“Her Alay’ın başında tek bir harf okumasını dahi bilmeyen bir Kaymakam (Yarbay)dikilmiştir. Bu Kaymakamlar da o aşiretin eski ağası idi. Yine her Alay’da Aşiret Ağasının arkasından iki Binbaşı ve Aşiret ileri gelenlerinden dört Yüzbaşı, sekiz Mülâzım (Teğmen) vardı. Bunların hiç biri okuma yazma bilmezdi. 1893 yılında bu Hamidiye Alaylarının Kaymakamları, Padişah’ın huzuruna çıkmışlar, Abdülhamit bunlara “Benim, Kürtlerin babası olduğumu unutmayın.” demiştir. Bu Alaylar padişahtan aldıkları delaletle (yol göstericiliği ile)rakip Aşiretler ve şehir halkı üzerinde terör estirmişlerdir. Meşrutiyette (1908 den sonra) Hamidiye Alaylarına bir Nizamiye Binbaşısı verilerek bu başıbozukluklarına son verildi. Disiplinli bir çalışma şekli ortaya çıktı. … 1912 Balkan harbinde Hamidiye Alaylarının eğitimleri hızlandırıldı, ancak batı cephesine götürülmeyip, Doğu cephesinde bırakılmışlardır…. 1914’te başlayan 1.Dünya harbinde Hamidiye Alayları, Rus cephesinde savaşıp yenilmişlerdir. 1915’de Enver Paşa’nın ağır yenilgisinden sonra bu Alaylar dağılıp eşkıyalığa başlamışlardır. … Bu Alaylar 1918 yılının sonbaharında terhis (salıverme, askerliğin bitimi) edilerek köylerine yollanmış, tamamen ilga (ortadan kaldırma) edilinceye kadar da hiç bir işe yollanmamışlardır… İstiklâl Harbi yıllarında hiç bir Hamidiye Alayı savaşa katılmamış, hatta Cibranlı Halit’in çabası ile milli Kürt hareketine yönelmişler, Alevi aşiretler ise Mustafa Kemal’den yana tavır koymuşlardır.”
Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi, Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.124-153) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.
Yorum bırakın