Şeyh Sâîd Efendi ile Kırıkan köyünde buluşan Şeyh Ali Rıza Efendi ve Zirkan ile Cibran aşiret reislerinden birkaç kişi 6 Ocak 1925’te istişârede (danışmalarda) bulunurlar. Kırıkan köyünden çıkıp Çêwlîk (Bingöl)’in Kanîya Reş (Karlıova) ilçesine gelerek Hâlidi Cibrî’nin evinde ikinci toplantıyı yapar. 8 Ocak’ta Çêwlîk (Bingöl)’in Boğlan (Solhan) ilçesine bağlı Melikhan (Melikhan) köyüne gelen Şeyh Sâîd Efendi, daisi Şeyh Abdullâh Melikanî ile beraber, kimin hangi bölgeleri kontrol edeceğini belirler ve bu yönde kararlar alırlar. Buna göre;
1-Şeyh Sâîd, Dara Hînî (Genç), Hani, Lice, Fargîn (Silvan), Ergani, Amed (Diyarbakır) bölgelerinin ileri gelenleri ile görüşmeler yapacak ve daha sonra Çapakçur (eski Bingöl)’a dönerek kıyamı başlatacaktır. Daha sonra Amed’in denetimi sağlanacaktır.
2-Şeyh Sâîd’in oğlu Ali Rıza Efendi, Melikhan köyünden Şeyh Sâîd’in bir fetvâsı suretiyle Boğlan (Solhan), Mehsert (Ömerli) ve Zıktî aşiretlerini gezip, Muş ovasına ve oradaki halka durumu bildirecek ve Malazgirt’te bir güç birliği yapılıp Muş – Bitlis kontrol altına alınacaktır.
3-Hareket günü Şeyh Abdullâhi Melikhanî, Boğlan ve Mehsert gibi yörelerin aşiretleriyle Gûmgûm (Varto) merkezini denetim altına alacaktır.
4-Kıyâmdan sonra Şeyh Şerif Efendi, Palo (Palu) ve Dep (Karakoçan) bölgesindeki aşiretlerle Mezrâ (Elâzığ) denetimini sağlayacak ve Dımılî (Zaza) aşiretleriyle Erzincan’a geçilecektir.
Şeyh Sâîd Efendi, Kanîya Reş (Karlıova) tarafından Çêwlîk (Bingöl)’e geliyor. Yolda Kes ve Fahran köylerine ve oradan da dayısının bulunduğu Melikhan’a uğruyor. Oradan da 15 Ocak günü Genç’e geçiyor. Burada halkın kendisine gösterdiği saygı ve sevgi üzerine çok hoşnut oluyor. Genç’de bulunduğu yedi gün içinde, Solhan’ın Melikhan köyü ve Karakoçanınn Çan nahiyesi şeyhleri, Karlıova’daki Cibran aşireti reisi ve Dara Hênê (Genç) ağaları bir araya gelirler. Burada yapılan istişareler, alınan önemli kararlar, hemen her tarafa bildirilir. Şeyh Sâîd Efendi, kıyam (ayaklanma) öncesi görüşmelerini Bingöl’ü dört taraftan kuşatan bu dört ilçede, Karakoçan, Karlıova, Solhan ve Genç dörtgeninde sürdürürken, Şeyh Şerif Efendi’ye şu mektubu yazar:
“Hûlâfai Septîyyei Hâlidîyyei Nakşibendîyye’den Reşâdetül Şeyh Mustafa Efendi’nin mâhdumu (oğlu) alîyel- kaderleri reşâdetlu Şeyh Şerif Efendi’ye;
Reşâdetlu Şeyh Efendi Hazretleri, Mahsusen (sana özel) selâm ve dualar eylerim. Sıhhat ve âfiyetinizin iş’arıyla (yazılı olarak bana bildirmeniz sonucunda) memnun ve mesruren müteşekkir oldum. Yarın bikavlîhi (kavilleştiğimiz gibi, sözleştiğimiz üzere) ve meş’iyetîhi teâl (âli arzum odur ki;) Sibsur’a, Ab-u Nûr’a, Analu’ya ve andan Zeyneb’e geleceğim.” (1)
“İnşallah Zeyneb’de zâtınızla mülâkat hâsıl olur (şahsınızla görüşme yaparım). Mehmaemken (mümkün olduğu kadar) sükûnet ve itmi’nan matlubumdur (güvenlik isteğimdir). Bakalım takdîri Cenâb-ı Râbb’ul- Azze ve Celle Celâleh neler zuhur eyler ve biz de behemehâl (her halde) Allah Teâlâ’nın zuhuratına (önceden bilinemeyen gelişmelerine) tabi olacağız. Hüseyin Efendi gayrın kısrağı olan hayvanı sâhibine teslim eylesinler (1) ve paralarını da Hanıki’den alsınlar ve bir miktar emanetlerin Gêğî’dedir. Serian celp ettirmek (süratle getirtmek) lazımdır. Vesselâmün Aleyküm Ve âlâ men’it- tebe’al-Hudâ.”
17 Kanunisanî (Ocak) 1341 Nakşibendî Mûhâmmed Sâîd Palevî”
Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni, (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 7) internet sayfasından birebir alınmıştır.
BAKKAL’IN NOTU (1) (2010); Şifreli yazılar. Bölgede bu isimlerde yerleşim yerleri yoktur; büyük bir ihtimalle bunların hepsi şifreli yer isimleridir; mektubun devlet güçlerinin eline geçme ihtimâline karşı yer isimleri şifreli bir şekilde dile getirilmiştir.
Yorum bırakın