Beşikçi, bir düşün gerillasıdır.
İsmail, bir mantık teröristidir.
İsmail Beşikçi, bir güzellik bölücüsüdür.
Ve bir ahlâk bombasıdır. Sf. 299
Bir derviş olmuştur ve acı duymuyor. Türkiye Cumhuriyeti için ne büyük bir talihsizlik; İsmail Beşikçi hapishane acısı duymuyor. Hapise böylesine kolaylıkla girebilen bir insana ne yapılabilir?
İsmail Beşikçi Türklüğün geleceğidir ve Türklüğün büyük onurudur.
Ve Doktor Beşikçi, bir ordu Mandela’dır. …..
Ben Devlet Güvenlik Mahkemeleri kürsülerinde hep şunu söylüyorum; “Eğer bir gün Kürtler biz Türklerle yaşamayı gönülleriyle isterlerse, bu İsmail Beşikçi gibi Türkler olduğu içindir.”
Bana göre Doktor Beşikçi, her hangi bir ülkeyi değil, Türklüğü bölerek işe başlıyor; çok yerinde buluyorum. Yenilenmek için önce bölmek zorunludur; felsefenin de eninde sonunda bölünmez “düşün” ü buluncaya kadar süren bu bölme işlemi olduğunu unutmamak gerekiyor. Türklüğün yeniden doğuşu için önce bölmek ve içindeki sağlıksız tüm parçaları çıkarmak zorunludur ve Beşikçi bu zorunluluğun beşiği oluyor.
Kalıcı ve en güzel birlik, Türklüğün aşılmasından geçiyor.
Kürtlüğün kendini buluşu yenidir; şu anda aşılmasını beklemenin erken bir istek olduğunu düşünüyorum. Ancak, kendisini aşmış Kürtlük ve Türklüğün birliğinin atomdan daha güçlü olacağına inanıyorum.
Dr. Beşikçi bu inancımın canlı sağlamasıdır. Sf. 304
Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 299 ile 304 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın