Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(Yer Ankara, henüz suikast olayı duyulmamış, Ziya Hurşit yakalanmamış. İstiklâl Mahkemesi heyeti, Çankaya civarındaki Maraş Mebusu Nurettin Bey’in köşküne serinlemek ve akşam yemeği için gidiyorlar, buradan çıkınca Eskişehir Mebusu olan ve İzmir suikastı davasında astıkları Ayıcı Arif Bey’in köşküne gidiyorlar. Arif Bey bu mahkeme heyetini görünce heyecanlanıyor.)

Oturur oturmaz ben, hiçbir sebep olmadığı halde, muhakkak bir latife (şaka) yapayım diye;

“-Ey Arif Bey! Şimdi doğruyu bize söyle bakalım. Son toplantınızda kimler vardı ve nelere karar verdiniz?” dedim. Benim bu şakamdan, Arif ürker gibi bir durum alınca Ali Bey sıkıldı.

(Kılıç Ali bu muzipliğe devem ediyor ve defalarca soruyor, İstiklâl Mahkemesinde de benzer soruyu defalarca soruyor:) 

Günün birinde;

“-Arif Bey, İsmet Paşa ile niçin bu kadar uğraşıyorsun? Gazi sıkılıyor?” demiştim.   Hemen cebinden bir defter çıkartmış;

“-Birader nasıl uğraşmayayım? İşte bak; İsmet Paşa Milli savunmanın askeri arabaları ile köşküne kireç naklettirmiş! Bu olur mu ya?”  Arif Bey küçük şeylerle uğraşırdı. 

Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955 – Sf. 37, 38) kitabından birebir alınmıştı.  

BAKKAL’IN YORUMU (1995): O dönemde yapılan yolsuzluklar yanında bu konu hakikaten küçük şey miydi?

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın