Ermeni tedhişçilerinin hesabı şuydu: Suikast başarılı olsaydı, arkasından Beyoğlu’nda patlamalar bir birini takip edecek, kargaşalık çıkacak, bunu dış güçlerin müdahalesi izleyecek ve Doğu’da bağımsız bir Ermeni Devleti kurulmasının ilk adımları böylece atılmış olacaktı. Sf. 139
… yargılama sonucu içlerinde Jorris’in de bulunduğu 11 kişi idama, 46 kişi de çeşitli cezalara çarptırılmışlardı.
Ya sonra? Sonrası daha ilginç aslında. Sultan Abdülhamid’in insan israf etmeyi sevmeyen bir “sarraf” olduğunu bu olaydan da anlıyoruz. Diğerleri gibi, suikastın elebaşısı olan sosyalist Jorris de affedilmiş, af ne kelime, cebine 500 altın harcırah konularak bu defa Abdülhamid’in sadık bendelerinden birisi olarak Avrupa’ya işbaşına gönderilmişti. Sf. 142
Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 139 ile 142 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN YORUMU (2019); 15 Temmuz 2016 olayını çağrıştırıyor. Hamit bir suikastçıyı affedecek kadar ahmak değildi, Osmanlı geleneğinde böyle bir af yoktur. Suikastçıyı devlet hizmetinde kullanmak ona yüklü bir para vermek, bunların hepsi tuhaf şeyler. Bu olaydan sonra halkın Abdülhamit’e büyük sevgi gösterilerinde bulunduğunu biliyoruz. Acaba?
Yorum bırakın