26 Nisan 1920 tarihinde 4. İçtima 2. Celse
Ceza Kanunu’nun Hıyaneti Vataniye Kanunu ile ilgili maddesi görüşülüyor:
Madde 56;… Kaziyei fesat (fesatlık yapma isteği) tamamıyla fiile çıkar veyahut maddei fesadın icrasına (fesatlığın maddi olarak uygulanmasına) başlanmış olursa, ol kimse kezalik (böylece) idam olunur.”
(3. Celsede de görüşme devam ediyor:)
Mehmet Şükrü (Karahisarısahip) (Hıyaneti Vataniye Kanunu teklif sahibi); “-.. bu kanunu müstacelen (aciliyetle) tatbik etmek (uygulamak) ve serian ibreti müessire kaziyesini (seri bir şekilde ibret alınması hükmünü) mahallinde (yerinde) göstermek lâzımdır. Bunu inkılâplar icap ettirir (devrimler bunu gerektirir).”
(3. Celsede Alafranga saat konusu görüşülüyor:)
Mustafa Kemal Paşa (Reis Paşa); ” …içtima saatlerimizi (genel kurul toplantı saatlerimizi) alaturka ve alafranga olarak zikredelim… Yarın, öğleden sonra alafranga saat ikide ve alaturka saat altı buçukta içtima etmek üzere celseye hitam (son) veriyorum.” (1)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 01 (23.04.1920 / 19.05.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima;4, Celse:3 – Sf. 83 ile 85 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (1995): Bu kanun maddesi Osmanlıdan kalmış ve sadece eylemi cezalandırıyor. Yeni teklif edilen kanun ise düşüncede kalmış fikirlerin sahiplerini cezalandırmak istiyor.
BAKKAL’IN YORUMU (2022): Çocukluğumda yani 60’lı yıllarda camilerdeki saatler hâlâ alaturka ayarlıydı. Sanki yeni uygulamaya bir direniş gibiydi.
Yorum bırakın