(Dede Yakup Cemil İttihatçıların kanlı hükümet darbesini anlatıyor;)
“İstanbul’da çoğu kimse, İtalyanların Trablusgarp’taki katliamlarını değil, Şişli Camii önünde otomobiliyle bir Arnavut’a çarpan İtalyan elçisinin şoförünü konuşuyordu. Kader; İstanbul’daki ilk otomobil kazasını da bir İtalyan yapmıştı. ... İttihat ve Terakki, dört yıllık iktidarını 16 Temmuz 1912’de muhaliflere bırakmış, muhalefete geçmişti. …muhalefet Arnavutluk’ta dağa çıkarak bizim hükümeti korkutup iktidarı ele geçirmişti. “(1) Sf. 107
“… İttihat ve Terakki Cemiyeti kendi içinde kaynıyordu. 20 Ağustos 1912 tarihindeki kongre büyük kavgalara sahne oldu. Kongrede iki grup yarıştı. Benim de dâhil olduğum grubun başını Sapancalı Hakkı çekiyordu. Diğer grubun başında ise Talat Bey vardı. … Ve hepsi “Büyük Efendi” diye hitap ettikleri Talat Bey’e bağlıydılar. … O tarihlerde cemiyet ile fırka arasında anlaşmazlıklar vardı. Daha doğrusu biz cemiyet mensupları fırkayı küçük görürdük.”
(Dipnot: O zaman Meclis dışında kalan ve bütün teşkilatıyla memlekette yayılmış olan İttihat ve Terakki’ye sadece “cemiyet”, bu cemiyetin Meclis grubuna da “fırka” deniyordu.) Sf. 108
“16 Ekim 1912 tarihi… Hükümet iç olaylar karşısında bıkkın, dış olaylar karşısında şaşkındı. Hariciye nazırı ise Ermeni Gabriel Noradunkyan’dı. “Balkanlar’dan imanım kadar eminim, savaş çıkmaz” sözü ona aittir. Bu sözü ettiğinin ertesi günü balkan ülkeleri birleşip Osmanlı’ya saldırdı! … Bulgarlar İstanbul üzerine, Yunanlılar Selanik’e, Sırplar da Arnavutluk üzerine yürüyüşe geçtiler.” Sf. 109
“Savaş neredeyse 15 gün sürmüştü. Yüz kızartıcı bir durumdu. … Ya Selanik? Bir tek tabanca patlamadan Yunanlara teslim edilmişti. … Sürgündeki II. Abdülhamid, Alman Loelei gemisiyle zor kaçabilmişti Selanik’ten.” Sf. 110
Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 106 ile 110 arası) kitabından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2022); Arnavutluk’ta dağa çıkma işini Rıza Nur, kendisinin örgütlediğini yazıyor. Başarılı olunca mebus oluyor. 1913’deki darbede Enver Paşa iktidarı ele geçirince de Rıza Nur yurtdışına kaçıyor.
Yorum bırakın