Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

28 Kasım 1921 (1337) tarihinde İçtima: 118. Celse:2, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

Heyeti Vekile Kanununun Görüşülmesine Devam:

Hüseyin Avni; “-.. Bugün millet, hayır ve şer bana aittir diyor. .. bir takım dalavereci adamların bin türlü yalanlarıyla iğfal edildim (aldatıldım), bu hale düştüm. … (Meclisin ilk günlerinden bahsederek:)  .. dendi ki; İcra için vekil (bakan) olacaktır. Fakat mensup olduğu encümenle (bakanlığının encümeni ile) istişare edecektir (danışacaktır). Çünkü Meclisi Âlinin murakabeye (denetlemeye) daima hakkı vardır. Vekil arkadaşlarımız buradan kalkar kalkmaz Babıâli taklidi olarak, bir heyeti vekile teşkil ettiler.  .. Biz burada padişah saltanatı görmüyoruz. Şimdi size söylüyorum ki; kağnı arabaları ile giden millet saltanat istemiyor.”

Mustafa Bey (Gümüşhane); “-Ne istiyorsun?”

Hüseyin Avni; “-Milletin refahını istiyorum. Onun şeklini de icabında tayin ederiz. .. Yalnız mukaddes (kutsal) tanıdığımız bir makamı hilafet vardır. Ve o makamı kurtarmak için burada yemin etmişiz. Bu adam bu makamın ehli değildir.” Sf. 372        

Mahmut Esat Bey (İzmir); (Kuvvetler ayrılığı dolayısıyla Amerika’da yaşanan olumsuzlukları anlatıyor.) “-.. biz parlamentonun şiddetli murakabesine (denetlemesine) göre memleketimizi sabık (eski) Kanuni Esasi (1876 Anayasası) ile darbei hükümetten (hükümet darbesinden) kurtaramadık. … bilgi seviyesi çok yüksek olmayan bu memlekette Heyeti İcraiye istibdadı (Hükümetin baskısı), heyeti teşriiye istibdadından (meclisin baskısından) daha çok tehlikeler tevlit edebilir (doğurabilir). (şüphesiz sedaları)  Efendiler Heyeti Vekile (hükümet), en nihayet (sonuçta) millet istibdadı demektir. İngiltere’de uzun parlamento denilen parlamento bir takım istibdadı (baskıyı) yaptı. Fakat bütün tarihte parlamento istibdadı bundan ibarettir. Ve bütün ihtilaller hep Heyeti İcraiye’nin istibdadından (hükümetlerin baskısından) neşet etmiştir (ortaya çıkmıştır). .. bize lâyihanın teklif ettiği sistem şöyle böyle parlamento sistemidir. Bu aslını parti esasına göre tesis eden bir kudret demektir. Ve mehazını (kaynağını) İngiliz hukuku esasiyesinden (anayasasından) alıyor ve ekseriyet fırkasına (çoğunluk partisine) istinat ediyor (dayanıyor). .. Parlamento esasını kabul etmek için ya bir reisicumhur olması lâzımdır yahut ta icrayı temsil eden bir padişah bulunması iktiza eder (gerekir). … İngiltere bundan müştekidir, çünkü ekalliyete (azınlıkta) kalan partiler zayıf düşüyor. .. bu insanlardan, ekseriyet partisinin istibdadı yüzünden istifade etmek (yararlanmak) mümkün olmuyor.”

  Opr. Emin Bey (Bursa); “- … bu inkılaba birçok müşkülat (güçlükler) ile, biz, çok kan dökerek nail olduk. Sonra padişaha gel otur diyemeyiz. Gerçi ilk gün saltanat ve hilafeti kurtarmaya söz verdik ama İnkılâbı ancak inkılâp hal’ edebilir (indirebilir).” Sf. 385

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 14 (29.10.1921 / 1.12.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 118, Celse: 1, – Sf. 372 ile 385 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın