Harbord Misyonundan üçüncü adam, Tuğgeneral Mosley’dir; görüşmede General Mosley de bulunuyor. Mosley, daha önce değinmiş bulunuyorum, ayrı bir rapor kaleme alıyor, buna göre Mustafa Kemal, Harbord Heyeti ile görüşürken daha önce yabancı devletlerle ilişkilerden yakınıyor ve bunların Türkiye’yi yönetmeye kalktıklarını söylüyor ve daha sonra da, «eğer mandanın verileceği ulus Amerika ise hiç bir güçlük olmayacaktır» diye ekliyor. Bütün kaynaklar, Mustafa Kemal’in bir Amerikan mandasını açıklıkla istediğini ortaya koyuyor.
General Mosley’in raporunda kaydedilmeye değer bilgiler var; Kemal Paşa ve arkadaşlarının bir «birleşik İslam imparatorluğu» peşinde koştuklarını Rauf Bey’in bunu açıklıkla dillendirdiğini yazıyor. Sf. 244
Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 244) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (2022): Manda: Yabancı bir kelime, İngilizcesi Mandate, Fransızcası Mandat. Birinci Dünya savaşından sonra kimi az gelişmiş ülkeleri kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler Cemiyeti adına yönetmek üzere bir büyük devlete verilen vekillik.
Yorum bırakın