Gazi Paşa; “Getirin göreyim …” demiş. Yukarı çıkarıyorlar. Ziya Hurşit Bey Gazi ile göz göze gelince bir an duraklıyor;
“-Ziya Hurşit Bey! Uzun bir zaman teşriki mesai (birlikte çalışma) etmiş değil miydik? Bir gaye uğrunda çalışmadık mı?”
“-Evet Paşam!”
“-Nedir bu suikast? Hem de şebekenin elebaşısı, ruhu imişsiniz, öyle mi?”
“-Öyle doğrudur! Suikast yapmaya geldim. Amma düşüncede kaldı. Fiile çıkamadı.”
“-Sizden bunu beklemezdim.”
“-Dünya beklenmedik şeylerle doludur Paşa’m. Ne yapayım ki karşınızda bu durumda, suçlu olarak bulunuyorum. Ne diyebilirim ki?”
On dakika kadar böyle konuşuluyor. Sabahleyin; “Beni tekrar Gazi’ye götürün, görüp söyleyeceklerim var!” diyor.
Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 12, 13) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Ziya Hurşit ikinci görüşmede, Mustafa Kemal Paşa için bir suikast teşkilatının var olduğunu ve kendisinin görevlendirildiğini söylüyor. Biraz daha geniş bilgi veriyor. Hatta Kandemir’e göre önceki görüşmesine nazaran Ziya Hurşit tavrını değiştiriyor.
Yorum bırakın