Bedreddin’in Tire’ye gelmesiyle kentte ve kırsal kesimde büyük bir canlılığın yaşandığını görüyoruz. Kentteki Hristiyan ve Yahudiler de şeyhe büyük ilgi göstermektedirler. Bu arada Türkmenlerin yoğun ilgisi kentteki Sünni kesimleri ve otoriteleri rahatsız etmeye başlamıştır. Düşünceleri kısa süre içinde köylere değin yayılmakla kalmamış, Tire adeta onu görmek, onunla konuşabilmek için dolup dolup boşalmaktadır. Daha sonra adı Dede Sultan olarak ünlenecek olan Börklüceli Mustafa ile Bedreddin’in Tire’de başlayan birliktelikleri konusunda ne yazık ki geniş bilgi yoktur. Esasen Börklüce Mustafa, Bedreddin’in babasının köyü Eğridere’ye oldukça yakın Kızılbörklü köyünün kurucusudur. Börklüce kimi tarihçilere göre de Bedreddin’in akrabasıydı. Bölgedeki, Bedreddin, Börklüce ve Cüneyd birlikteliği siyasal bütünlük anlamına geliyordu. Sf.150
Timur’un Tire’deki tahribatı bugün de kentte anonim bilgi olarak yaşamaktadır. Ve ardından Osmanlı’nın Aydınoğulları ile girdiği ardı arkası kesilmeyen sefer ve mücadeleler, Dukas’ın deyimiyle “Halkta derin yaralar” meydana getirmişti. Ard arda ekonomik ve sosyal darbeler yiyen bölge halkı, kurtuluşunu Börklüce eyleminde bulmuş gibi hareketlendi. Bu nedenle Börklüce hareketi inanılmaz genişlik ve canlılık kazandı. Tımar sahipleri ile Sünni kesimler ittifakına karşı Börklüce ve Türkmen birlikteliği arasında çatışmalar kaçınılmaz hale geldi. Sf. 151
Börklüce Mustafa’nın Menderes Havzaları ile Çeşme yarımadasındaki hâkimiyetine Manisa çevresinde Torlak Kemal’in destek vermesi Osmanlı merkezi otoritesini endişelendirdi. Sf. 153
Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 150 ile 153 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın