Hüsamettin, Birinci Dünya Savaşı yenilgiyle biter bitmez, Teşkilât-ı Mahsusa’nın, en deneyimli elemanından Yenibahçeli Nail’i Batum’a, Filibeli Hilmi’yi Erzurum’a, Cafer’i Trabzon’a gönderdiklerini anlatmaktadır; daha sonra ilk ikisi İzmir Suikastı gerekçesiyle asılan bu üç kişi, doğudaki ordu komutanlarıyla görüşerek, Erzurum, Trabzon ve Kars delegelerinden bir kongre toplamakla görevlendiriliyorlardı. Hüsamettin’in verdiği bilgiye göre Ardahan’da toplanan bu kongreden sonra, Kars’ta Şûralar Hükümeti’nin müsaadesiyle ve şûra temsilcilerinin de katılımıyla Teşkilât-ı Mahsusa mensupları ile diğer İttihat ve Terakki militanlarının katıldığı bir kongre yapılmıştır. Sf. 99, 100
Eşref ile kardeşi Hacı Sami, ilk kuşaktan geliyorlar ve göçmenin serüven ruhunu içeriyorlar; Hacı Sami, Enver’i İç Asya’da da yalnız bırakmıyor ve “yüz ellilikler” listesi ile yeni cumhuriyete girmesi yasaklanınca, bunu kabul etmeyerek, 1927 yılında girmeyi deniyor ve öldürülüyor. Serüvenci Eşref ise, 1937 yılında afla dönüşlerine izin verilinceye kadar, Çerkez Ethem’in yenilgisi üzerine çıktığı sürgünde kalıyor ve bundan sonra da bu ikinci ülkesinde, hep bir sürgün yaşamı sürdürüyor; Sf. 101
Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 99 ile 101 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın