6 Mart 1338 (1922) tarihinde İçtima: 3, Celse:1, Reisisâni Rauf Beyefendi
4. Celse: Reisisâni Rauf Beyefendi.
İstanbul’dan Gelen Salih ve İzzet Paşalar İle İlgili Görüşmeler;
(Hâriciye Vekili Mahmut Celal Bey Anlatıyor; Bilecik’te Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa ve kendisi Salih ve İzzet Paşalarla buluşmuşlar. Onlara alıkonulduklarını söylüyorlar. Ancak bir yazılı belge imzalayıp görevlerini bırakacaklarını, evlerine çekileceklerini taahhüt ettikten sonra serbest bırakıldılar diyor. Göstermelik bir istifadan sonra yeni kabinede tekrar görev alıyorlar. Ayrıca, Mustafa Kemal Paşa’nın bunlara kızdığını, kızgınlığını da 29.6.1337 tarihli şifre ile bildirdiğini söyleyip konuşmasına devam ediyor.) Sf. 60-62
Mahmut Celal Bey (Hariciye Vekili)(Saruhan); “-Avrupa’ya giden Yusuf Kemal Beyefendiye İstanbul üzerinden geçerek .. makam-ı hilafetle temasa geçmesi salahiyeti (yetkisi) verildi. Çünkü Efendiler biz makam-ı hilafeti tanıyoruz. .. tanımakta da devam edeceğiz. İzzet Paşa, Yusuf Kemal Bey’i Padişah ile görüştürmüş. Yusuf Kemal Bey TBMM’nin kendisini tanıdığını, kendisinin de TBMM’ni tanımasını talep etmiş. Halife müphem (belirsiz) ve menfi (olumsuz) cevap vermiş.” Sf. 64-65
(Selahattin Bey ve Aydın Mebusu Tahsin Bey, Yusuf Kemal Bey’in Vahdettin ile görüşme ve anlaşma zemini aramasına çok kızdılar.)
Tahsin Bey (Aydın); “-.. Sultan Mehmet orada bir esirdir. Kabul ettiğiniz kaide budur. Bir esir alınmak istendiği zaman onunla mı pazarlık edilir yoksa efendisi ile mi? Onun efendisi Harrington, onun efendisi Lloyd George. .. Hâriciye Vekili’nin hem geriye davet edilmesini ve hem de Heyet-i Vekile’nin (hükümetin) artık devrilmesini talep ediyorum.” Sf. 66
Şeref Bey (Edirne); (Hilafet makamı kutsaldır ama halife on para etmez diyor. Ve;) “-İngilizlerin İstanbul’u işgal ettikleri zaman .. o gün bir faciaya rast geldim. Defter-i Hakanî’ye (tapu ve kadastro müdürlüğüne) giderken kendi emlak-i hususiyesini (özel emlakını), onun senedini taharri (yazdırmak) için Refik Bey’i göndermişti. .. Rıza Nur Beyefendinin “Servet-i Şahane (padişahın serveti) ve Hakk-ı Millet (milletin hakkı)” diye yazmış olduğu bir kitap üzerine, millet hakkını aramış, emlâki almış ve milletin hazinesine teslim etmiş iken, şimdiki şahsiyet-i sefile (sefil kişi, Vahdettin’den bahsediyor) bundan istifade ederek emlâki kendi üzerine çevirmiştir.”
(Mehmet Şükrü Bey Hükümet neden Yusuf Kemal Beyi böyle bir pozisyona soktu diyor. Bu hükümeti bundan dolayı İstiklâl Mahkemesine verelim, diyor. Sf. 71
Mustafa Kemal Paşa; “- .. Makam-ı Hilâfet ve saltanat, herhangi bir şahsın değildir. … O makam bizimdir. Muhafaza ettik (koruduk) ve nihayete kadar muhafaza edeceğiz (alkışlar) .. Efendiler İstanbul’da bir takım adamlar vardır ki zevahir halleri ile müraidirler (göründükleri kadarı ile ikiyüzlüdürler), dünyayı aldatagelmiştirler.” Sf. 72
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 18 (1.03.1922 / 1.04.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 3, Celse: 4, – Sf. 60 ile 79 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın