Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(Moltke’nin Mektubundan; 22 Şubat 1837, İstanbul)

Fakat eğer bir Frenk vebaya tutulursa, yüz Türkün bu akıbete uğramış olmasından daha çok patırtı ediliyor. Bununla birlikte hastalığın bir defa kendini gösterdiği yerde en ciddî tedbirlere başvurulması, bütün elbiseler, yataklar ve halıların yıkanması, bütün kâğıtların tütsülenmesi, duvarların badana edilmesi ve döşeme tahtalarının ovulması lâzım. Bunun büyük bir evde ne demek olduğunu göz önüne getirebilirsin. Kim «bulaşmışsa» onun hali, evi yanmış olan kadar berbat.

Türklerde iş bambaşka görünüyor, onlar arasında, acaba birine dokunursam vebaya tutulur muyum? Ya da, insanların ihtiyatı dünyadaki herhangi bir belâyı önleyebilir mi? diye soran yok.

Korkunç ölü sayısı, her gün görülen örnekler, bulaşmanın açıkça görülen delilleri bu adamları itikatlarından vazgeçirmiyor: «Allah Kerim», kaderden kaçılamaz! Bataryanın gâvurlarla temas yüzünden itikadı bozulmuş olan binbaşısı türlü tedbirler almıştı. Sf. 89

Büyükdere’deki kahvede geçen gün Molla, sakallı dinleyicilerine «niçin» diyordu, «niçin bu kadar çok asker öldü? Çünkü çeşit çeşit budalaca tedbirlere girişildi; fakat siz, vebadan korkmayanlar ve hiç, ama hiç bir tedbire başvurmayanlar, vebadan öldünüz mü?»

Burada ulema var oldukça veba da kalacaktır. Sağlık zabıtasının düşünebilmesinden önce de muhakkak kanlı bir irtica olacak. Sf. 89

Garip bir hal de Frenklere oranla daha fazla Türkün vebaya tutulmasına karşılık, hastalanan Türklerden on defa daha az Frengin ölümden kurtulabilmesidir. Bunun sebebi ancak ruhî olabilir; Türk vebaya tutulursa buna sabırla katlanır, tutulmadığı müddetçe de onu tamamıyla bilmezlikten gelir; «yumurcak» adını söylemez, olsa olsa «hastalık» der. Çünkü belânın adını söylemek onu çağırmak demektir. Eğer sen bugün bir Türk’e, son üç ay içinde İstanbul’da veba olup olmadığını soracak olsan kaim kaşlarını kaldırır ve dilini şaklatır; bu da Almanca: «yok canım, Allah saklasın» demektir. Muhakkak olan şey, Türklerin vebadan öldüğü, fakat Frenklerin vebadan ıstırap çektikleridir. Sf. 90

Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 89, 90) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , , ,

Yorum bırakın