BAKKAL’IN NOTU (1995): Osmanlı’da bürokrata erbabı-ı kalem (kalem ustası) deniliyor. Uzun yıllar bürokratı sadece kalem tanıtıyor. Masa kullanılmıyor. Arap alfabesi sağdan sola yazıldığı için masaya pek ihtiyaç duyulmuyor. Çünkü sağ ele alınan kalem, biraz bükülen vücutla, sol ayak üzerine konulan kâğıda yazılabiliyor. Latin alfabesinin alınması Türkiye de çok önceleri de tartışıldı. Namık Kemal Bey buna karşı çıktı. Bu karşı çıkış son derece akılcı ve materyalist. Masa ihtiyacının ortaya çıkacağını söylüyor. Ve her kâtibin boynuna bir masa asmak gerekeceğini söylüyor.
Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf.256) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın