“1.Ayanlar, Padişahın bütün emirlerini aynen yerine getirmek suretiyle ona bağlı kalacaklar.
2.Padişah aşırı ölçüde vergi koymayıp adil ve eşit vergi alacaktır.
3.Padişahın vekili durumunda olan Sadrazamın mevcut yasalar ve bu anlaşmalar uyarınca vereceği emirlere aynen uygulanacak, aksi halde hep birlikte karşı çıkılacak.
4.Ayanlar, devletin eyaletlerden asker toplamalarına karşı çıkmayacaklar, çıkanlar hakkında bütün ayanlar davacı olacak.
5.Bütün ülkede hazine gelirlerinin, devletin yürürlükte olan yasa ve hükümleri doğrultusunda toplanması sağlanacak.
6.Bütün ayanlar aynen devlet adamları gibi bu anlaşmaya uyacaklar.
7.İstanbul’da askeri ocaklarda ayaklanma başladığı takdirde bütün ayanlar, hiçbir emir beklemeksizin derhal İstanbul’a gelip ayaklanma çıkaran ocağı ortadan kaldıracaklardır.
Ek bir madde konularak, atanan her yeni sadrazam ve şeyhülislamın bu anlaşma senedini imza etmek zorunluluğu belirtilmiştir. Bu belge ile Osmanlı Devleti Anadolu ve Rumeli’nde kendi başlarına buyruk durumuna gelmiş olan (muhtar, özerk) ayanların varlıklarını resmen kabul etmiş oldu.”
Alıntı: Türkiye Tarihi IV – Yaşar Yücel ve Ali Sevim, (Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1995): Osmanlıda ilk kez padişahın yetkileri kısıtlanmış ve sınırlanmış oldu. Ancak İkinci Mahmut bu Senedi İttifakı benimsemedi.
Yorum bırakın