Tekelli düzende sokaktaki insanın kültürü reklam kültürüdür; dili, reklamcının basit düşünmeye mahkûm eden dili oluyor. Hobson, emperyalizm ile halk yönetiminin ortak hiçbir yanı olmadığını ileri sürüyor. Bu saptama 1902 tarihlidir ve her geçen zaman Hobson’u doğruluyor. Tekelli ve emperyalist düzene geçen her ülke halk yönetimini bir kenara atıyor.
Başkanlık sistemi, bürokratik yönetime en uygun sistemdir.
Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1996): Hoca’nın 1992 yılında öngördüğü şeyler. Bir bir gerçekleşiyor.
Yorum bırakın