“Yıl 1938, Avrupa kaynıyor, savaş ve Bolşevizm tehlikesi kapıda. Türkiye Cumhuriyeti işi sıkı tutuyor ve Ordu’yu temizliyor. Bu arada işin içine Nazım da katılıyor.”
(Nazım ve arkadaşlarının yargılandığı Divan-ı Harp’ten bir anekdot;)
“Harp Okulu öğrencisi Şadi Alkılıç İstanbul’a bir telgraf çekmiş; “anama nasıl bağlıysam Hikmet’e de öyle bağlıyım.” diye. Şadi tabii ki Divan-ı Harpte. Sonunda hem öğrenci hem de evli olduğunu, eşinin adının Hikmet olduğunu ve annesi ile eşinin geçinemediğini, bu telgrafı da bu anlamda çektiğini itiraf ediyor. Çünkü öğrencinin evlenmesi yasak.”
Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 649 ile 651 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın