Gazi’nin kızlarının hiçbirini sevmediğimi biliyorum. Öğrenci arkadaşlarını da sevmezlerdi; bu bir dönemdir.
O zamanlar Cahit Üçok’un anıları yoktu, şimdi, rahatsızlığımızın nedenlerinden birisini bulmuş haldeyiz. Bir yerde şunları, yazıyordu: “Antalya’da henüz 14-15 yaşlarında bir kızken Gazi Mustafa Kemal Paşa ile sekiz saat konuşmuş, onunla dans etmiş,., manevi evladı Afet Hanım’a arkadaşlık etmiştim. Hoş olmayan, dedikodular sonucunda, Antalya’da yaşamak benim için imkânsız hale gelmişti, bunları anılarımın ilk bölümünde anlatmıştım. Bunun üzerine İstanbul’a göçtük.’’ Bu kadar değil, nikâhlanmış olduğu erkekten de ayrılıyor; Gazi Hazretleri, programını yarıda keserek, Antalya’yı terk ediyor; Cahit Kız’a, artık Antalya dar gelmektedir. Sf. 288
Paşa Hazretleri Antalya’ya teşrif ettiklerinde, Cahit’in nikâhı kıyılmış, bir tek düğün kalmıştı, bozuluyor; damadın, evlenmekten vazgeçtiği izlenimini ediniyoruz.
Paşa Hazretleri Antalya’ya gelir gelmez, Cahit’in ailesinin hasta olduğunu anlıyoruz; muhtemelen fazla heyecandandır. Cahit, ‘’büyükannem, annem, babam çok ağır bir grip geçiriyorlardı, gidemezlerdi” yollu yazıyor; ailede grip olmayan tek insan, Cahit idi. Kızları Cahit’i, Paşa’ya tek başına, kuşkusuz damat ile gönderiyorlar. Yalnız, Büyük Kurtarıcı’ya kızlarını gönderirken, Baba Uçuk, “Cahit Kızım, sakın ikram edilirse şampanya içme, kekremsi bir elma suyu benzeri içkidir, ama insanı birdenbire çarpar” demekten geri kalmıyor; bir korku var, herhalde heyecandan ileri geliyordu. Kolay olmadığını biliyoruz.
Bu vaka sonucunda ayrıldığı damat, genç bir avukat, Gazi Hazretleri ile daha önce tanışıyor ve nişanlısını soran Büyük Kurtarıcıya “Selanikliler” deyince, Paşa, hemen “dönmedir” kararlığını veriyor, bilmektedir. Sf. 289
Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 289) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın