Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Ortodoksluk dışında da çeşitli doğu kiliseleri oluşmuştur. Bu kilise öğretilerini, mezhepler olarak kabul edebiliriz. Bunlardan biri, V’ci yüzyılda Constantinopolis patriği Nestorius’un adına izafeten adlandırılan Nesturiliktir. Nesturilere göre, İsa, Meryem’den doğduğu sırada Tanrı değildi; “Söz” sonradan, ondaki insan tabiatı ile birleşti. Bu durumda İsa’nın çektiği acılar mutlak gerçektir, Tanrısal nitelikten ayrıdır. Bunun tam tersine inananlar, Evtikhes’in öğretisini takip edenlerdir. Evtikhes, İsa’da yalnız bir tek tabiat, Tanrısal tabiat bulunduğunu iddia eder. Bu durumda, İsa’nın çektiği acılar sadece bir görünüştür. Bu tarz inanca, Yunanca Monofisis‘den (tek doğa ya da tek öz) türeyen tabirle, Monofizitler denir.

Ortodoks düşünce ise, insanların erişemeyeceği bir sır olarak, İsa’da Tanrısal ve insani niteliğin birlikte olduğunu ilan etmişti. Ortodoks inanç, bu öğretilerden her ikisini de, Tanrı’yı, İsa’nın çektiği acılardan ayırmakla, İsa’nın bütün insanlık adına acı çekerek insanları kurtarması düşüncesinin saygınlığını bozduğu gerekçesi ile tehlikeli görüyordu….      Monofizitler, başlıca yandaşlarını Yahudiler arasında buldular. Monofizit düşünce, Yahudilerin geleneksel, uzlaşmaz tek Tanrı fikrine daha yakın düşüyordu. Kıptiler bu düşüncenin peşine takıldılar. Ermeni kilisesi bu tezi benimsedi. Bu öğretinin mensupları Suriye, Mısır ve Habeşistan’a yayıldı. Monofizitler tarafından kuşatılan ve itilen Nesturiler, yayılma alanı olarak Sasani İmparatorluğu topraklarını daha uygun bir alan olarak karşılarında buldular. Ortodoksluk ise (Katolik, Ortodoks ayrımı yapmaksızın), Batı Anadolu, Yunanistan ve Batı Avrupa’nın kentlerinde yerleşmişti.  

Alıntı; Bizimkiler V (Hıristiyanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , ,

Yorum bırakın