Suriye, Lübnan ve Ürdün’de Osmanlı eğitimi almış personel bu ülkelerin yönetimini üstlenmiş, daha az ölçüde de olsa … Irak’ı da benzer bir kadro yönetmiş, hatta sık sık mandater Fransız ve İngilizlerle anlaşmazlığa düşmüştür. Osmanlı ordu geleneği tüm Ortadoğu ülkelerinin ordularında varlığını güçlü biçimde sürdürmüştür. Mısırdaki milliyetçi başkaldırının çekirdeğini oluşturan “özgür Subaylar Komitesi” nde bile aynı gelenek söz konusudur. 1870’lerin başlarında ülkeyi modernleştirmek için kaleme alınan Mecelle adlı medeni kanun Türkiye Cumhuriyetine de yasal çerçeve kazandırmıştır. 1926’da kabul edilen yeni Medeni Kanun İsviçre uygulamasından çok şey almakla birlikte yine de büyük çapta Mecelle, İslam geleneklerini batılı hukuk kavramlarıyla uyumlu hale getirmek isteyen tüm toplumlar için bir model görevi yapmıştır.
Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 420) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın