Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

24 Şubat 1921 (1337) tarihinde 156. İçtima 3. Celse, Reisi Sani Vekili Hasan Fehmi Bey

İktisat Vekâleti Bütçesi Görüşmelerine Devam

(1920 yılında Antalya, Trabzon, Erzurum, Samsun ve Zonguldak limanlarından yapılan ihracat 9.312.822 lira. İstanbul ve İzmir limanlarının ihracatı olmadığına göre ve 1920 yılı bütçesi olan 60.000.000 lira ya göre çok iyi bir oran ve rakam.)

Hamdi Namık Bey (İzmit); “-… Celal (Celal Bayar) Beyefendi ağustos zarfında İktisat Vekâletini deruhte ettiği (üstüne aldığı) zaman Zonguldak madenleri ayda nihayet 10 bin lira varidat (varlıklar, gelir) verebiliyordu. Bugün 50 bin liraya baliğ olmuştur (ulaşmıştır). .. İtalyanların ve Fransızların istifade ettikleri (yararlandıkları) Zonguldak ve Ereğli madenlerinde onların bu haksız istifadelerine karşı mücadele ederek mani oldu. .. Harpten beri yıkılmış olan Ergani Madenini yeniden ihya etti (canlandırdı)… Nakliyat işinde otomobiller ve kamyonlar işletmek için bir şirket teşkil etmiştir ve yakında işleyecektir.”  Sf.405  

(Hilmi Tunalı prensip kelimesi yerine Türkçe olan tutamak kelimesini kullanalım diyor.) Sf. 404 

Dursun Bey (Çorum); “- .. malumunuzdur ki (biliyorsunuz ki) kainatta abes (boş, gereksiz) hiçbir şey yoktur. Fakat bizim teşkilatı idariyemizde (idari yapılanmamızda) ve teşkilatı mülkiyemizde  (siyasi yapılanmamızda) pek abes şeyler vardır. O abes teşkilatlardan biri de iktisat vekâletidir. Bir milyon küsur bin liralık bir bütçenin sekiz yüz bin lirası maaşata (maaşlara), on bin lirası alet ve edevata, on bin lirası, bilmem tohumlara…  Haneleri tahrip edilen çiftçi, hayvanatı elinden gasp edilen kendileri de askere sevk edilen bu zürrai (ziraatçı) kitle hakkında ne yapmışlardır? …Menatıkı isyaniyede (isyan mıntıkalarında)...; gerek köylerde, gerek kasabalarda, mağazalarda  kâmilen (tamamen) eşyayı ticariye yağma edilmiştir ve Hükümetin gözü önünde satılmıştır. …satanlar da bellidir. … icap eden makamata (makamlara) isim beyan ederek, vaka (olay) beyan ederek müracaat ettim. Üç dört aydan beri uğraşıyorum; bir semere (ilerleme) hâsıl olmadı. O şarikler (şerliler) yine bugün mevkii ikbalde (şanslı yerlerde) yaşıyorlar. (bravo sadaları) Şekavete (eşkıyalığa) istinat eden (dayanan) bir hükümet yaşayamaz.   .. Ormanlarda bir yağmadır gidiyor. . İktisat Vekâletini Lağvedelim… bu bir buçuk milyon lirayı tasarruf edin, milleti de kendi haline bırakın!”  

Mustafa Bey (Tokat); “-Pekâlâ bizi millet buraya ne için gönderdi? Odun müteahhitliği edin, arabacılık edin, helvacılık edin diye mi gönderdi? Yoksa bizim hukukumuzu orada muhafaza ve müdafaa edin diye mi gönderdi?”

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 08 (31.01.1921 / 28.02.1921) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene;1, İçtima; 156, Celse: 3, – Sf.  ile  arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın