Dünya materyalisttir; maddî kırım gerekiyor.
Orta çağ antik kentleri yıktı. Orta çağ, antik kültür ve bilimi gömdü. Orta çağ, antik kültür ve bilimi taşıyan aydınları gömdü.
Orta çağa geçmek için yıkım gerek.
Petrol bunalımının kent yaşamında yarattığı şoku, böyle bir yıkım olarak algılıyorum. Bu çalışmama, bu bunalımın Washington ya da Ankara’nın günlük yaşamında yarattığı katastrofik görüntüleri eklemek isterdim; karşılaştırma yaparken 1974 yılını seçmem nedensiz değil. Amerikan yaşam biçiminin en önemli dayanaklarından birisi olan otomobil ile yaşam, petrol şoku ile ciddi bir tehdit geçirdi. Fabrikalar durdu.
Petrol bunalımı, fabrikaları durdurarak işçileri; otomobilleri durdurarak orta tabakaları ve bunlar içinde aydınları tehdit etti.
1974 yılında, devresel olarak, dünyanın işçileri ile aydınları, günlük yaşamlarının tehdit altında olduğunu algıladılar. Dünyanın her yanında «bir şeyler yapmak gerek» anlayışı yayılmaya başladı. İnsanlar, daha önce kabul etmeyi akıllarından bile geçirmedikleri düzenlemelere razı olacak bir konuma girdiler. Kabuller yıkıldı; beyinler silindi.
Petrol şokunun bu işlevini daha önemli buluyorum.
Arap dünyasının etkisinde petrol, yirminci yüzyılın orta çağına girişi kolaylaştırdı.
Bundan sonrası kolay. Sf. 318
Alıntı; Quo Vadimus? Nereye Gidiyoruz? – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın