Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

“Başbakan Rauf (Orbay, Paşa) bir jandarma müfrezesi (birliği) ile Çankaya’da Mustafa Kemal’in köşkünün yanındaki köşkü basıp, Osman’ın tevkif edilmesi emrini vermiş. Mustafa Kemal Rauf’a haber yollatmış. “-Bu adamın yanında bu kadar haşarat var. Bu iş bu kadar jandarmayla olmaz, ben askerle yaparım..” demiş. Ona Rauf aptalı da kanmış. Jandarma işini bana bizzat Mustafa Kemal anlattı. Hakikaten Ağa’nın (Topal Osman Ağa) yanında birkaç yüz adamı vardı ki hepsi de eşkıya idi. Keza bunlardan iki yüz kadarını da Ağa, Mustafa Kemal’e vermişti. Birkaç senedir Mustafa Kemal’i bunlar koruyorlardı… O dönem Ağa’nın yanında bulunan birinden, çok sonra yaptığım tahkikata (araştırmaya) göre, o günlerde Ağa çok korkmuş, çok telaş etmiş. Mustafa Kemal teselli vermiş. Gecelerini Mustafa Kemal’in yanında geçirmiş. Demek, Ağa cinayeti yapar yapmaz cenazeyi en emin yer olarak Mustafa Kemal’in köşkünün yanına gömmüş.  .. Telefonla beni Çankaya’ya istediler. Otomobil yolladılar… Mustafa Kemal büyük salonda kanepede oturuyor. Rükû (namazda 90 derece öne eğilmek)derecesinde öne eğilmiş. Yüzü hiç abartısız tamamen sarı toprak gibi. Elimden tuttu karşısına oturttu. Baktım İsmet’te karşısında oturuyor. Mustafa Kemal bana; “-Ne yapacağız?” dedi. “-Bilmem, Paşa!” dedim. “-Bu işi temizlemek lâzımdır!” dedi. dedim ki; “-Bu adam buraya hücum edip size bir şey yapmasın …?” Dedi ki; “-Osman sakindir, Onu ben oyaladım, ele vermeyeceğimi vaat ettim. Emindir (güvenmiştir). Yarım saat evvel yine burada idi. Yapmaz.”   “Her halde tedbir gerekir.” dedim. “-Osman kolay ama Meclis’te ne yapacağız?” dedi. …Olay tamamıyla anlaşıldı, cinayeti örtmek için yeni bir cinayet lâzımdır. Topal’ı öldürecek. Dedim ki; “-Henüz barış olmadı, bu Meclis ile Hükmet zayıftır, bu Meclis bu olayı parmağına dolayacak, müthiş şeyler olacak. Bu da dış işlerimize etki edecek. Anarşi görüntüsü verecek. .. bu Meclis’i fesih etmek gerekir.” dedim. Baktım hepsi memnun oldular. … Genelkurmay’da yattık. Sabaha karşı bir yaylım ateşi gürültüsü ile uyandık. Yani bizim Çankaya’dan hareketimizden üç saat sonra idi….Sonra Mustafa Kemal’e sordum anlattı; “-Plan çizdim. İsmail Hakkı’ya (Muhafız Bölüğü Komutanı, Binbaşı) verdim. Sabaha kadar plan gereği mevzileri (silahlı mücadele yapılacak yerleri) tuttu. Ben de daha evvel yanımdaki korumalardan Osman’ın adamlarını iki kısım ettim. Ankara üzerine eşkıya hücumu var diye birini Çankaya yoluna, diğerini de Çubuk yönüne çabucak yönlendirdim. Ben de Ankara’ya geldim. Osman, İsmail Hakkı’nın teslim teklifine silahla karşılık vermiş. Çatışma olmuş, silahla vurulmuş.” Bu Mustafa Kemal’in rivayeti….Sonraki benim araştırmama göre (ki orada bulunan birinden yapılmıştır.) Çatışma olmamış. Yaylım ateşleri kasıtlı olarak yapılmış, yapılmış ki herkes çatışma var zannetsin. Osman ilk hamlede teslim olmuş, İsmail Hakkı, Ali Şükrü olayında Osman’a yardım eden sekiz adamıyla Osman’ı almış götürmüş. Dokuzunu da tabanca ile öldürmüş….Sonradan Latife’nin bana söylediğine göre, Osman Mustafa Kemal’in evine kurşun atmıştır. Hatta elbiseleri dolapta kurşunla delinmişti.”

Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1177) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın