(Emekli Pilot Albay Hüseyin Avni Güler anlatıyor;)
“.. Fatin Rüştü Zorlu bizzat nezaret etmekteydi.
Bazı pilotlar uçaklara ne yüklendiğini merak edip sorsalar da, hep “yiyecek içecek taşındığı” yanıtını alıyorlardı. Yüklenen uçakların uçuş yönü Lübnan’ın Beyrut Havaalanı’ydı:
Tam 85 sorti yapıldı, malzemelerin hemen hepsi Lübnan’ın Beyrut Havaalanı’na götürüldü. Bir seferinde merakımızı yenemedik ve sandıkları açtık. Sandıklarda Kırıkkale yapımı silahlar, toplar ve binlerce mermi vardı. Ben 5 kez gittim Lübnan’a. Kıbrıs üzerinden gittik hep. O zaman Kıbrıs, İngiltere kontrolünde. Hava sahalarından geçmek zorundayız. Biz havalanmadan önce, ‘Korkmayın, İngilizler size uyarıda bulunurlarsa parolayı söyleyin’ derlerdi. Parola, Victoria’ydı!..
Kıbrıs üzerine geldiğimizde İngiliz uçakları bizi çevirirdi. Ancak Victoria deyince bırakırlardı. Silahları Beyrut Havaalanında Müslümanlarla çarpışan Hıristiyan milislere teslim ederdik. Müslümanlar o yıllarda giderek güçlenen Nasır taraftarıydılar. Arap milliyetçiliği çığ gibi büyüyordu.” Sf. 70, 71
Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26. Baskı – Sf. 70, 71) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın