(İstiklâl mahkemesi intikam alıyor, Ziya Hurşit tam suikastın yapılacağı yerde asılıyor!)
(Ziya Hurşit idam sehpasının önünde şunları söylüyor: )
“-En son gelir bezme (eğlence meclisine) ekâbir gelirmiş derler ya, ben de sonuncu asılan mıyım?” Cevap alamayınca sesini yükseltti; “-Ben zaten başka şey beklemiyordum. Sizin elinizden yalnız bu gelir. Amma buda zevk. Hürriyetsiz bir memlekette yaşamaktansa, namusuyla ölmek daha hayırlıdır.” Diyor. Ve sehpaya bakarak; “-Ne mükemmel şey salıncağa da benziyor.”
… Etrafındaki kalabalık arasından birine gözünü dikerek; “-Kılıç Ali mi o? Nerede bakayım?” deyince, cellâdın rivayetine göre Kılıç Ali de görünmemek için çömeliveriyor.
…Cellât telaşlanınca; “-Acelen ne kuzum. Telaş etme. Gidiyorum işte. Dünya sana kalacak.” “-Haydi, Allahaısmarladık” demiş ve polis müdürü Asım Bey’in “-Uğurlar olsun” cevabına, gülümseyerek can vermiştir. Kadifekale civarındaki Kokuca Mezarlığına defnedilmişlerdir.
Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın