12 Aralık 1341 (1925) tarihinde İçtima: 23, Celse:2, Reis Kâzım Paşa
Başvekil İsmet Paşa (Malatya); “Muhterem efendiler; dâhilî hadiseler olarak son günlerde tezahür eden (ortaya çıkan) münferit (bireysel) irtica vakaları (gericilik olayları) hakkında arzı malumat (bilgi vereyim) edeyim: Malumuâlinizdir (bilginiz vardır) ki Sivas’ta bir hadiseden bahsetmiştim. 14 Teşrinisani’de (Kasım’da) Sivas’ta bir beyanname (bildiri) yapıştırmışlardır. Bu beyannamede Mebusların bu sefer Meclis’e çok dolgun bir halde gittiklerinden ve Meclis açılır açılmaz hükümete muhalif mebusların 170 kişiye baliğ olduğundan (ulaştığından) bahs olunuyor ve şapkadan dahi bahsederek tahrikâmiz (tahrik edici) bir takım beyanat yapılıyor. 14 Teşrinisani’de Sivas’ta vuku bulan hadise bundan ibarettir. 22 Teşrinisani’de (Kasım’da) istiklâl Mahkemesi Kayseri’de bulunurken Ahmet Hamdi Efendi isminde birisi bulunuyor. Mekkeli olduğunu iddia eden bu efendi, bir müddet evvel (bir süre önce) uzun bir seyahat güzergâhı (yolu) takip ederek Kayseri’ye gelmiş, bunun bir propagandası keşfedilerek mahkemeye verilmiştir. 24 Teşrinisani’de Erzurum’da olan hadiseyi zamanında Heyeti Celile’nize arz etmiştim. Hadise, Gâvur İmam isminde bir hoca ile Hoca Osman isminde birinin ön ayak olarak, diğer bir takım hempalarıyla (yandaşlarıyla) beraber makamı vilâyeti tehdit ve gürültüler etmeleri gibi tahrikât (tahrikler) ile başlamıştır. 25 Teşrinisani’de Rize’de bir hadise oldu. Bir iki hocanın delaletiyle (aldatması ile), orada dinsizliğe doğru gidiyoruz, Hükümeti dinsizlikten menetmelidir, iddiası altında bir hareket yapılmak istenildi. Bu vaka da derhal bastırıldı, ileri gelenler derdest olundu (tutuklandı), mahkemededirler, İstiklâl Mahkemesi bugün Rize’de bulunuyor neticesini (sonucunu) göreceğiz. 26 Teşrinisani’de (Kasım’da) Maraş’ta İbrahim Hoca isminde birisi camide bir kısım halkı topladıktan sonra hükümet merkezine karşı bir nümayiş (gösteri) yapmak teşebbüsünde (girişiminde) bulundu. O gün hadisenin ileri gelenleri tevkif olundu (tutuklandı) ve peyderpey (zaman zaman) tevkif olunmaktadırlar. Bunlar kısmen mahallî (yerel) mahkemededirler ve bir kısmı da Ankara İstiklâl Mahkemesine sevk olunuyor. 4 Kânunuevvel’de de (Aralık’ta da) Giresun’da Şeyh Muharrem isminde bir hocanın delaletiyle (aldatmasıyla) bunlar gibi hareket yapmak istiyorlardı. Şeyh Muharrem tevkif olundu. İleri gelenler takip edilmektedir. Bu irticaî teşebbüsler ve hareketler içinde her yerde müşterek (ortak) olan bir takım propagandalar vardır ki, bunları da arz edeyim: Meselâ; dul kadınlar toplanıp Rusya’ya sevk olunuyor gibi.. Hadisatı (olayları) mahsus tarihleriyle (onlara has tarihleri ile) ve hulâsaten arz ettim (özetleyerek sundum). Hepsi, bir kaç gün içinde, memleketin muhtelif yerlerinde tezahür eden (ortaya çıkan) vukuattır (olaylardır). İsmet Paşa ölmüştür deniliyordu, Öldürülmüştür, filan tarzındadır. 24 Teşrinisani’de Erzurum’da vuku bulan hareketten 10-15 gün evvel Hacı Osman hariçten gelmiştir, Kayseri’de işe teşebbüs eden (girişen) Ahmet Hamdi’nin uzun bir seyahatten sonra Kayseri’ye geldiğini arz etmiştim. Giresun’da vukuat çıkaran Şeyh Muharrem, sıcağı sıcağına hariçten gelmiştir. Sf;110 Fakat propagandaların müttehit (birliktelik) noktaları, hariçle olan teması (dışarı ile olan ilişkisi), zamanla olan vahdet (eş zamanlı olması); heyeti umumiyesinin (tamamını) bir merkezden idare edilmekte oldukları kanaatini mahkemelere telkin etmiştir.
Başvekil İsmet Paşa (Malatya – Devamla) (Şeyh Sait İsyanı’ndan da söz ediyor); “Hazro’da, Garzan’ın şimalinde 7 Kânunuevvel’de bir askerî kıtamıza cephane götüren kafileye eşkıya taarruz ettiler (saldırdılar). Ondan sonra Hazro kasabasında bulunan bölüğümüze taarruz ettiler (saldırdılar). Hareket 7 Kânunuevvelde başladı ve Garzan ile Hazro etrafında bulunan mıntıkada (bölgede) hassasiyet ve müsellah (silahlı) harekât baş göstermek istedi. Mahiyeti (içeriği) ve isyanın derecei kuvveti (gücünün derecesi) ilk anda tahmin edilemiyordu. Fakat bugüne kadar olan vaziyet ve tedbir ile gerek Hazro civarında bulunan asilerin ve gerek bunların etrafında bulunanların oldukları yerlerde, sureti katiyede (kesin biçimde), hâkimiyet temin edilmiştir. Hazro’da bulunan bir bölüğümüzü muhasara etmişlerdi (kuşatmışlardı). O civara gelmekte olan bir jandarma alayı yolda idi. Asiler bunu karşılamak istediler, fakat asiler dağıldı, Hazro merkezine girildi, bölük kurtarıldı. Bu hareket; 7 Kânunuevvelde, yani Cenevre’de Musul meselesinin müzakeresine başlandığı bir sırada sahai isyanda (isyan bölgesinde) yeniden bir isyan parlatmak teşebbüsü (girişimi) mahiyetinde (içeriğinde) telâkki olunabilir (düşünülebilir). Bir noktayı daha Meclisi Âli’nin nazarı dikkatine arz etmek isterim. Geçen seneki isyanı tepelemek için nerelerde seferberlik yapılarak kıtaat (Askerî birlikler) sevk olunmuştur? Sivas’tan, Adana’dan, Erzurum’dan, Giresun’dan ve Rize’den seferberlik yaparak kıtaatı sevk etmiştik. İrticaî (gerici) hareketlere karşı halk umumiyetle (genellikle) her yerde amik (derin) bir nefret ve hiddet gösterdi, (Alkışlar). Tevkif edilenler hakkında aldığım son malumata (bilgiye) göre bazı rakamlar söyliyeyim. Sivas’ta 12 mahkûm 2 nefiy (sürgün) vardır. Erzurum’da 32 mahkûm vardır. 10 kişi Ankara’da muhakeme edilmek üzere mevkuftur (tutukludur). Rize’de 33 mevkuf (tutuklu) vardır. İstanbul da bir kişi tevkif edilmiştir. Bazı adamlar daha tahtı nezarete (gözaltına) alınmıştır. Maraş’ta 39 kişi derdest olunmuştur (yakalanmıştır).” Sf.116
Musul meselesi hakkında çok ayrıntılı izahat var.
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 50 (2.12.1925 / 31.12.1925) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı – Devre; 2, Sene; 3, İçtima; 23, Celse: 1, – Sf. 93 ile 120 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın