Roma edebiyatı, M.Ö. 100 yılından başlayarak Augustus’un ölümüne kadar altın çağını yaşamıştır. Bizzat Augustus’un hamilik yapması ile edebiyat, tarih ve felsefeyi destekleyen pek çok zengin şahsiyet ortaya çıkmış, bu da özgün eserlerin yaratılmasına yardımcı olmuştur. Edebiyatçıları destekleyen en önemli kişilerden biri de Maecenas’dır.
Maecenas’ın kültür ortamı içinde kendine yer bulan, Q. Horatius Flaccus (M.Ö. 65 – 8), önemli ozanlardan biridir. Babası bir azatlıydı. Oğlunu, idari hizmetler için yetiştirmek istiyordu. Onu, eğitimini tamamlasın diye Atina’ya yolladı. Tam o sırada yine savaş çıktı ve Horatius, asker olarak orduya katıldı. M.Ö. 40 yılında, Roma’ya dönerek, bir kestörün yanında kâtip olarak çalışmaya başladı. Bu sırada, Triumvira sırasında, babasının ufak olan toprakları devlet tarafından gasp edildi. Horatius, şiir yazmaya başladı. Epodes ve Yergiler gibi ilk eserlerinde, Cumhuriyet ülküsüne duyduğu bağlılığın izleri görülür. Vergilius ile dostluk kurduktan sonra, Maecenas’ın çevresine girdi. Maecenas’la dostlukları gittikçe ilerledi. Maecenas, ona, güzel bir malikâne aldı. Octavianus da özel kâtipliğini önerdi. Horatius da, insanların yaşamdan zevk almaya çağıran, aşk şiirleri yazmaya başladı. M.Ö. 17 de, Augustus’u göklere çıkaran “Yüzyıllık Şarkı”yı yazdı. Horatius’un Odes’leri, Roma lirik şiirinin en tepesinde yer alır. Bunlar birer şaheserdir, ama içlerinde ilerici fikirler bulunmaz.
Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 123, 124) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın