Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

(Moltke’nin Mektubundan 13 Haziran 1837, Büyükdere, İstanbul)

Bu büyük icattan, yani tütün çubuğunun bulunmasından önce Türkler nasıl yaşarlardı acaba? İnsan bunu bir türlü düşünemiyor. Sahiden Osman, Bayezid ve Mehmet’in arkadaşları ele avuca sığmaz bir milletmiş, at sırtından inmez, diyarlar ve şehirler zapt ederlermiş. Süleyman’ın gününden sonra yine de ara sıra komşularına musallat olmuşlar ama çoğu zaman oturan insanlarmış; bugün ise çoğu zaman tütün içen bir millet haline gelmişler, çünkü kadınları bile çubuk içiyor.

Bugünlerde atla Kâğıthane’ye, yani Tatlı Sular Vadisine gittim ve orada bir çınarın arkasında bir hasır iskemleye, bir kadın grubunun Türk adabının müsaade edebildiği kadar yakınına, yani bir hayli açığına oturdum. Bu hanımlar, kendileri gibi kayıkla İstanbul’dan gelmiş olan ve çayırların yazlık yeşil halısının üstünde oturan bir grup Yahudi kadınına atıp tutuyorlardı. Bir kere bunların yüzleri fena halde açıktı, öyle ki kaşlarından ta üst dudaklarına kadar (ama bu sonuncusu hariç) görülebiliyordu. Üstelik bu kâfirler rakı, hatta belki de şarap bile içiyorlardı. Şişman bir «kokona» «yakışır mı bu?» diyordu. «Şerefli bir kadına yaraşan nedir? Bir fincan kahve, bir lüle tütün, «et voilâ tout» bunu bizim hanımlara ibret olsun diye yazıyorum.

İstanbul’da iki şey en mütekâmil şeklini bulmuş, bunlardan biri sana evvelce tarif etmiş olduğum kayık, öteki de çubuk. Sf. 109

Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in , , , , ,

Yorum bırakın