“Dr. Nazım Bey’in Ziya Hurşit ile doğrudan doğruya bir ilgisi olmasa bile, geniş bir gizli örgüt tarafından yapılmak istenen suikast hadiseleri ile ilgili bulunmaması mümkün değildir. .. Asılan Şükrü’nün bu kadar yakından dostu olduğundan dolayı behemehâl bu işten haberdar olması gerekeceği mantıki zorunluluktur.
Cavit Bey’e gelince, evindeki toplantıların sıradan bir toplantı olmadığı anlaşılmıştır. Sarı Edip Efe de Cavit Bey’in gizli bir heyete yardım ettiğini söylemiş, Cavit Bey bunu da inkâr etmiştir.
Ardahan Mebusu Hilmi Bey de gece-gündüz Abdülkadir ve kara Kemal ile pek sıkı bir ilişkiye girmiş olması ve kendisinin eskiden beri gayet olumsuz (menfi) bir ruh taşıması nedeni ile bu cereyandan uzak kalamayacağı muhakkaktır.”
Savcı, Dr. Nazım, Cavit, Nail ve Hilmi Beylerin idamlarını, bu arada Ali İhsan, Vehbi, Hüsnü, Edhem, Hamdi Baba, eski İzmir Valisi Rahmi ve Rauf Bey gibi zanlıların çeşitli cezalara çarptırılmasını istedi. Beraatı istenenler arasında Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey’de vardı.”
Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın