Ali Şükrü Bey, aydın, vatansever bir kişi olmasına rağmen ruhen olumsuz (menfi) yaradılışlı, dini bir taassup sahibi idi. Gazinin işretini (içkili toplantılarını) dedikodu konusu yapanlardan birisi de o idi. Osman Ağa (Laz Topal Osman) Ankara’ya ilk geldiği zaman Ali Şükrü Bey şiddetle onun aleyhinde olmuş, fakat Sakarya savaşından sonra araları çok iyi olmuştu. (Kılıç Ali adını açıklamadan, Ağa’nın adamlarından birisi bana olayı şu şekilde anlattı diyor:). Ali Şükrü Bey bir gün sokakta, Ağa’nın adamı olan Mustafa Kaptan’a rastlıyor. Onu Tan Gazetesinin matbaasına götürüyor. Orada Mustafa Kemal’in içki meclislerinden ve despotluğundan şikâyet ediyor. Padişahı atıp yerine geçeceğinden bahsederek bunlara engel olmak için Mustafa Kemal’i yok etmek gerektiğini söylemiş. Mustafa Kaptan’da bunu Osman Ağa’ya söylemiş ve Ali Şükrü Bey’i tepelemeye karar vermiş. Mustafa Kaptan’ın mahkemede anlattığına göre, son günlerde yağlı-ballı olan bu iki adamın arasında eskiden beri husumette varmış. Ağa, Mustafa Kaptan’a “Sana söylediği şeyi görüşmek için Ali Şükrü Bey’i bana gönder” diyor. Hasta yatağında iken Ali Şükrü Bey düşüncelerini anlatmış, tam bitirecek iken iki kişi onu boğmuşlar.
Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955 – Sf. 91 ile 100 arası) kitabından birebir alınmıştı.
Yorum bırakın