Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(Sakarya harbi sırasında, 1 Nolu Ankara İstiklâl Mahkemesinde işbaşındalar. Mahkeme salonuna giderken, cepheye sevk edilen bir birliğe rastlıyorlar, perişan bir kıyafet, dermansız bir vaziyet, askerlerin hali içler acısı. Aynı günün akşamı, mahkemeden çıkmış ve aynı yoldan evlerine giderlerken başka bir manzara ile karşılaşıyorlar, Kılıç Ali ve Topçu İhsan galeyana geliyorlar:)   

Fırka Kumandanlarından Miralay Hulusi Bey’in evinin önünde, üstü başı muntazam, sıhhati yerinde, dinç bir asker, balta ile odun kırıyor. Belli ki bu asker emir eriydi. Böyle sıhhati, kuvveti yerinde bir nefer gerilerde alı konuluyor, hasta, perişan kimsesiz olanlar cepheye sevk olunuyordu. Bu nasıl olurdu? Tekrar mahkemeye dönmüştük. Durumu yeni baştan mütalaa (okuduk) ve münakaşa ettik (tartıştık). Merkez Kumandanı Miralay Şevki Bey’e Fırka Kumandanı Hulusi Bey’in tevkifi ile mahkememize sevkine dair bir tezkere yazdık ve derhal gönderdik. Hulusi Bey’in bu hareketi mahkememizi ilgilendiren suçlardan birisi idi.  Mahkemede Hulusi Bey’in gelmesini bekliyorduk. Şevki Bey telefonla Hulusi Bey’in tevkifine, Milli savunma Bakanı Müsteşarı Kâzım Bey tarafından mümanaat edildiği (iyilikle karşı çıkıldığını) bildirildi. Bunun üzerine, Merkez Kumandanına derhal Kâzım Bey’in de mahkeme kararına muhalefetten dolayı, muhakeme edilmesi için hemen tevkifi ile mahkemeye sevki emrini verdik.   Kâzım Bey’in bu hareketi de İstiklâl Mahkemesi Kanunu’na göre suçtu.   …. bu emir ve karar herhangi bir yerde, her hangi bir kimse tarafından mümanaata uğrarsa, meseleyi BMM’ye arz ederek, gerekirse istifa edecektik. Az sonra İhsan ile beni Mustafa Kemal Paşa istasyondaki ikametgâhına çağırdı. Paşa karar ve hareketimizi, yetkimizi aşan bir taşkınlık addetmiş, çok hiddetli idi. 

“Fırka Kumandanını, onu takiben de Müsteşar Kâzım Bey’i hodbehot (kendi kendinize) tevkif ve muhakeme altına almak yetkisini nereden aldınız?” 

(Cevap veriyorlar, orduyu takviye etmeye çalışıyoruz, yetkimizi İstiklâl Mahkemesi Kanunundan alıyoruz diyorlar. Bunun üzerine Paşa, İstiklâl Mahkemesi Kanunu’nu getirtiyor. Mustafa Kemal Paşa asabi vaziyetini değiştirdi diyor. Ve;)  

  “-Ben şikâyet ettiğiniz bu durumun önleneceğini vaat ediyorum. Bu tezkerenizi geri alarak bu seferlik bu kararınızda ısrar etmemeniz mümkün müdür?”  dedi. İhsan Bey’le düşündük,. Paşa bu son düşünce ve kararımızdan memnun olmuştu. İhsan ile bana imzalı ve yazılı birer fotoğraflarını vererek memnuniyetlerini bu şekilde açık ettiler.

Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955 – Sf. 77 ile 79 arası) kitabından birebir alınmıştı.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın