“Tabiat kendi kanunlarına göre alçaktan yüksek şekillere doğru olmak üzere kendi kendine gelişir. Cansız tabiatın, kendi kendine hareket etmesi sonucunda kendisinin aksini (zıddını veya anti tezini) meydana getirmiştir. Gelişme de aynı şekilde vuku bulur (oluşur). Sosyalizmi de yaratan dış kuvvetler değildir, kapitalizmin kendi kanunları ve onlara dayanarak ortaya çıkan gelişme, onun zıddı (anti tezi) olan sosyalizmi ortaya çıkartır.” …. “müspetin (olumlunun veya tez’in) aslında menfiliği de (olumsuzluğu da, antitezi de) ihtiva etmesi (içinde bulundurması) onun kendi kendinin dışına çıkmasını ve değişmesini mümkün kılar.” diyen Hegel böylece Diyalektiğin esasını teşkil etmiştir (oluşturmuştur).“
Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 175, 176) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (2008); Materyalizm ya da Marksist felsefe, tabiatı, sosyal olayları, yaratılışı daha kolay anlamayı ve çözümlemeleri daha rahat yapmayı sağlayan, bir kabuller topluluğudur. Marks, bunu ortaya koyduğu zaman bilimsel düşüncenin önünü açan mucizevî bir formülasyonu keşfetmiş gibiydi. Halen de insanlık için varoluşun ve tabiatın incelenmesinde kullanılacak nerede ise tek anahtar bu kurallardır. Eğer Newton fizik problemlerini çözmek için, hareketin uzayda ve zamandaki boyutlarını belli bir Kartezyen sisteme göre, kabul edilebilir ve hataları ihmal edilebilir olan, seçilmiş bir koordinat sistemine göre çözme yoluna gitmese idi, fizik biliminin bugünkü duruma gelmesi çok zaman alırdı. İnsanoğlu Materyalist düşüncenin kabul edilebilir hatalarını da ortadan kaldıran daha karmaşık ve daha doğru bir düşünce sistemi buluncaya kadar, önemli bir sistem..
Yorum bırakın