Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

14 Aralık 1920 tarihinde 114. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi.

(Kanunlara Numara Verilmesi ile İlgili Kanun kabul ediliyor.) (Tunalı Hilmi Bey’in Kanunlara Numara Verilmesi ile İlgili Kanun Teklifi kabul ediliyor.) Sf.358

Teşkilâtı Esasiye Kanunu Görüşülüyor; 

Vehbi Bey (Karesi); (Encümendeki maddeler hazırlana dursun biz diğer maddelere bakalım diyor.  Bir an önce Nahiye Teşkilatı Kanunu’nu oluşturmamız lâzım, halkın idaresini eline vermemiz lâzım diyor.) Sf.359-360

Madde 11; (Türkiye’nin idari taksimatı hakkındaki madde.)

Zekai Bey (Adana); “-…nahiye burada komün manasına alınmıştır. .. Bulgaristan’daki cemaatler gibi kendisine bir vaziyet verilmiş oluyor.” Sf.364

2.Celse: İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey

Teşkilâtı Esasiye Kanunu Görüşülmeye Devam Edildi;

Madde 12 (Vilâyet ve nahiyelerin yerinden yönetilmesi ile ilgili madde.)       

Musa Kâzım Efendi (Konya); “-Bu madde âdemi merkeziyete (merkezi olmayan yönetime, yerinden yönetime) doğru atılmış bir hatveden (adımdan) ibarettir. Eksiklik olarak, şer’i işlerin de merkezi idareye bırakılacağının vazedilmiş olmasıdır.” 

(Encümen şer’i (dini) işleri de mahalline ilave ediyor. Alkışlar var.) Sf.369

Tahsin Bey (Aydın); “-İç güvenlik merkezi mi olacak yoksa mahallinden mi halledilecek, bu maddede bu durum açık değildir. … Dâhiliye Nâzırı… Bitlis Vilâyetinde ahaliyi kırbaçla öldüren jandarma neferinin ceraiminden (cürümlerinden, suçlarından) haberdar olamaz. Bunlar da herhalde mahalli vezaiften (görevlerden, vazifelerden) addedilmeli ve hiç olmazsa bunlar vilâyetlerin Mecâlisi Umumiye’sinin (Vilâyet meclislerinin) nezaret (gözetimi) ve murakabesi (denetimi) altında bulunmalı ve bunlar tarafından muaheze (azarlama), asil (asli görevli yapma) azil (görevden alma) ve nasıp edilmeli (makam verilmeli)… Yoksa biz ömrümüz oldukça dayaktan, kırbaçtan kurtulamayacağız.  Nitekim şimdiye kadar Tanzimatı Hayriye’den beri, halk, hükümetinden nefret etmiş ve daima ezilmiştir.”

Abdulgafur Efendi (Karesi); (Maarif mahalline bırakılsın ama medreseler merkezi hükümette kalsın diyor. Takriri nazarı itibara alınıyor.) Sf.376

  12. Madde kabul ediliyor.

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 06 (23.11.1920 / 23.12.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 114, Celse: 1, – Sf. 357 ile 377 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın