermesi için bir başka depresif lideri beklemek gerekecekti. Görevin geri kalanını ancak Martin Luther King’in şiddet içermeyen radikal biçimde empatik siyaseti tamamlayacaktı. Lincoln köleliği yasal olarak sona erdirdi; King ise ona ahlâki olarak son verecekti. Birincisi askeri güç gerektirmişti; İkincisinin ruh gücüne ihtiyacı vardı. Sf. 97

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 97) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir başka hemşehrisi, “Lincoln, tehlikeyi ya da intiharı önlemek için… arkadaşları tarafından bir yere kilitleniyordu.” İnsanlar Lincoln’ın delirip delirmeyeceğini merak ediyorlardı. Sf. 88

    1840’larda, Lincoln arkadaşı olan bir siyasetçiye, zaman zaman “dehşet verici bir melankolinin kurbanı” olduğunu söylemişti, bu yüzden asla cep bıçağı taşımıyordu; bıçak yanındayken kendine güvenemiyordu. Sf. 88

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Churchill’in siyasi akıl hocası, Birinci Dünya Savaşı döneminde Başbakan David Lloyd George bile Hitler’in “zihninde tek bir amaç olan doğuştan lider, çekici ve dinamik bir şahsiyet” olduğunu söylüyor ve şu sonuca varıyordu: “Ülkemizin başında böylesine üstün niteliklere sahip bir adamın olmasını isterdim.” Sf. 83

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • Depresyona girdiklerinde, kaygılı ve huzursuz olduklarında alkol onları yatıştırır; manik olduklarında ve dürtülerini kontrol edemediklerinde ise alkol; cinsel ilişki ve para harcamayla birlikte kendilerini kaybetme arzularına hizmet eder. Sf. 81

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklar, (nörosifiliz gibi) manik depresif hastalığı olan insanlarda genel popülasyona kıyasla daha yaygındır. Sebep ve sonuç ilişkisi kurmak zordur. Lord Randolph nörosifiliz nedeniyle mi akıl hastasıydı, yoksa akıl hastası olduğu için mi manik-depresifti, yoksa ikisi birden mi? Sf. 75

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik İle Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • Biyolojide anksiyetenin eğrisel olduğu genel olarak kabul edilir. Orta miktar, organizma için iyidir; zinde, savunmaya ya da kaçmaya hazır durumda tutar. Çok azı, organizmayı yırtıcılara ya da diğer tehlikelere açık hale getirir; çok fazlası, aşırı strese neden olarak organizmayı tehlikeyle daha az baş edebilecek hale getirir. Sf. 72

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.

  • En normal, zihinsel bakımdan sağlıklı insanlar şu özelliklere sahiptiler: Mutluluklarını abartırlar ve işler iyi gittiğinde bu yanılsama daha da kötüleşir. Sf. 71

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Psikolog Martin Seligman 1967’de, “öğrenilmiş çaresizlik” adında çok etkileyici bir depresyon teorisiyle öne çıktı. Depresyonda olan insanların dünyayı olumsuz gördüklerini, çünkü erken başarısızlıkla yaralandıklarını ve çaresizlik duygusunu öğrendiklerini düşünüyordu. Sf. 67

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.