Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Claudius doğduğundan beri hastalıklı, zayıf ve silik bir tiptir. Çocukken önce sıtma, sonra kızamık, sonra yılancık, sonra kalınbağırsak iltihabı ve en sonda çocuk felci olmuştu. Bir kulağı az duyuyordu, bir bacağı aksıyordu, kekemeydi, kalbinde de bir problem vardı, sık sık kalp ağrısı çekerdi. Ailecek, Julian ailesine uygun olmadığı düşünülür ve hiç sevilmezdi. Aslında çok zeki olmasına rağmen, geri zekâlı zannedilirdi. Zaman içinde, ailenin önemli fertlerinin birbiri ardına, çeşitli entrika ve suikastlarla öldüğünü görünce, sakatlıklarını bile bile ortaya çıkaran bir hayat yaşamış ve böylece canını kurtarabilmişti. Livia’dan, Tiberius’dan ve Caligula’dan böyle kurtuldu. Onun İmparator olacağını düşünmek bir yana kimse onu adam yerine koymazdı. O, bu ailenin zavallı, sakat, yarı akıllı, yaşamasına göz yumulan bir ucubesiydi.

Elleri sürekli kıpırdardı, başı sağa sola kesik hareketlerle dönerdi, kekelerdi, ağzından sürekli salyalar akardı. Kardeşi Germanicus hariç, kimse tarafından sevilmedi. O da kendini okumaya ve tarihe verdi. Yunancaya ilave birkaç dil daha bildiği söylenir. Onu anlayıp, ona değer verenler etrafındaki iyi eğitilmiş köle ve azatlılar ile çok iyi eğitim görüp, kendini okuma ve araştırmaya vakfetmiş birkaç Romalıydı….   Claudius, köleler ve azatlılar arasından, yetenekli kişileri seçerek, onları idari, askeri ve mali işlerde kullandı. Bu değişiklik, cumhuriyet kurumlarının daha da geri plana itilmesine sebep oldu. Senato ve bütün eski majistralıkların yerlerini ofisler aldılar. Ofisler, eskimiş kurumlardan daha etken çalışıyorlardı. Böylece yönetim, daha da merkezileşti.

Daha önce görüldüğü gibi Roma’nın bütün önemli aileleri ve kişileri, Tiberius ve Caligula zamanında ya yok edilmiş veya pasifize edilmişti. Ortada doğru dürüst, Romalılık ruhuna sahip insan kalmadığı gibi, genel olarak fakirleşilmiş ve asil ailelerin mal varlıkları ve servetleri yok olmuştu. Yani istese de, Claudius yeterli sayıda uygun kişiyi bulamazdı. Diğer taraftan çocukluğu köleler arasında geçtiğinden, köleler ve azatlılar arasında çok iyi niteliklere sahip insanlar bulunduğunu kendi deneyimlerinden biliyordu. Onlara mevcut Romalılardan daha fazla güvenmiş olması da mümkündür.

Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın