Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı.
Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden sahipleri rekabet güçlerini yitirmişlerdi, ücretler üzerinde baskıyı arttırıyorlardı ve umum işçiler, bahusus madenciler ise pek militan davranıyorlardı. Dünyanın her yerinde ve bu arada Moskova’da, dünya kapitalizminin merkezinin sosyalizme düşmek üzere olduğuna inanılıyordu; Londra’nın sallandığı zamandaydık.
.. işçiler cephe kurdular. Hükümet de, yakın zamanlarda, belki de ilk ve son defa, silahlı kuvvetlerini, işçilere karşı mevzilendirdi; Musul’da bir çatışma ihtimalinde, İngiliz askerleri, içerde meşguldüler. Bu hal de resmi tarihte nakıs’tır (eksiktir), kimseler bilmiyorlar.
İngiliz Hükümeti, buna dayanarak, genel grevi illegal ilan ediyordu. Askerler, grevci işçilerin karşısına yerleştiler; iç savaşın eşiğindeydik.
Sonunda ayak sesleri, ses olarak kaldılar, umutlar söndü, sosyalizm kurulmadı, fakat İngiltere, sınıf mücadeleleri içinde perişan haldeydi.
İşte hediye bu şerait altındadır, belki de acıdıkları için hediye ettiler. Belki de maden ocakları kapanıyor, petrol yatakları verelim, dediler.
İşte o kadarını bilemiyoruz. Bildiğimiz, Musul, emperyalizme hediye edilmiştir. Görüyoruz ve gösterebiliyoruz. Sf. 119, 120
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 119, 120) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın