29 Haziran 1338 (1922) tarihinde İçtima: 65. Celse:1, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi Hazretleri.
Hüseyin Avni Bey Muvazene-i Maliye Encümeni (Bütçe Komisyonu) Mazbata Muharriri (Tutanak yazıcısı) Seçildi. Sf.138, 143
Siirt Mebusu Mustafa Sabri Efendinin Mensubin-i İlmiyenin Derecâtiyle (din adamlarının rütbeleri ile) Kisve-i İlmiyenin Âlâmet-i Farikasına (din adamlarının üniformalarına) Dair Takrir; (Din Adamlarının Kılık Kıyafeti İle İlgili Kanun Teklifi Görüşülüyor;)
… Dursun Bey (Çorum); “-… Efendiler tarikat-ı ilmiye (tarikat âlimleri), meslek-i ilmi (meslek âlimleri); evvelce rüsum (tören) ve nizamâta (yönetmeliğe) tâbi değildi. Sırf cemaatin, İslamiyet’in malı idi. .. cihan efkârı (dünya fikir hayatı) üzerinde inkılâplar vücuda getiren (devrimler yapan) Bedrettin Simâvîler gibi gayet mütefekkir (fikir sahibi) dâhiler yine kendi kendine yetişmişlerdir. … Vakta ki Fatih zamanında bir takım teşkilât ve kavanin (kurum ve kanunlar) neşredildi (yayımlandı) ve medreseler bir takım iskal ve rüsuma (ağır yüklere ve vergiye) tabi tutuldu ve yani mansıb-ı dünyeviye (dünyevi geçimlerini sağlayanlar) sırasına getirildi. Sahn-ı seman (Fatih’in kurduğu üniversite ayarında medrese. Sözlük anlamı; sekiz alan) ve saire Süleyman-ı Kanuni’nin yaptırdığı medâristeki (medreselerdeki) tevcihat (rütbe verme işi) bidayetinde (başlangıcında) ehillerine veriliyordu. Fakat gele gele bu medâris (medreseler) bir şekil ve rüsumdan ibaret kaldı. .. Bize lâzım olan bir cemaat teşkilâtıdır. Vakıfları cemaate bırakınız. Merakib-i ilmiyeyi (alimlerin mertebesini, rütbelerini) her yerde çoğaltmayınız. .. meselâ bendeniz medresenin iptidai (ilköğretim) ve rüşdi (ortaokul) dersi vermesini anlamam, medreseler sadece din görevlileri yetiştirsin. .. şer’iyeyi, meşihat-ı ilmiyeyi (1) (şer’i kararlar veren disiplinleri) hükümet kadrosundan büsbütün çıkarmalı. Asıl ruh-u mesele (konunun ruhu) budur.”
Tasarı reddedildi. Sf. 147, 149
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 21 (24.06.1922 / 26.07.1922) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 65, Celse: 1, – Sf. 138 ile 149 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2022): Dini eğitimin ilim, din eğitimi veren veya dini konulara vakıf olanların da alim sanılması ve böyle tanımlanması yanlıştır. Din bir bilim yada ilim değildir, bir öğreti disiplinidir, din adamlarını da alim diye adlandırmak doğru değil.
Yorum bırakın