Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

23 Ekim 1920 tarihinde 88. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey.

(Dilenciliğin Men’ine (yasaklanmasına) Ait Kanun Teklifi Encümene gönderildi.   BMM’nin neşriyatına karşı cürüm işleyenler, yırtıp atanlar, ilan etmeyenlerin vatan hainliğiyle yargılanmasına dair Tunalı Hilmi’nin kanun teklifi. İrşad encümenine gitti. )

Bedeli Nakdi Kanunu Teklifi Görüşülüyor;

Opr. Emin Bey (Bursa); “-…  bedeli nakdi (parasal bedel, bedelli askerlik) ahzı (alınması); yine eskiden beri devem edegelen aristokrasiyi idame ettirmekten (devamını sağlamaktan) başka bir şey değildir…” Sf.150

Hüseyin Avni Bey (Erzurum):  (Avrupa’da Bakan çocuklarının bile orduda şoför olarak görev yaptıklarını söylüyor.) 

Vehbi Efendi (Konya); “-..Bu, bedel verecek zenginler yine askere gitmeyecekler, fakat bu paraların kimlerin cebinde kalacağını da düşünün. … Yün yatak içinde yatanlarla, rençperlik edenler (çiftçilik yapanlar) bir değildir efendiler. Zenginler oraya gittiğinde bir mülâzım (teğmen) veya çavuşun maiyetine (emrine) girecek, onu besleyecek ve yine rahat yatacaklar. (alkışlar) … Efendiler Yemene giden bizdik, onlar dolaplarına (fırıldaklarına) katiyen sakat getirmediler, servet sahibi oldular. Biz askere gidiyoruz geliyoruz, iki öküz bir inek peyda ediyoruz, yine haydi askere… geri geliyorsak hizmetçi, hizmetkâr oluyoruz. Fakat onlar ağa olarak kalıyorlar, sabit kalıyorlar. … zengin, fazla bedel (bedelli askerlik parası) verince fukaranın bir diyeceği kalmaz… ”   

Tevfik Efendi (Kangırı); “-..efendiler bu sandalyelerde oturanların içinde hiç fakir yoktur zannederim, hepsi ağniyadandır (zenginlerdendir). Temenni ederim (isterim) ki vatanımın bütün hepsi ağniya (zengin) olsun.”  

Dursun Bey (Çorum); “-…Bu seferberlikte ölenler iki milyon kadardır. Bunların % 5’i bile silahla ölmemiştir. Nasıl olur, Hıristiyan’dan al da İslam’dan alma. Bir devlet tebaasının (vatandaşlarının, tabi olanların) bir kısmına başka türlü, diğer kısmına başka türlü muamele etmek (davranmak), bu, 20 asrı medeniyette nasıl bir zihniyettir?”  

Vehbi Bey (Karesi); “-Biz 14. asrı medeniyetteyiz (Biz on dördüncü asırdayız)!”  Sf.156

2. Celse Gizlidir: Konya İsyanı hakkında görüşmeler.

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 88, Celse: 1, – Sf. 150 ile 156 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın