Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“.. Kaçan Halife, TBMM’ce görevden çıkartıldı. Yerine sonuncu Halife olan Abdülmecit Efendi seçildi. … Seçilecek kişinin de Padişahlık eğilimi ve iddiasına kapılarak herhangi bir yabancı devlete sığınması olasılığını ortadan kaldırmak gerekirdi. Bunun için İstanbul’da bulunan görevlimiz Recep Paşa’ya (Refet Paşa olması gerekir) Abdülmecit Efendi ile görüşüp ve dahası, elinde TBMM’nin halifelik ve padişahlık konusunda aldığı kararı tümden kabul ettiğini gösterir bir de belge alarak göndermesini yazdım. Bu yazdıklarım, yapılmıştır. .. 18 Kasım 1922 günü, İstanbul’da Refet Paşa’ya “İslam dünyasına duyurulmak üzere düzenleyeceği bir bildiriyi sizin aracılığınızla, önce bize şifre ile bildirecektir, onaylandıktan sonra size bildirilecek, ondan sonra yayınlanacaktır. Bu bildirinin içeriğini başlıca şu noktalar oluşturacaktır: a) TBMM’nin kendisini Halife seçtiğinden dolayı sevindiğini açıkça belirtecektir. b) Vahdettin Efendinin davranış biçimini ayrıntılı olarak kınayacaktır… e) İşbu bildiride yukarıda sözü geçenlerden başka siyasa ile ilgili sayılabilecek bir görüş ve düşünce ileri sürülmeyecektir. .. 19 Kasım 1922 günü kapalı bir telyazısı ile Refet Paşa cevap veriyor: “Abdülmecit Efendi, imzasının üstünde Müslümanların Halifesi Mekke ile Medine’nin kulu sanını koyabileceği, Cuma selamlığında Halifelere özgü kaftan giyebileceği, Fatih’inkine benzer bir sarık sarabileceği ve bunun uygun olacağı görüşünde bulunmuş. İslam dünyasına yayınlayacağı bildiride ise Vahdettin için bir şey söylemek istememiş, özür dilemiş…”   Refet Paşa’ya 20 Kasım 1922 günü verdiğim cevapta, …. Cuma selamlığında Fatih’in kılığına girmesini uygunsuz bulduğumu Redingot veya İstanbulin giyebileceğini, askeri giysinin besbelli söz konusu olamayacağını, bildirdim… Vahdettin’in adı anılmaksızın eski Halifenin kişiliğinin ve zamanında düşülen kötü durumun söz konusu edilmesi gerektiğini bildirdim.”

Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 460 ile 462 arası) kitabından birebir alınmıştır. 

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın