Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

2 Kasım 1338 (1922) tarihinde İçtima: 131. Celse:2 ve 3 Hafi, 4. Celse alenidir., Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi.

2. ve 3. Celseler Hafidir (Gizlidir):

Sulh Konferansına Giden Murahhasların Tahsisatları (Ödenekleri) Hakkındaki Takririn Görüşülmesi;

Gizli Celse;

Aşağıdaki Notlar; TBMM GGCZ III – (Sf. 986, 994 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Selahattin Bey (Mersin); “-Efendim! Giden murahhaslar (delegeler) kimin murahhaslarıdır? Kimin namına (adına) gidiyorlar ve kim gönderiyor?” 

Hüseyin Rauf Bey (İcra Vekilleri Reisi, Başbakan) (Sivas); “-TBMM’nin ve onun Heyeti Vekilesi’nin… Hükümetiniz namına gidiyor!”

Selahattin Bey; “- .. bu kadar büyük sorumluluğu alan bir vazifeye Meclis-i Ali’nin itimadına mazhar olmaksızın (güvenine sahip olmaksızın) Hükûmet nasıl murahhas tayin eder ve nasıl mesuliyeti (sorumluluğu) üzerine alır?” 

Hüseyin Rauf Bey; “-Heyet-i Vekile o kuvveti ancak Meclis-i Âli’nizden almıştır.”

Selahattin Bey; “-Biz onu vermedik.”

Hakkı Hami Bey (Sinop); “-İrade-i Milliye Beyefendiler; Heyet-i Celile’nizce mutlak ve mutlak karara iktiran (ulaşmış) şeydir.  Yoksa herhangi bir zatın imzası irade-i milliyedir demek efendiler, bu, eski saltanatın devamından başka birşey değildir. … Yıktığınız şeyin şekli, şekli diğere inkılâbından (diğer bir şekle dönüşmesinden) başka birşey değildir. (Alkış)  ..   Efendiler! İrade-i Milliyenin en beliğ (açık) bir misali ilk defa Meclis-i Âli’niz tarafından bu memlekette neşredilen ilk beyannamedir. .. Onda diyor ki; “TBMM emriyle Reis Mustafa Kemal Paşa’dır.”  İşte efendiler İrade-i Milliye (milli irade) bu idi. Fakat bundan sonra ne gibi itiraza uğramıştır bilmiyoruz. Böyle bir daha tecelli edememiştir (görüntü vermemiştir). Rauf Bey bir şeyler geveleyince, başka pislikleri de ortaya koyuyorlar. …. Hükûmet Gazetesini görmediniz mi efendim! Müşirlik, feriklik, zabitlik .. rica ederim bunlar Meclis-i Ali’den geçmiş midir? Heyeti Vekile (bakanlar kurulu) kendiliğinden herhangi bir zata müşirlik (mareşallik) tevdi edemez (veremez) ve Meclis Reisi de Meclis’e arz etmeksizin onu mucibince irade ettim (gereğince emrettim) mahiyetinde birşey yapamaz. Yaparsa, bence, eski saltanatı idâme olur (meydana gelir).   Efendiler! İrade-i milliye demek bu demektir. Bunun haricinde yapılan muamele (işlem), tekrar tekrar arz ediyorum, dünkü yıktığınız tahtın öteden beri devamından başka birşey değildir. 

(Başbakan Rauf Bey çok sıkışıyor.) 

Ziya Hurşit Bey (Lazistan); “-Biz buna razıyız. Bundan sonra böyle olmayacağına söz veriniz.”

Hüseyin Rauf Bey; “-Birşey söyleyemem.” 

Ziya Hurşit; “-Zapta (tutanağa) geçiyor.”

Hüseyin Avni; “-Efendiler! Emniyetsizlik (güvensizlik) en büyük vazifeşinaslıktır (göreve düşkünlüktür). Hiç kimseye emniyet edemem.”  

(Muhalefet: Selahattin Bey, Hakkı Hami Bey ve Hüseyin Avni Beyler, Sonuç alamıyorlar.)

(TBMM GGCZ III – Sf. 986, 994 arası)   

4. Celse: Reisisani Musa Kâzım Efendi.

Murahhasların Tahsisat (Lozan Delegelerinin Ödenek) Konusu Görüşüldü. Sf. 328

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 24 (18.10.1922 / 18.11.1922)  (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre;1 Sene; 3, İçtima; 131, Celse: 2 ve 3 hafidir: (TBMM GGCZ III – Sf. 986, 994 arası) (Celse 4 Alenidir – Sf.328) kitaplarından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , , ,

Yorum bırakın