Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Peki, toplumun iliklerine işlemiş dinin böyle aniden sökülüp atılmasıyla ortaya çıkacak boşluğun ne ile doldurulması planlanıyordu? Ekim 1926da yazılmış olan, Samsun Milletvekili Ruşeni (Barkın) imzasını taşıyan ve Mustafa Kemal tarafından okunarak yanına çeşitli işaretler ve notlar konmuş olan, “Din Yok, Milliyet Var” başlıklı makale, dinden boşalan yerin ulusçuluk fikriyle doldurulacağının ilk ipucunu veriyor. Nitekim Türkiye hakkında yazılmış ilk İngilizce eserlerden biri olan Turkey Today’in yazarı Grace Ellison’a göre o yıllarda “ulusçuluk Türkiye’nin yeni dini, Misak-ı Milli Kuran-ı Kerim’i, İsmet İnönü ise Hazreti İsa’sı” olmuştu. Yazar, Mustafa Kemal’in kendisine “Benim dinim yok ve bazen bütün dinler denize batsın istiyorum” dediğini yazdığına göre, neyse ki Mustafa Kemal’in Tanrı olmaya niyeti yoktu!

Ve nihayet, 5 Şubat 1937’de CHP’nin ‘Altı Ok’u Anayasa’ya girdi. Anayasa’nın 2. Maddesi’nden “devletin dini İslâm’dır” ibaresi çıkarılarak madde “Türkiye Devleti, Cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, lâik ve inkılâpçıdır. Resmî dili Türkçedir. Makarrı Ankara şehridir,” şekline dönüştürüldü. 75. Madde’de yapılan değişiklikle “muaheze edilmeden (kınanmadan) felsefî içtihat, din ve mezhep mensubu olmak ve tarikat üyesi olmak” anayasal hak olmaktan çıkarıldı. Sf. 88

Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın