(Dede Yakup Cemil darbe ve sonrasını anlatıyor;)
Enver Bey hep kısa konuşurdu. Hürriyet ilan edildiğinde de ancak ısrarlar üzerine birkaç söz söylemişti. … Babıâli binasının önünde Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin otomobili duruyordu. Hemen ona atladık. Şoförü tehdit ederek Dolmabahçe’ye gitmesini emrettik. Saraya giderken tabancamdaki boş yerlere kurşun doldurdum! Sf.140.
… Zatışahane’nin huzuruna çıkmak istediğimizi Başmabeyinci Halit Ziya Bey’e (Uşaklıgil) söyledik. … Zatışahane’nin huzuruna girdik. Elini öperek karşısında vaziyet aldık. Zatışahane karşısında bir binbaşı ile iki yüzbaşıyı görünce şaşırır gibi oldu. … “Peki, oğlum Enver, ne yapmamı istiyorsunuz?” dedi. … Talat Bey’in Dâhiliye nezareti vekilliğine tayin buyurulmasını ….çıkarken elini öptük. Sf.141
… Mahmut Şevket Paşa, İttihat ve Terakki’nin sadrazamlık teklifini zorla kabul etmişti. Ancak bir isteği vardı: kuracağı kabinede Talat Bey’e görev vermeyecekti. Çünkü yedi ay önce (9 Temmuz 1912) Harbiye nazırlığı görevinden Talat Bey’in muhalefeti nedeniyle ayrılmak zorunda kalmıştı. … teklif kabul edildi. Sf. 142
Başmuharrir Ali Kemal Gümülcineli İsmail hakkı ve Rıza Nur gibi birkaç kişiyi de göstermelik olarak tevkif edip, sonra yurtdışına çıkmalarına izin verdiler. Bizi ordudan attırdılar. 3 Şubat 1913 tarihinde orduyla ilişkimizi kestiler.
(Dipnot: İkdam gazetesinin başyazarı Ali Kemal, İttihatçılara karşı hep sert muhalefet yürüttü. Kuvayı Milliye’ye ve Kurtuluş Savaşı’na da hep karşı çıktı. 6 Kasım 1922’de İzmit’te linç edildi. .. Ali Kemal’in torunu ise Sinan Kuneralp’tir.) Sf. 145
Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 140 ile 145 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın