Ward Price’ın, İzmir’in kurtarılmasından hemen sonra, Mustafa Kemal Paşa ile İngiliz Komutanlığı arasında aracılık yaptığını da öğreniyoruz; İngilizler, muzaffer orduların, Çanakkale’ye devam edeceğini ve orada İngilizleri söktükten sonra İstanbul üzerine yürüyeceğinden kaygılanıyorlar, heyecanlı birkaç gün var amma, Türk tarafı yanmakta olan İzmir’de durmayı tercih etmiştir. Doğrusu, Türk tarafının, İskenderun ya da Çanakkale yönünde yürümemesi bir muammadır, Bilmiyoruz, Sf. 197, 198
Ward Price’ın 1957 yılında yayınlanan bu kitabında, resmi tarihi alt üst eden rivayetlerine rastlıyoruz. Her halde Mütareke’nin hemen başındaydık, Price, Pera Palas’ta Liman Paşa ile görüşürken, otel müdürü başka bir Türk Paşa’sının görüşmek istediği haberini getiriyor; kahve içip görüştüğü Mustafa Kemal Paşa idi. Bu görüşme ile ilgili Price’ın yazdıkları, resmi tarihçiler tarafından da kaydediliyor, ancak hepsi, Kemal Paşa’nın müttefikleri şaşırtmak istediğinde ittifak halindedirler. Bu mülakattan net olarak çıkan ise; Kemal Paşa, İngiliz yetkililerle görüşme peşindedir.
Paşa, savaşta yanlış tarafta cenk eylediklerini söyleyerek mülakata başlıyor. İngilizler’in Anadolu’yu parçalayacağından ve buraya geleceklerinden emin görünüyor, bir itirazı yok ve temenni ettiği izlenimini veriyor ve İngilizler’in deneyimli Türk valilere ihtiyacı olacağını ekliyor. İngiliz valisi olarak hizmet vereceği yeri öğrenmek istiyor, mülakatta meselesi budur. …
Hem görüşme öncesinde ve hem de sonrasında istihbarattan sorumlu Albay Heywood’a haber veriyor izin alıyor ve rapor veriyor; Heywood, önemsemiyor, görev isteyen Türk generallerin hızla artacağından emin görünüyor, .. Sf. 198
Price, görüşmede hazır bulunan Rifat (Refet Bele olmalı) adlı bir Türk generalinin yıllar sonra, Mustafa Kemal Paşa’nın samimi olduğunu ve İngilizler’in ciddiye alarak Anadolu’ya gelmemekle büyük hata yaptıklarını kendisine söylediğini de, aktarıyor, General Rifat, İngilizleri Anadolu’da kök salmış görmekten yanadır. Sf. 199
Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197 ile 199 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın