Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(Genelkurmay Harp Dairesi Yayınından alıntı;)

“Asiler Genç’ten ve Çapakçur’dan sonra yavaş yavaş Palu’ya doğru yürüdüler. Asileri Murat nehrinin batınına geçirmemek için Önceden Havik geçidine bir müfreze gönderilmişti, fakat asiler 23 Şubat günü Murat nehrini geçtiler ve Havik’te bulunan müfrezeyi subayları ile beraber, Bucak Müdürü de dâhil olduğu halde esir ettiler. İleri hareketlerine devam eden asiler Elazığ’a 3-4 saat mesafedeki köyleri de işgal ederek 24 Şubat sabahı saat 03.00 te Elâzığ il merkezinin çevresine yerleştirilmiş bulunan kuvvetler üzerine taarruza başladılar. 20 er ve bir makineli tüfekten müteşekkil küçük bir müfreze tarafından korunan Hanik Köyü güneyindeki cephane deposu asilerin eline geçmiş ve yağma edilmeye başlanmıştı.”

On yedinci Tugay Komutanı Osman, Tarihe göre, “hayatını tehlikeye atacak derecede cesaret göstererek”, Elazığ’ı müdafaa ettiyse de, Elazığ da Kürt Kuvvetlerinin eline geçiyor.

Asiler şehre girer girmez önce jandarma dairesini yağma ettiler. Hapishanedeki tutuklu ve hükümlüler serbest bırakıldı, Adliyedeki evrak yakıldı. Bu sırada hükümet binasına giren asi lider Şeyh Şerif, ahaliyi toplayarak maksat ve gayesinin, dini ve Kur’an’ı kurtarmak olduğunu, ahaliye katiyen tecavüz niyetinde olmadığını söylüyordu. O, bu teminatı verirken, öte yandan avanesi evleri ve mağazaları yakmaya başlamışlardı. Bu alçakça hareket karşısında halk Şeyh Şerife başvurmuşsa da çapulculuk önlenememişti.

“Bir yandan Elazığ’ı işgal eden asilere karşı askeri tedbirler alınırken, diğer yandan asilerin yağmaladığı ve çapulculuklarına karşı cephe alan halk, silaha sarılmış ve giriştiği savaşma sonunda 26 Şubat’ta asi Kürtleri, şehri boşaltmaya mecbur etmişlerdi. Firar eden asilerin büyük bir kısmı Palu doğrultusunda çekilmişlerdi.”

Elazığ’ın düşmesi ve Hükümet kuvvetlerinin tekrar eline geçmesi Kürt aşiretleri için de dönüm noktası oluyor; Kürt aşiretlerinin bir bölümü, Hükümet kuvvetleri yanında yer almaya karar veriyorlar. Bundan sonra ayaklanma, bir yanıyla da, Kürtler arası iç savaşa da dönüşüyor.

“Palu’ya gelen Şeyh Şerif tekrar Elazığ’a yürümek istemişse de Pertek yönlerinde, Doğu Dersim ve Mazgirt’ten gönderilen gönüllü aşiret kolları ile yaptığı çarpışmada fazla zayiat vererek Bulanık köyüne çekilmeye mecbur olmuştu.”

Elazığ’ın tekrar hükümet kuvvetlerinin eline geçmesi, Şeyh Said ayaklanmasında önemli bir dönüş noktasıdır. Ancak asıl yenilgiyi Diyarbakır’ın Kürtler tarafından zapt edilememesi belirliyor. Sf. 294

“Nihayet 8 Mart 1925 sabahı güneş doğarken, asi kuvvetler, ilk kez karşılaştıkları bu örgütlü ve azimkâr direnme karşısında dayanamayarak dağınık bir halde kaçmaya başladılar.” Sf. 295

Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 294, 295) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın