Bir noktayı vurgulamak durumundayım: Kemal’in kişiliği güvenilir görünmüyor, sadakati bulunmuyor, Büyük Britanya’dan ve Vahdettin’den umutlar alıyor ve bunlara umutlar veriyor, fakat eninde-sonunda kurtuluş hareketinin dışında kalamıyor. Hırsının, cesareti ve yeteneğinden daha büyük olduğunu sanıyorum; kurtuluş hareketini, kendisine rakip olabilecek bütün imkânlardan uzak tutuyor. Güçleri zayıflatıyor ve ufku daraltıyor. Ancak, kurtuluş hareketinin içinde kalıyor.
Tezi yazıyorum: Kemal, güvensizlik kompleksiyle, kurtuluş hareketinin çapını küçültmüştür.
Kemalist yorumcuların Kemal’de buldukları gerçekçilik, hareketin ufkunu daraltmak olarak ortaya çıkıyor.
Amasya Buluşması, Kemal’in Samsun’a çıkışından çok daha büyük bir önem taşıyor. «Amasya Yaranı», Ordu Müfettişi Kemal, Yirminci Kolordu Kumandanı Ali Fuad, Üçüncü Kolordu Kumandanı Refet, telgraf başında On Beşinci Kolordu Kumandanı Kazım ile ordudan ayrılmış Rauf’dan meydana geliyor. Kazım, en güçlüsü, Rauf ise en kararlısı izlenimi veriyor. Amasya’da Kemal bir yeni duruma yöneliyor. Sf. 414
Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 414) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın